CHP içindeki fikir ayrılıkları ve yönetimsel rekabet, 21 Mayıs’ta alınan "Mutlak Butlan" kararının ardından ivme kazandı. Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasındaki görüş ayrılıkları, ilk olarak grup toplantısı düzenleme usulleri üzerinden gün yüzüne çıkmış, ardından TBMM yerleşkesinde yaşanan arbedeyle tırmanmıştı.
Geçtiğimiz hafta Özgür Özel’in TBMM Genel Kurulu’nda hitap ettiği esnada, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Merkezi’nde gerçekleştirdiği sert açıklamalar gerilimi derinleştirdi. Bu hafta parti grubunun toplanmaması tansiyonu düşürme hamlesi olarak yorumlansa da, imzaların resmen sunulması kurultay tartışmalarını yeniden partinin ana gündem maddesi haline getirdi.
Kurultay İçin 839 Geçerli İmza Teslim Edildi
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ve 74 il başkanının yanı sıra, Özgür Özel liderliğindeki harekete destek veren delegeler Genel Merkez’e gelerek topladıkları imzaları dosya halinde genel sekretere ibraz etti. Olağanüstü Kurultay takviminin başlatılması amacıyla toplanan toplam imza sayısının 839 olduğu açıklandı.
İstanbul Delegelerinin İmzaları İncelemeye Alındı
Süreçte toplam 1003 delegenin irade beyanında bulunduğu belirtilse de, İstanbul delegelerine ait imzaların resmi prosedürlere uygunluğu konusundaki tereddütler nedeniyle bu imzalar ana dosyadan ayrıldı. İrade beyanlarında usulsüzlük iddiası ya da hukuki eksiklik tespiti nedeniyle İstanbul delegelerinin imzaları dışarıda tutularak, geçerli imza sayısı 839 olarak kayda geçirildi.
Kılıçdaroğlu Kanadı Yargıtay Kararını Bekliyor
İmzaların teslim edilmesinin ardından gözler Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin atacağı adımlara çevrildi. Kılıçdaroğlu kanadının, Yargıtay’ın ilgili kararı henüz kesinleştirmemiş olmasını gerekçe göstererek mevcut şartlarda olağanüstü kurultaya gidilmesine mesafeli yaklaştığı belirtiliyor. Hukuki süreç tamamlanmadan kurultay organizasyonunun mevzuata aykırı olacağı savunuluyor.
Siyasi Yol Haritasında Kritik Eşik: 20 Temmuz
Genel Merkez yönetiminin imza sunumu karşısında kısa vadede kurultay kararı alması beklenmezken, Özgür Özel ve ekibinin konuyu yargıya taşımaya hazırlandığı ifade ediliyor. Bu doğrultuda, adli tatilin başlayacağı 20 Temmuz tarihi parti içi dengeler açısından dönüm noktası olarak görülüyor.
Yargıtay’ın bu tarihe kadar kararını kesinleştirmemesi durumunda tarafların yollarını tamamen ayırabileceği belirtiliyor. Kulislerde, Özgür Özel ve ekibinin mevcut parti çatısı altında siyasi mücadelesini sürdürmeyi öncelikli gördüğü, ancak hukuki tıkanıklık yaşanması halinde B planı olarak yeni bir parti kuruluşunun da masada olduğu konuşuluyor.






