Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne yönelik yürütülen davada yargı süreci devam ederken, 24’ü tutuklu toplam 200 sanığın yargılandığı dosyada 16’ncı duruşma tamamlandı. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada sanık savunmaları dinlenirken, taraflar suçlamalara ilişkin görüşlerini mahkemeye aktardı. Soruşturmanın seyrine göre davaya ilişkin yeni gelişmelerin önümüzdeki süreçte de gündemde olması bekleniyor.
Sanıklardan Suçlamalara Karşı “Somut Delil Yok” Savunması
Tutuksuz sanıklardan İsmail Yalçın, 2019 yılından bu yana Beşiktaş Belediyesi bünyesinde Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü olarak görev yaptığını söyledi.
Hakkındaki suçlamaların somut delillere dayanmadığını öne süren Yalçın, herhangi bir firma ile tanışıklığı, ticari ya da kişisel bağlantısı bulunmadığını savundu. Banka hesaplarında artış olmadığını belirten Yalçın, ihale süreçlerinde karar verici bir pozisyonda yer almadığını ve yalnızca sisteme yüklenen evrakların kontrolünü yaptığını ifade etti.
“Baskı Altında İfade Verdim” İddiası
Sanıklardan Uğur Uçak ise, Rıza Akpolat’ın şoförlüğünü yaptığını belirterek savunma yaptı.
Ast-üst ilişkisi nedeniyle görevlerini yerine getirdiğini söyleyen Uçak, avukat baskısı altında ilk ifadesini verdiğini ve o süreçte bazı bilgileri anlatamadığını öne sürdü. Maddi olarak mağdur edildiğini savunan Uçak, maaşını uzun süre alamadığını ve bu nedenle zor durumda kaldığını ifade etti.
İhale Süreçlerine İlişkin İddialar
Tutuksuz sanık Zafer Ozan Ay, iddianamede yer alan bazı suçlamaların kurgusal olduğunu ileri sürdü.
İhale birimi personelinin yaklaşık maliyet bilgisine sahip olmasının ihale sonucunu doğrudan etkilemediğini savunan Ay, göreve devam ettiği süre boyunca herhangi bir görgü tanıklığı ya da şüpheli durum fark etmediğini söyledi. Mal varlığında artış olmadığını, aksine avukatlık masrafları nedeniyle aracını satmak zorunda kaldığını belirtti.
Akpolat’ın Eşinden Mal Varlığı Savunması
Yeşim Akpolat, iddianamede konu edilen taşınmazın kardeşinin eşi olan sanığa ait olduğunu savunarak, suçlamaları reddetti.
Eşinin mal varlığını akladığı yönündeki iddiaları kabul etmesinin mümkün olmadığını söyleyen Akpolat, aile bağlarının suç unsuru olarak gösterilmesine anlam veremediğini ifade etti. Söz konusu taşınmazın evlilik öncesinde alındığını belirten Akpolat, herhangi bir aklama sistemi bulunmadığını savundu.
Savcılıktan Adli Kontrol Tedbirlerine İlişkin Talep
Duruşmada cumhuriyet savcısı, adli kontrol tedbirleri kapsamında yurt dışına çıkış yasağı ve ev hapsi uygulanan sanıkların bu tedbirlerinin devamını istedi. “İmza atma” şeklindeki bazı adli kontrollerin kaldırılmasını talep eden savcı, sanıkların mal varlıkları üzerindeki bloke ve tedbirlerin de kaldırılmasını önerdi.
Tutuklu bulunan 24 sanığın mevcut tutukluluk hallerinin sürdürülmesi yönünde görüş bildirilirken, duruşmanın savunmaların tamamlanması amacıyla ertelendiği öğrenildi.








