Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın detaylarını paylaştığı yeni Orta Vadeli Program (OVP), bölgede tırmanan jeopolitik gerilimlerin Türkiye ekonomisi üzerindeki doğrudan yükünü ortaya koydu. Çatışma ortamının yarattığı arz tedarik sorunları nedeniyle enflasyonda beklenen hızlı gerilemenin frenlendiğini vurgulayan Yılmaz, savaş faktörünün fiyatlar genel düzeyine ek 7 puanlık bir yük getirdiğini belirtti.
Maliyetlerdeki bu artışla paralel olarak yıllık enerji ithalatı faturası beklentisi de 63 milyar dolardan 71 milyar dolara revize edildi.
Jeopolitik Baskı Fiyat Artışlarını Tetikledi
Dezenflasyon sürecinde katedilen mesafeye dikkat çeken Yılmaz, Mayıs 2024’te yüzde 75,5 ile zirveyi gören enflasyonun uygulanan sıkı politikalarla iniş trendine girdiğini hatırlattı. Buna karşın sıcak çatışmaların getirdiği küresel tedarik aksamalarının süreci zorlaştırdığını belirten Yılmaz, Merkez Bankası etki analizlerine dayanarak savaşın enflasyona toplam dolaylı ve doğrudan etkisinin 7 puan seviyesinde hesaplandığını kaydetti.
Revize Edilen Yıl Sonu Enflasyon Yol Haritası
Ekonomik hedeflerin güncellendiği yeni OVP tablosuna göre enflasyon patikası şu şekilde sıralandı:
2026 Yıl Sonu Tahmini: Yüzde 28,4
2027 Hedefi: Yüzde 21,0
2028 Hedefi: Yüzde 13,5
2029 Hedefi: Yüzde 9,0 (Tek haneli seviye)
Büyüme İvmesi Yavaşladı, Kişi Başı Gelirde Yeni Eşik
Maliyet artışları ve jeopolitik belirsizlikler büyüme beklentilerini de etkiledi. 2026 yılı için ekonomik büyüme öngörüsü yüzde 3,3 seviyesine çekilirken; takip eden yıllarda sırasıyla yüzde 4,2 (2027), yüzde 4,6 (2028) ve yüzde 5,0 (2029) oranında genişleme hedeflendi.
Gelişmelere rağmen orta vadeli projeksiyonlarda toplam milli gelirin 2026 sonunda ilk kez 1,8 trilyon dolar sınırını aşması, kişi başına düşen gelirin ise 20 bin dolar threshold'unu geçmesi bekleniyor. Program süresince piyasaya 2,1 milyon yeni istihdam kazandırılması ve dönemin nihayetinde toplam milli gelirin 2,2 trilyon doların üzerine taşınması planlanıyor.









