Türk Devletleri Teşkilatı (TDT), aile yapısının güçlendirilmesi ve kadınların sosyal, ekonomik ve kültürel alanlarda daha etkin rol üstlenmesi amacıyla yeni bir iş birliği mekanizması oluşturmak için harekete geçti.Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde Ankara'daki Çankaya Köşkü'nde, "Dayanışmadan Kurumsal İş Birliğine: Türk Dünyasında Aile ve Kadın" temasıyla
TDT Aile ve Kadın Konseyi 1. Yüksek Onur Kurulu Toplantısı gerçekleştirildi.Toplantıya, TDT 13. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında Türkiye'ye gelen liderlerin eşlerinin yanı sıra Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve üye ülkelerden üst düzey yetkililer katıldı.Emine Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in eşi Ziroat Mirziyoyeva, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov'un eşi Aygül Caparova ve KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın eşi Nilden Bektaş Erhürman'ı Çankaya Köşkü'nde karşıladı.
Türk Dünyasının 2040 Vizyonuna Yeni Bir Hedef Ekleniyor
Toplantının açılışında konuşan Emine Erdoğan, Türk devletlerinin ortak tarih, kültür ve medeniyet mirasıyla birbirine bağlı olduğunu belirtti.Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde bugüne kadar ekonomi, enerji, teknoloji ve kültür gibi pek çok alanda ortak çalışmalar yürütüldüğünü hatırlatan Erdoğan, aile ve kadın politikalarının da bu iş birliğinin önemli bir parçası haline getirilmek istendiğini söyledi.Türk Dünyası 2040 Vizyonu kapsamında geleceğe yönelik ortak hedefler belirlendiğini ifade eden Erdoğan, kurulması planlanan konseyin bu vizyonu toplumsal alanda genişleteceğini dile getirdi.Küreselleşmenin toplumlar üzerindeki etkilerine de değinen Emine Erdoğan, teknolojik gelişmelerin ve dijital dönüşümün farklı kültürleri birbirine yaklaştırırken yerel değerlerin korunmasını da önemli hale getirdiğini vurguladı.
Kadınların Güçlenmesi İçin Ortak Politikalar Geliştirilecek
Kadınların toplumdaki yerinin yalnızca belirli roller üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Emine Erdoğan, kadınların hem aile yaşamında hem de çalışma hayatında kendilerini gerçekleştirebilmelerinin önemine dikkat çekti.Kadınların başarılarının yalnızca mesleki konumlarıyla ölçülmesinin doğru olmadığını ifade eden Erdoğan, aile içinde üstlendikleri sorumlulukların da göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.Bununla birlikte kadınların sadece aile içindeki rolleriyle tanımlanmasının da bilim, siyaset, ekonomi ve diğer alanlardaki potansiyellerini sınırlayabileceğini kaydetti.Emine Erdoğan, güçlü kadın kavramının tek bir yaşam biçimiyle açıklanamayacağını belirterek kadınların kendi yetenekleri, tercihleri ve değerleri doğrultusunda yaşamlarını şekillendirebildikleri bir toplumsal düzenin önemini vurguladı.
Türk Tarihindeki Güçlü Kadınlar Örnek Gösterildi
Konuşmasında Türk dünyasının tarihsel birikimine de yer veren Emine Erdoğan, geçmişte kadınların siyasi, ekonomik ve toplumsal alanlarda önemli görevler üstlendiğini hatırlattı.Timurlu döneminde ilim ve kültür alanındaki çalışmalarıyla öne çıkan Gevher Şad ile Kırgız tarihinin önemli isimlerinden Kurmancan Datka'yı örnek gösteren Erdoğan, Anadolu'da kadınların oluşturduğu Bacıyan-ı Rum teşkilatına da değindi.1546 tarihli İstanbul vakıf kayıtlarında vakıfların yüzde 36'sının kadınlar tarafından kurulduğuna işaret eden Erdoğan, kadınların toplum hayatındaki etkinliğinin Türk medeniyetinde köklü bir geçmişe sahip olduğunu ifade etti.Bu tarihsel deneyimin günümüz koşullarına uyarlanarak Türk dünyasına özgü kadın politikalarının geliştirilmesinde yol gösterici olabileceğini söyledi.
Aile Kurumunu Etkileyen Sorunlara Dikkat Çekti
Emine Erdoğan, ekonomik büyüme ve teknolojik ilerlemenin toplumların gelişmişliğini değerlendirmede önemli göstergeler olduğunu ancak güçlü bir toplumsal yapının temelinde aile kurumunun bulunduğunu belirtti.Dijitalleşme, bireyselleşme, değişen sosyal ilişkiler ve doğum oranlarındaki gerilemenin aile yapısı üzerinde baskı oluşturduğunu dile getiren Erdoğan, bu sorunlara karşı kapsamlı politikalar geliştirilmesi gerektiğini söyledi.Kadınların annelik ve çalışma hayatı arasında seçim yapmak zorunda kalmadığı, aile içindeki sorumlulukların adil biçimde paylaşıldığı ve gençlerin aile kurmasının desteklendiği bir sosyal yapının oluşturulması gerektiğini vurguladı.Türkiye'de 2025 yılının "Aile Yılı", 2026-2035 döneminin ise "Aile ve Nüfus On Yılı" olarak ilan edildiğini hatırlatan Emine Erdoğan, kadınların eğitim, istihdam, girişimcilik ve teknoloji alanlarında desteklenmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti.Kadına yönelik şiddetle mücadelede sıfır tolerans ilkesinin benimsendiğini de ifade etti.
Aile ve Kadın Konseyinin İlk Resmi Toplantısı Özbekistan'da Planlanıyor
Kuruluş hazırlıkları başlatılan Aile ve Kadın Konseyinin, Türk devletleri arasında ortak sorunlara çözüm geliştirilmesini sağlayacak kalıcı bir platform olması amaçlanıyor.Emine Erdoğan, üye ülkelerin aile ve kadın politikaları konusunda önemli deneyimlere sahip olduğunu belirterek bu birikimin ortak çalışmalarla değerlendirilmesinin fayda sağlayacağını söyledi.Konseyin ilk adımlarının Ankara'daki toplantıyla atıldığını dile getiren Erdoğan, ilk resmi toplantının gelecek yıl Özbekistan'da yapılacak TDT 14. Zirvesi kapsamında, Ziroat Mirziyoyeva'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilmesini temenni etti.Toplantıda Özbekistan, Kırgızistan ve KKTC'den gelen lider eşleri de söz alarak aile ve kadın politikalarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.Ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın moderatörlüğünde "Türk Devletleri Teşkilatı
Aile ve Kadın Konseyi Kurucu Bakanlar Oturumu" gerçekleştirildi. Oturumda ülkeler arasındaki kurumsal iş birliğinin geliştirilmesine yönelik görüşler ele alındı.
Lider Eşleri Türk Kültürünü Yansıtan Sergiyi Gezdi
Toplantının ardından
Emine Erdoğan ve lider eşleri, Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne bağlı Olgunlaşma Enstitülerinin hazırladığı sergiyi ziyaret etti.Türkistan'dan Anadolu'ya uzanan geniş coğrafyanın kültürel mirasını yansıtan sergide, geleneksel dokuma, nakış, giyim, süsleme ve çeyiz kültürüne ait 34 eser ziyaretçilere sunuldu.Sergilenen kıyafetleri inceleyen lider eşleri, Türk devletlerinin geleneksel giyim kültürleri arasındaki benzerlikler hakkında görüş alışverişinde bulundu.Program kapsamında düzenlenen defilede ise Anadolu'nun geleneksel kıyafetleri, Osmanlı saray kadın giyimi ve Türk dünyasının kültürel motiflerinden esinlenilerek hazırlanan tasarımlar sergilendi. Koleksiyonda farklı Türk devletlerinin geleneksel gelinliklerinden ilham alınan kıyafetler de yer aldı.
Konuklara Türk Mutfağından Özel Lezzetler Sunuldu
Kültürel etkinliklerin ardından Emine Erdoğan ve lider eşleri öğle yemeğinde bir araya geldi.Şef Çiğdem Seferoğlu tarafından hazırlanan menüde Türk mutfağının farklı bölgelerinden lezzetlere yer verildi.Konuklara asma yapraklı muhacir ekmeği, ekşili pirpirim salatası, Urla enginarı, firik pilavı, fındıklı şekerpare ve reyhan şerbeti gibi geleneksel tatlar ikram edildi.Tenor Murat Karahan'ın sahne aldığı programda, Türk devletlerinin ortak tarihini ve kültürel bağlarını simgeleyen özel masa düzenlemesi de dikkat çekti.Turkuaz rengin öne çıktığı sofrada kullanılan bakır süsleme ve nakış motifleriyle Türk dünyasının ortak kökleri, dayanışması ve kültürel sürekliliği anlatıldı.
Emine Erdoğan'ın Sof Kumaşından Hazırlanan Kıyafeti Dikkat Çekti
Programda Emine Erdoğan'ın tercih ettiği geleneksel sof kumaşından tasarlanan kıyafet de öne çıktı.Ankara keçisinin tiftiğinden elde edilen sof kumaşı kullanılarak hazırlanan kıyafet, Ankara Valiliği İz Ankara Tasarım ve El Sanatları Merkezi'nde üretildi.Kıyafetin üzerindeki motifler, tamamen tiftik ipliği kullanılarak çin iğnesi tekniğiyle el işçiliğiyle işlendi.Emine Erdoğan'ın bu tercihi, geleneksel üretimin desteklenmesi, çevre duyarlılığı, sürdürülebilirlik ve Sıfır Atık yaklaşımına yönelik bir mesaj olarak değerlendirildi.