Samsun Üniversitesi (SAMÜ) tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, Türkiye’nin Dolu haritasını ve risk takvimini gün yüzüne çıkardı. 2001-2023 yıllarını kapsayan verilerin analiz edildiği çalışma, özellikle bahar ve yaz başlangıcında riskin katlandığını gösteriyor.
İşte Türkiye’nin dolu klimatolojisine dair öne çıkan çarpıcı detaylar:
En Riskli Saat Dilimi: 14.00 - 16.00
Araştırma sonuçlarına göre dolu yağışları gün içinde rastgele gerçekleşmiyor. Atmosferdeki enerji birikiminin zirveye ulaştığı öğleden sonra saatleri en riskli dönem olarak belirlendi:- Zirve Saatler: Dolu olayları en sık 14.00 ile 19.00 arasında görülürken, en yüksek yoğunluk 14.00-16.00 saat diliminde yaşanıyor.
- Gece Riski Düşük: Sabah saatlerinde artmaya başlayan risk, akşam saatlerinden itibaren etkisini kaybediyor.
Bölgesel Dağılım: İç Anadolu ve Akdeniz İlk Sırada
Türkiye’nin 81 ilinde de görülebilen dolu yağışı, bazı bölgelerde coğrafi ve atmosferik nedenlerle daha yoğun yaşanıyor:- En Çok Yağış Alan Bölgeler: İç Anadolu ve Akdeniz.
- En Az Yağış Alan Bölge: Marmara Bölgesi.
- Öne Çıkan Merkezler: İstanbul çevresi, Mersin, Antalya, Kuzey İç Anadolu ve Doğu Anadolu’nun yüksek kesimleri riskli alanlar olarak saptandı.
İstanbul ve Elazığ’da 8 Santimetrelik Dev Dolu
Çalışma, dolu tanelerinin çaplarına dair çarpıcı veriler de sundu. Türkiye genelinde dolu büyüklüğü 2 ile 8 santimetre arasında değişiyor:- 8 cm (Rekor): İstanbul ve Elazığ.
- 7 cm: Çankırı ve Çanakkale. Uzmanlar, dolu çapının büyümesini doğrudan atmosferik enerji gücü ve yukarı yönlü hava akımlarının şiddetine bağlıyor.
Tarım ve Sigorta Sektörü İçin Kritik Veri
Araştırma ekibinden Arş. Gör. Yiğitalp Kara, bu bulguların ekonomik kayıpları önlemek adına stratejik öneme sahip olduğunu belirtti. Kara, elde edilen verilerin şu alanlarda kullanılacağını vurguladı:- Erken Uyarı Sistemleri: Hangi bölgelerin ne zaman korunması gerektiğine dair sayısal bir çerçeve sunuluyor.
- Sigortacılık: Poliçe kapsamları, prim hesaplamaları ve hasar risk analizleri bu verilere göre daha isabetli yapılabilecek.
- Tarımsal Yönetim: Hasat ve ekim dönemlerinde yaşanabilecek ürün kayıplarının önüne geçilmesi hedefleniyor.









