Fransız kozmetik devi L'Oréal çatısı altında faaliyet gösteren ve Türkiye’de geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşan
CeraVe markası, ciddi hukuki iddialarla gündemde. ABD’deki tüketiciler, markanın özellikle akne tedavisine yönelik ürünlerinin kendilerini kanserle ilişkilendirilen tehlikeli “benzen” maddesine maruz bıraktığını öne sürerek peş peşe davalar açtı.
L’Oréal Bünyesindeki Marka Yasal Süreçte
Fransız kozmetik devi
L’Oréal çatısı altında faaliyet gösteren CeraVe, geniş kullanıcı kitlesiyle dikkat çekiyor. Ancak ABD’deki tüketiciler, markanın bazı ürünlerinin kendilerini zararlı kimyasallara maruz bıraktığını öne sürerek yargıya başvurdu. Açılan davalarda, söz konusu ürünlerin kanser riski taşıdığı iddia ediliyor.
Gündemdeki Madde: Benzoil Peroksit
Tartışmaların merkezinde, akne tedavisinde yaygın olarak kullanılan benzoil peroksit yer alıyor. İddialara göre bu bileşen, belirli koşullarda parçalanarak kanserojen olarak bilinen benzen gazını oluşturabiliyor. Özellikle yüksek sıcaklıklarda bu dönüşümün gerçekleşme ihtimali üzerinde duruluyor.
Bağımsız Laboratuvar Raporu Süreci Başlattı
Süreç, Mart 2024’te bağımsız test laboratuvarı Valisure tarafından yayımlanan bir raporla hız kazandı. Raporda, benzoil peroksit içeren bazı ürünlerin yalnızca sıcak ortamlarda değil, insan vücut sıcaklığı seviyelerinde bile benzen üretebileceği ifade edildi. İncelemelerde, bazı akne temizleyici ürünlerde 37 ila 70 derece arasında bu riskin ortaya çıkabildiği belirtildi.
Davalar New York’ta Toplandı
Farklı eyaletlerde açılan davalar kısa sürede büyüyerek toplu dava sürecine dönüştü. Hawaii, Louisiana, Missouri, Illinois ve New York’ta açılan davaların tek merkezde toplanması talebi ilk etapta reddedildi. Ancak daha sonra alınan kararla tüm dosyalar, Mayıs 2025 itibarıyla New York Güney Bölgesi Mahkemesi’nde birleştirildi.
Henüz Kesinleşmiş Bir Karar Yok
Haziran 2026 itibarıyla davalarla ilgili kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmuyor. Uzmanlar, sürecin devam ettiğini ve şu aşamada markalar için hukuki bir suçluluğun kesinleşmediğini vurguluyor. Öte yandan sosyal medyada artan tartışmalar, kozmetik ürün içeriklerine yönelik şeffaflık taleplerini de beraberinde getiriyor.