Uluslararası toplumun diplomatik çözüm arayışlarına rağmen ABD/İsrail ittifakı ile
İran arasındaki askeri gerilim, geniş çaplı bir bölgesel savaşa dönüşmüş durumda. 28 Şubat sabahı başlatılan ve "önleyici operasyon" olarak nitelendirilen saldırıların üzerinden geçen altı gün sonunda, hayatını kaybedenlerin sayısının 1230’a yükseldiği bildirildi. Çatışmaların coğrafi kapsamı genişlerken, insani krizin boyutları dünya kamuoyunda derin endişe yaratıyor.
Koordineli Operasyon: Stratejik Kentler Ateş Hattında
İsrail Savunma Bakanlığı ve
ABD yönetimi tarafından eş zamanlı olarak başlatılan askeri harekat, İran’ın derinliklerindeki stratejik merkezleri hedef alıyor. Başkent Tahran başta olmak üzere; İsfahan, Kerec, Kum, Tebriz, Şiraz, Buşehr, Kirmanşah ve İlam gibi kritik şehirler ağır bombardıman altında kaldı. Operasyonların başlamasıyla birlikte her iki ülke de hava sahalarını sivil uçuşlara kapatırken,
İsrail yönetimi ülke genelinde "olağanüstü hal" ilan etti. Tel Aviv ve diğer büyük kentlerde siren sesleri eşliğinde halkın sığınaklara tahliyesi devam ediyor.
İran’ın Karşı Hamlesi: Bölgesel Üsler Hedef Alındı
İran Silahlı Kuvvetleri, saldırılara karşılık olarak İsrail topraklarına yönelik balistik füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) geniş çaplı bir misilleme başlattığını duyurdu. Tahran yönetimi, operasyonlarını yalnızca İsrail ile sınırlı tutmayarak; Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve Ürdün’de bulunan ABD askeri tesislerini de hedef aldığını resmen açıkladı. Özellikle Bahreyn’de konuşlu ABD Deniz Kuvvetleri üssünün doğrudan isabet aldığına dair raporlar, çatışmanın bölgesel bir boyuta ulaştığını teyit ediyor.
İnsani Kayıplar ve Artan Belirsizlik
Saldırıların altıncı gününde teyit edilen 1230 can kaybı, sahadaki çatışmaların şiddetini gözler önüne seriyor. Askeri kaynaklar ve insani yardım kuruluşları, hava saldırılarının sivil yerleşim yerlerine yakın stratejik noktalarda yoğunlaşması nedeniyle ölü sayısının hızla artabileceği uyarısında bulunuyor. Küresel piyasalar ve enerji hatları bu istikrarsızlıktan doğrudan etkilenirken, tarafların geri adım atmaması savaşın daha geniş bir zamana ve coğrafyaya yayılma riskini körüklüyor.