ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilim 31. gününe girerken, bölgedeki askeri ve diplomatik tıkanıklık tehlikeli bir boyuta ulaştı. Başkan Donald Trump, İran yönetimiyle kısa süre içinde anlaşma sağlanamazsa ülkenin kritik enerji ve lojistik altyapısının hedef alınacağını açıkladı. İran cephesinde ise askeri kapasite ve özgüven vurgusu devam ederken, Washington’a iletilen çözüm teklifleri Tahran tarafından sert bir dille reddedildi.
İran’a Misilleme Uyarısı: Tüm Kritik Tesisler Hedefte
Başkan Trump, sosyal medya ve resmi kanallar aracılığıyla yaptığı açıklamada, bir anlaşma zemini oluşmaması durumunda saldırıların kapsamının genişletileceğini vurguladı. Trump, İran’ın tüm elektrik üretim tesislerinin, petrol kuyularının, Hark Adası’ndaki sevkiyat terminallerinin ve su arıtma tesislerinin hedef listesinde olduğunu belirtti.
Söz konusu askeri operasyon hazırlığını, "İran rejiminin son 47 yıllık süreçte hayatını kaybeden ABD askerleri için bir misilleme" olarak nitelendiren Trump, mevcut askeri harekatı sonlandırmak adına "daha makul bir yönetimle" müzakerelere açık olduklarını ifade etti.
İran’dan Gövde Gösterisi: Şahid-136 İHA’larla Stratejik Hedef Vurgusu
Trump’ın imha tehditlerine karşın, İran basınında askeri envanterin operasyonel başarılarına vurgu yapılıyor. Press TV tarafından paylaşılan görsellerde, İran yapımı Şahid-136 tipi kamikaze insansız hava araçlarının (İHA), imha ettiği iddia edilen stratejik hedeflerin logolarıyla sergilendiği görülüyor. Hedef alınan unsurlar arasında; E-3 Sentry AWACS erken uyarı uçakları, THAAD füze savunma sistemine bağlı radarlar ve Patriot hava savunma bataryalarının bulunduğu iddia ediliyor.
Tahran’dan Washington’ın 15 Maddelik Teklifine Ret
Diplomatik kanallarda ise gerilim, ABD’nin sunduğu taslak metin üzerinden tırmanıyor. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Tahran’da düzenlediği basın toplantısında ABD’nin tutarsız bir diplomasi yürüttüğünü savundu.
Washington tarafından iletilen 15 maddelik çözüm teklifine değinen Bekayi, söz konusu önerilerin "çok iddialı, gerçekçi olmayan ve mantıksız talepler" içerdiğini belirterek, mevcut şartlar altında bir uzlaşmanın güç olduğuna işaret etti. Bölgedeki askeri hareketlilik ve diplomatik tıkanıklık, küresel piyasalar ve güvenlik koridorları tarafından endişeyle takip edilmeye devam ediyor.









