Barajlarda yaşanan su oranı düşüşü hakkında konuşan Yaşar, "İzmir'in ana suyunu aldığımız baraj Tahtalı. Doluluk oranı 2021'in Mart ayında yüzde 75'ti. 2022'nin aynı döneminde bu oran, yüzde 70'e düştü. Bu sene ise yüzde 41'lerdeyiz. Bu yıl kasım ayına kadar bizi zor bir dönem bekliyor. Yalnızca kullanma suyu değil, tarımsal anlamda da tehlike var" ifadelerini kullandı.
Nisan yağmurlarının barajları doldurmaya yetmeyeceğini dile getiren Prof. Dr. Doğan Yaşar, "Barajlar devasa hacimli yapılar. Nisan yağışları en fazla yüzde 3 ile 4 oranında arttırır doluluk oranlarını. Hem tarımda hem kullanma suyunda, bu yıl çok ciddi bir su sıkıntısı çekeceğiz. Ankara yüzde 20'lerde, İstanbul yüzde 30'larda. Bizi çok tehlikeli bir yıl bekliyor" şeklinde konuştu.
'GÖLLER BÖLGESİNİ, ÇÖLLER BÖLGESİNE ÇEVİRDİK'
Suyun dikkatli kullanımına vurgu yapan Prof. Dr. Yaşar, "20 yıldır kuraklığın geleceğini biliyoruz, bu nedenle hazırlıklı olmalıyız. Suyumuzu kullanmayı maalesef bilmiyoruz. Hala vahşi sulamayla tarım yapıyoruz. Bunun yanında ürün desenini devletin belirlemesi lazım. Hangi bölgede ne ekilecek, suyun ve yerin potansiyeline göre tespit edilecek. 70'lerden beri büyük hatalar yapıyoruz. Göller bölgesini, çöller bölgesine çevirdik. Konya Ovası'nı, Obruk ovasına çevirdik. Sıra burada mı? Gediz ve Menderes'te de obruklar var artık. Öncelikle suyu nasıl kullanmamız gerektiğini öğrenmeliyiz. İlk olarak suyu tarım alanlarına kapalı ortamlarda getireceğiz. Yüzde 65 oranında tasarruf elde edeceğiz. İkinci olay ise uygun olan her yere baraj yapılması gerekiyor. Dünya nüfusu artıyor. Ülkemizdeki nüfus artış oranı ise daha fazla. Yer altı barajları da oluşturulmalı. Zor bir yaz geçireceğiz ama korkulacak bir şey yok. Suyu dikkatli kullanalım" ifadelerini kullandı.








