Altın piyasası, iki günlük hızlı tırmanışın ardından bugün rotayı hafif aşağı kırdı. Küresel piyasalarda gözler, bu hafta ABD’den gelecek kritik istihdam ve enflasyon rakamlarına çevrilmiş durumda. Yatırımcılar "bekle-gör" stratejisine geçerken, ons Altın 5 bin dolar psikolojik sınırının üzerinde tutunmayı başardı. Spot altın yüzde 0,7’lik kayıpla 5 bin 29,49 dolar seviyesine çekilirken, yurt içinde Gram Altın yüzde 1’lik düşüşle 7 bin 43 lira sınırında denge arıyor. Gümüş cephesinde ise sert fiyat hareketleri hız kesmeden devam ediyor.
Veri Öncesi Sessizlik: Yatırımcı Temkinli
Değerli metaller, ABD ekonomisinden gelecek sinyaller öncesinde dalgalı bir kulvarda ilerliyor. Altın fiyatlarındaki sınırlı geri çekilmeye rağmen fiyatların 5 bin doların üzerinde kalması, piyasanın hala dirençli olduğunu gösteriyor. Bu hafta açıklanacak veriler, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yılın geri kalanındaki faiz haritasını netleştireceği için kritik önem taşıyor.Ons Altın Rekor Seviyelerden Uzaklaştı
Spot altın, Pazartesi günü doların zayıflamasıyla yüzde 2 değer kazanmış olsa da bugün kazançlarının bir kısmını geri vererek 5 bin 29,49 dolara geriledi. Hatırlanacağı üzere altın, 29 Ocak’ta 5 bin 594,82 dolar ile tarihinin en yüksek seviyesini test etmişti. Nisan vadeli işlemlerde ise ons fiyatı yüzde 0,5 kayıpla 5 bin 52 dolar civarında işlem görüyor.İç Piyasada Gram Altın Mücadelesi
Küresel piyasalardaki ons kaybı, yurt içinde gram altın fiyatlarına doğrudan yansıdı. Gram altın, günlük yüzde 1’lik azalışla 7 bin 43 lira seviyelerine çekilirken, yatırımcılar bu bölgenin destek olup olmayacağını yakından takip ediyor.Gümüşte Spekülasyon Rüzgarları
Gümüş tarafında adeta bir "hız treni" yaşanıyor. Bir önceki seansta yüzde 7 gibi devasa bir yükseliş imza atan spot gümüş, bugün yüzde 2,1’lik düşüşle 81,64 dolara indi. Gümüş de tıpkı altın gibi 29 Ocak’ta 121,64 dolar ile zirveyi görmüştü.Analist Notu: Uzmanlar, gümüşteki bu aşırı oynaklığın arkasında yoğun spekülatif işlemlerin yattığına dikkat çekiyor. Ayrıca ABD ve Çin arasındaki uzun vadeli jeopolitik rekabetin, altın ve değerli metaller için yapısal bir "yukarı yönlü baskı" oluşturmaya devam edeceği öngörülüyor.








