TÜBİTAK Görüntüleri Kare Kare İnceliyor: Havada Bir Patlama mı Oldu?
Kazanın oluş şekline dair en somut kanıtlar ise milli teknoloji üssümüz TÜBİTAK’ın elinde. Çevredeki güvenlik kameraları ve kaza anına ilişkin elde edilen tüm dijital kayıtlar uzmanlar tarafından mercek altına alındı.
Dijital İyileştirme: Görüntülerdeki pikseller iyileştirilerek uçağın düşüş açısı ve hızı hesaplanıyor.
Dış Müdahale İzleri: Havada herhangi bir patlama, parça kopması veya elektromanyetik bir müdahale olup olmadığı, görüntüler üzerindeki dijital analiz teknikleriyle raporlanacak.
Mürettebatın İstihbarat Sorgusu: O İsim Dikkat Çekti
Soruşturmanın en çarpıcı noktalarından biri ise uçak mürettebatıydı. Aralarında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) vatandaşının da bulunduğu mürettebat, Ankara’da çok yönlü bir istihbari sorgudan geçirildi. Yapılan derin araştırmalarda, mürettebatın herhangi bir terör örgütü veya yabancı istihbarat servisiyle bağlantısına dair şu ana kadar somut bir kanıta rastlanmadığı öğrenildi. Ancak Başsavcılık, "personel ihmali" ihtimalini masada tutmaya devam ediyor.
Libya’dan 'Bakım ve Personel' Dosyası İstendi
Diplomasi trafiği de hız kesmiyor. Ankara, Libya makamlarına resmi bir yazı yazarak şu hayati bilgileri talep etti:
Uçağın kiralandığı şirketin tüm geçmişi ve kiralama prosedürleri.
Uçağın son yıllardaki periyodik bakımları ve parça değişim kayıtları.
Uçağa son dokunan teknik personelin tam listesi.
DNA Tespitleri Tamamlandı
Hüzünlü süreçte bir aşama daha geçildi. Kazada hayatını kaybeden Al Haddad ve beraberindeki askeri heyetin kimliklendirme işlemleri, alınan biyolojik numuneler üzerinden yapılan DNA profillemesiyle resmen tamamlandı.
Facia Nasıl Olmuştu? 23 Aralık 2025 tarihinde Libya askeri heyetini Ankara’ya taşıyan özel jet, Haymana yakınlarında irtifa kaybederek yere çakılmış; kazada Libya Genelkurmay Başkanı dahil toplam 8 kişi hayatını kaybetmişti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 1 başsavcıvekili ve 4 savcıyla bu dosyayı Türkiye’nin en öncelikli soruşturmalarından biri haline getirdi.








