Fazla Kilo, Bel Fıstığı Riskini Katlıyor

Bel ağrısının, bel fıtığının en önemli belirtisi olduğuna dikkat çeken uzmanlar, herhangi bir şeyin alınması durumlarında uzanmak yerine yaklaşarak alınması gerektiğini söylediler.

Fazla Kilo, Bel Fıstığı Riskini Katlıyor
Editör: Haberra
22 Haziran 2017 - 11:38

Bel ağrısının, bel fıtığının en önemli belirtisi olduğuna dikkat çeken uzmanlar, herhangi bir şeyin alınması durumlarında uzanmak yerine yaklaşarak alınması gerektiğini söylediler. 

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ali Erdem Yıldırım, "Bel fıtığı rahatsızlığına yakalanmada en riskli kesim ağır yük kaldıranlar, omurgada zorlama yaşayanlar, fiziki çalışma şartları ağır olanlar ve fazla kilolu insanlardır. Ayrıca ev hanımları, ağır işlerde çalışanlar ve uzun yol şoförleri de risk grubuna girmektedir." dedi.

Doç. Dr. Ali Erdem Yıldırım, "Omurga diski, örgü şeklinde dayanıklı dış tabakadan ve jöle kıvamında bir merkezden oluşmaktadır. Disk merkezi, yaşlandıkça su içeriğini kaybettiğinden dolayı diskin yastıklama görevi zayıflar. Diskte meydana gelen bozulmalar, dış tabakada yırtıklara neden olur. Bu yırtıklar, disk rüptürü olarak adlandırılır. Bu yırtıklardan dışarı sızan iç kısımdaki jölemsi yapı ise fıtığı oluşturur. Buna da disk herniasyonu ismi verilir. Bel fıtığı, kendisini bel ağrısı ile belli eder. Fıtığın meydana geldiği lumbal disk ise omurilikteki sinirlere baskı yaptığı takdirde uyuşukluk, ağrı, güçsüzlük ve elektriklenmelere neden olabilir." ifadelerine yer verdi. 

Kalıcı Nörolojik Hasarlara Yol Açabilir

Siyatik olarak bilinen bu durumun, nadirde olsa sırtta ağrılara ve uyuşmalara neden olduğunu belirten Doç. Dr. Yıldırım, "Bel fıtığında bazı belirtiler ve bulgular, acil müdahaleyi zorunlu kılabilir. İdrar tutamama, idrara çıkamama, ayak bileğinde ve parmaklarında aniden güç kaybı yaşama tetkik ve tedaviye acilen başlanmasını gerektirebilir. Tedavide gecikme olması durumunda ise kalıcı nörolojik hasarlar olabilir." şeklinde konuştu. 

Bel fıtığı teşhisi konulurken hastanın hikayesinin dinlendikten sonra iyi bir fizik tedavi yapılması gerektiğine dikkat çeken Doç. Dr. Yıldırım, "Hastanın muayenesi yapıldıktan sonra gerekli tetkiklerin mutlaka yapılması gerekir. Bel fıtığı teşhisinde en iyi görüntüleme tekniği MR'dır. Belde bulunan omur kemiklerinin yapısını veya kemikleşmiş fıtıkları teşhis etmek için röntgen veya bilgisayarlı tomografi tercih edilebilir. Hastada nörolojik hasar şüphesi varsa EMG testi ve sinir ölçümü yapılmalıdır. Bel fıtığına uygulanacak tedavi seçenekleri üç başlık altında toplanabilir. Konservatif tedavi; steroid olmayan antiinflamatuar ilaçlarla uygulanan tedavi, ağrı kesici, kas gevşeticiler ve hafif doz kontrollü steroid tedavileri ve fizik tedavidir." dedi.

Bel Fıtığından Korunmanın Yolları

Bel fıtığından korunmanın en iyi yöntemlerinden birinin ağır bir şey kaldırırken eğilerek değil de diz kırarak kaldırmak olduğunu belirten Doç. Dr. Yıldırım, "Bir şey alırken uzanarak değil, yaklaşarak alınmalıdır. Ağır yükleri kaldırırken ani olarak davranılmamalı ve dikkatli olunmalıdır. Ağır şeyler taşınırken vücuda yakın tutulmalı, yatarken önce oturulmalı ve sonra yatılmalı, kalkarken de aynı pozisyonda kalkılmalıdır. Kilolu olanlar zayıflamalı, dik pozisyonda oturulmalı ve belin arka tarafı küçük bir yastıkla desteklenmelidir." dedi.

Bilinçsiz Spordan Kaçınılmalı

Doç. Dr. Yıldırım, "Uzun süren seyahat edenler ve masa başında çalışanlar, ara sıra gezinmeli, düzenli egzersizler yapılarak sigara kullanımından kaçınılmalı, topuklu ayakkabı giyilmemeli, ve fırsat buldukça yüzülmelidir. Bilinçsiz şekilde yapılan sporlarda bel fıtığının nedenlerinden biri olduğu için bilinçsiz spor yapmaktan kaçınılmalıdır. Bele sülük konulması, belin çizdirilmesi ve yaktırılması, belin çektirilmesi, bele uygulanan yanlış uygulamalar olduğu için iltihaplanma ve felç riski vardır. 

Tek taraflı ve seviyeli disk cerrahisi uygulanan hastalar, korse kullanmaya gereksinim duymadan ertesi gün ayağa kalkabilirler. İki taraflı ve çok seviyeli cerrahi müdahalelerde ise 6 haftaya kadar yarı sert korse kullanılabilir. İlk 6 haftalık süreçte ani hareketlerden kesinlikle kaçınılmalıdır. Belden eğilmemeli, dönme hareketleri yapılmamalı ve ağır kaldırılmamalıdır. Üç hafta sonrada bel egzersizlerine ve düz yol yürüyüşlerine başlanabilir." şeklinde konuştu.  

YORUMLAR

  • 0 Yorum