Merkez Bankalarından Altına Destek: Fiyatları Yeniden Yükselişe Geçer mi?

TAKİP ET

Merkez bankalarının altın alımları temmuz ayında da sürdü. Dünya Altın Konseyi verilerine göre, merkez bankaları geçen ay rezervlerine net 23 ton altın ekledi. Jeopolitik riskler ve enflasyon endişeleri altına olan talebi desteklerken, ons altın 4 bin 429 dolar, gram altın ise 6 bin 894 TL seviyesinde işlem gördü.

Altın piyasasında merkez bankalarının rezerv stratejileri, jeopolitik gerilimler ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikasına ilişkin beklentiler fiyatların seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor. Dünya Altın Konseyi'nin (WGC) son verileri, merkez bankalarının temmuz ayında rezervlerine net 23 ton altın eklediğini ortaya koydu. Resmi kurumların devam eden alımları, küresel risklere karşı altının güvenli liman özelliğinin önemini koruduğunu gösteriyor.

Piyasalarda hafta boyunca dalgalı bir görünüm yaşanırken, değerli metalin fiyatı da yatırımcıların odağında kaldı. Ons altın 4 bin 429 dolar seviyesinde işlem görürken, yurt içi piyasalarda gram altın 6 bin 894 TL civarında fiyatlandı.

Altın Rezervlerine Talep Devam Ediyor

Merkez bankalarının altın biriktirme eğilimi küresel piyasalarda yakından takip ediliyor. Ekonomik belirsizlikler, yüksek enflasyon riski ve jeopolitik gelişmeler, ülkelerin döviz rezervlerini çeşitlendirme stratejilerinde altının ağırlığını artırmasına neden oluyor.

WGC tarafından açıklanan verilere göre merkez bankaları temmuz ayında toplam 23 ton net altın alımı yaptı. Böylece 2026'nın ilk yedi ayında resmi olarak bildirilen net alım miktarı yaklaşık 130 tona yükseldi. Geçen yılın aynı döneminde ise merkez bankalarının bildirdiği alım yaklaşık 160 ton seviyesindeydi.

Temmuz ayında en fazla altın alan ülke Çin oldu. Çin Merkez Bankası'nın 20 tonluk alımıyla birlikte ülkenin altın rezervlerine yönelik alım serisi 21'inci aya taşındı. Çin'in 2026 başından bu yana yaptığı toplam alım 60 tona ulaşırken, resmi rezervler 2 bin 366 ton seviyesine çıktı.

Polonya da merkez bankaları arasında güçlü alımlarıyla öne çıktı. Temmuz ayında 8 ton altın alan ülkenin yılın ilk yedi ayındaki toplam alımı 90 tona ulaştı. Rusya'nın aynı dönemde 6 ton altın aldığı görülürken, Türkiye'nin rezervlerinden 1 tonluk satış yaptığı kaydedildi.

Merkez bankalarının ikinci çeyrekteki net altın talebi ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 62 artışla 289 tona çıktı. Böylece ikinci çeyrek bazında güçlü bir talep tablosu ortaya çıktı.

Fed Kararları Altın Fiyatlarında Belirleyici Oluyor

Altın fiyatlarının yönünde merkez bankalarının alımlarının yanı sıra ABD'deki para politikası beklentileri de önemli rol oynuyor. Özellikle ABD tahvil faizleri ve dolar endeksindeki hareketler, yatırımcıların altına yönelik talebini doğrudan etkiliyor.

Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller'ın açıklamalarının ardından ABD tahvil faizleri ve doların gerilemesi, haftanın ortasında altın fiyatlarına destek sağladı. Ancak haftanın son bölümünde açıklanan güçlü istihdam rakamları, Fed'in faiz politikasına yönelik beklentilerin yeniden değişmesine yol açtı.

ABD'de ağustos ayında tarım dışı istihdam 162 bin kişi arttı. Piyasanın 56 bin kişilik artış beklentisinin oldukça üzerinde gelen veri, Fed'in faiz artırabileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi. İşsizlik oranı yüzde 4,1 seviyesinde sabit kalırken, haziran ve temmuz aylarına ilişkin istihdam rakamları da toplam 55 bin kişi yukarı yönlü revize edildi.

Verinin ardından Fed'in eylül toplantısında faiz artırma ihtimalinin yüzde 65'e kadar yükseldiği görüldü. Dolar endeksi son işlem gününde toparlanmasına karşın haftalık bazda yüzde 0,5 düşüşle 99,2 seviyesine geriledi.

Orta Doğu Gerilimi Emtia Piyasalarını Hareketlendirdi

ABD ile İran arasında yeniden yükselen askeri tansiyon, emtia piyasalarında fiyatlamaları etkileyen başlıca gelişmelerden biri oldu. Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen enerji sevkiyatlarının sekteye uğrayabileceği endişesi, petrol fiyatlarında yukarı yönlü hareketi beraberinde getirdi.

Bölgede petrol arzında henüz kalıcı ve büyük çaplı bir kesinti yaşanmasa da çatışmaların yeniden yoğunlaşması, fiyatlara ek jeopolitik risk primi olarak yansıdı. Brent petrol haftalık bazda yüzde 7,2 değer kazandı.

ABD'deki ticari ham petrol stokları da 4,5 milyon varil azalarak 424,5 milyon varile indi. Benzin stokları 1,2 milyon varil düşerken, rafinerilerin kapasite kullanım oranı yüzde 98'e yükseldi. Bu oran, Ağustos 2018'den bu yana görülen en yüksek seviye olarak kayıtlara geçti.

Enerji maliyetlerindeki yükselişin küresel enflasyonu yeniden yukarı çekebileceği endişesi ise tahvil piyasalarında satış baskısını artırdı.

Değerli Metallerde Haftalık Performans

Altın, temmuz ayını ons başına 4 bin 27 dolar seviyesinde yatay bir seyirle tamamladı. Aynı dönemde küresel altın fonlarına yaklaşık 3 milyar dolarlık giriş gerçekleşmesi, yatırımcıların değerli metale yönelik ilgisinin sürdüğünü gösterdi.

Haftalık fiyatlamalarda değerli metaller birbirinden farklı performans sergiledi. Platin yüzde 0,1 yükselirken paladyum yüzde 1,9, gümüş ise yüzde 0,2 geriledi.

Altın piyasasında ise haftalık hareket yüzde 0,4 olarak gerçekleşti. Önümüzdeki dönemde Fed'in faiz politikasına ilişkin açıklamalar, ABD ekonomik verileri ve küresel jeopolitik gelişmelerin altının yönü açısından belirleyici olması bekleniyor.

Baz Metallerde Arz Sıkışıklığı Öne Çıktı

Baz metal piyasasında dolar endeksindeki gerileme ve arz tarafında yaşanan gelişmeler fiyatları destekledi.

Çinkoda Londra Metal Borsası depolarındaki stokların azalması ve fiziki piyasada yaşanan sıkışıklık öne çıktı. Üç ay vadeli çinko fiyatı ton başına 3 bin 990 dolara ulaşarak yaklaşık dört yılın en yüksek seviyesini gördü. Küresel çinko madeni üretiminin yılın ilk yarısında yüzde 2,6 düşmesi de fiyatları destekledi.

Bakır piyasasında ABD'nin temmuz ayındaki rafine bakır ithalatının rekor seviyeye çıkması dikkat çekti. Şanghay Vadeli İşlemler Borsası'ndaki bakır stoklarının da bir haftada yüzde 13 gerileyerek 63 bin tona düşmesi fiyatlar üzerinde etkili oldu.

Alüminyumda kısa vadeli teslimat fiyatlarının vadeli fiyatların üzerine çıkması, fiziki piyasadaki arz sıkışıklığının göstergesi olarak değerlendirildi. Kurşunda ise yüksek stoklar ile 8 bin 450 tonluk çekme talimatının etkileri birbirini dengeledi.

Petrol Ve Doğal Gazda Risk Primi Yükseldi

Enerji grubunda jeopolitik risklerin yanı sıra stok verileri de fiyatların yönünü belirledi. Brent petrolün yanında doğal gaz fiyatlarında da haftalık yükseliş yaşandı.

Avrupa'da gösterge doğal gaz fiyatı megavatsaat başına 75 avronun üzerine çıkarak 2023'ün başından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. ABD'de ise sıcak hava beklentileri ve LNG tesislerine yönelen gaz miktarındaki artış doğal gaz fiyatlarını destekledi.

ABD'nin doğal gaz stokları 3 trilyon 214 milyar fit küp seviyesine ulaşırken, bu miktarın beş yıllık ortalamanın yüzde 4,8 üzerinde olduğu görüldü.

Tarım Ürünlerinde Fiyatlar Ayrıştı

Tarım emtialarında haftalık performanslar farklı yönlerde gerçekleşti. Soya fasulyesinde Çin'in ABD'den yaptığı alımların yanı sıra üretim bölgelerinde beklenen sıcak ve kurak hava koşulları fiyatları yukarı taşıdı.

ABD Tarım Bakanlığı'nın verilerine göre Çin'e 192 bin ton, miktarı 250 bin 600 tona ulaşan başka bir satış ise kimliği açıklanmayan alıcılara gerçekleştirildi.

Mısır fiyatlarında ABD'deki verim beklentilerinin zayıflaması ve Karadeniz ticaretine yönelik riskler etkili olurken, buğdayda savaşın sona ermesine yönelik diplomatik temaslar satış baskısı oluşturdu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ukrayna'daki savaşı sona erdirecek bir anlaşmanın mümkün olduğuna yönelik açıklamaları ve ABD'li müzakerecilerin Moskova ile Kiev'i ziyaret edeceğine ilişkin beklentiler, Karadeniz üzerinden tahıl ticaretinin yeniden normalleşebileceği düşüncesini güçlendirdi.

Chicago Ticaret Borsası'nda haftalık bazda soya fasulyesi yüzde 1,8, mısır yüzde 0,5 yükseldi. Buğday yüzde 5,6 değer kaybederken pirincin fiyatı yüzde 2,2 arttı.

Şeker Yükseldi, Kakao Ve Kahve Geriledi

Yumuşak emtia piyasalarında ise satış ağırlıklı bir görünüm oluştu. Şeker, Brezilya'daki üretim düşüşü ve küresel arz açığı beklentileri nedeniyle haftayı yükselişle tamamladı.

Brezilya'nın orta-güney bölgesindeki şeker üretimi ağustos ayının ilk yarısında yıllık bazda yüzde 7,9 azaldı. Uluslararası Şeker Örgütü'nün 2026-2027 sezonu için küresel ölçekte 200 bin tonluk arz açığı beklemesi de fiyatları destekledi.

Kakao piyasasında Fildişi Sahili'nden limanlara ulaşan ürün miktarının artması ve Intercontinental Exchange stoklarının yaklaşık iki yılın zirvesine çıkması satışları hızlandırdı.

Kahvede Brezilya'nın yeni sezonda 77,2 milyon çuval ile rekor üretim yapabileceğine yönelik beklenti ve üretim bölgelerindeki yağış tahminleri fiyatları baskıladı. Pamukta ise ABD'deki ürün koşullarındaki sınırlı iyileşme ve ihracat satışlarının iki yılın en düşük seviyesine inmesi etkili oldu.

Haftalık verilere göre şeker yüzde 3 değer kazanırken pamuk yüzde 5,2, kahve yüzde 4,7 ve kakao yüzde 7 geriledi.

Altının Yönünde Kritik Veriler İzlenecek

Merkez bankalarının rezervlerini altınla çeşitlendirmeye devam etmesi, jeopolitik risklerin canlılığını koruması ve enflasyon endişelerinin sürmesi, sarı metal açısından destekleyici unsurlar arasında yer alıyor.

Öte yandan Fed'in faiz politikası ve ABD tahvil faizlerindeki hareketlilik, altının önündeki en önemli kısa vadeli riskler arasında bulunuyor. Bu nedenle piyasalarda yeni haftada özellikle ABD'den gelecek ekonomik veriler, Fed üyelerinin açıklamaları ve Orta Doğu'daki gelişmeler yakından takip edilecek.

Altın Fiyatları Merkez Bankaları