Marmara Denizi'nde yaşanan son depremler, bölgedeki fay hatlarının durumunu yeniden tartışmaya açtı. Yalova açıklarında meydana gelen ve İstanbul'un özellikle Anadolu Yakası'ndaki bazı ilçelerinde hissedilen sarsıntı, vatandaşlar arasında kısa süreli tedirginliğe neden oldu.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, Marmara Denizi'nde Yalova açıklarında saat 22.08'de 3,5 büyüklüğünde bir
Deprem meydana geldi. Sarsıntının yerin 7,9 kilometre derinliğinde kaydedildiği açıklandı.Depremin ardından Prof. Dr. Osman Bektaş, Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan ve Prof. Dr. Okan Tüysüz, Marmara'daki fayların yapısına ve son sarsıntının olası etkilerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Marmara'daki Son Depremler Ne Anlama Geliyor?
Yalova açıklarındaki sarsıntıların ardından en çok merak edilen konu, yaşanan hareketliliğin İstanbul'da beklenen büyük depremle bağlantılı olup olmadığı oldu.Uzmanların değerlendirmelerinde Çınarcık Çukuru, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın Marmara Denizi içerisindeki uzantıları ve 17 Ağustos 1999 depreminden sonra bölgede meydana gelen sismik hareketlilik öne çıktı.Yer bilimciler, son depremin meydana geldiği bölgenin jeolojik yapısına ilişkin farklı görüşler ortaya koyarken, küçük ölçekli sarsıntıların doğrudan büyük deprem beklentisiyle ilişkilendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Prof. Dr. Osman Bektaş'tan Faylarda Sürünme Açıklaması
Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Denizi'ndeki son depremi yer kabuğunun özellikleri ve fayların hareket biçimleri açısından değerlendirdi.Bektaş, Gölcük'ten Çınarcık'a doğru ilerleyen artçı depremlerin giderek daha sığ noktalarda görülmesinin, Marmara'nın bu kesiminde deprem üreten kabuğun daha ince olduğuna işaret edebileceğini belirtti.1999 depreminden sonra Gölcük ile Yalova arasındaki kırılmanın ilerleyişi ve durduğu noktaya dikkat çeken Bektaş, bu durumun yer kabuğunun farklı kırılma özelliklerinden ve fayın yavaş hareket etmesinden kaynaklanabileceğini ifade etti.Bilimsel olarak
creep adı verilen fay sürünmesinin önemine değinen Bektaş, Yalova açıklarında meydana gelen 3,5 büyüklüğündeki sarsıntının Marmara'daki zayıf kabuk yapısı ve fayın sürünme davranışına ilişkin görüşünü desteklediğini kaydetti.
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy: Büyük Bir Deprem Oluşturmaz
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ise son sarsıntının büyük bir deprem meydana getirecek özellikte olmadığını savundu.Depremin İstanbul'un bazı bölgelerinde hissedilmesini fayın uzanım yönüyle açıklayan Üşümezsoy, Yalova ve Çınarcık kıyılarından geçen Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara Denizi içerisindeki devamına işaret etti.Üşümezsoy, söz konusu fay kesiminin büyük bir deprem üretmeyeceği, en fazla 5 büyüklüğü civarında sarsıntılara neden olabileceği görüşünü dile getirdi.İstanbul'un Kartal ve Tuzla gibi ilçelerinde depremin hissedilmesine de değinen Üşümezsoy, bunun bölgedeki fay sistemlerinin konumuyla bağlantılı olduğunu belirtti.Adalar Fayı hakkındaki yaygın deprem senaryolarına katılmadığını ifade eden Üşümezsoy, son sarsıntının bu senaryolarla ilişkilendirilmesinin doğru olmadığını savundu.
Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan: Yerel Bir Hareketlilik
Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Marmara Denizi'ndeki deprem hakkında yaptığı değerlendirmede sarsıntının yerel ölçekte gerçekleşen bir gerilim boşalması olduğunu söyledi.Ercan, Yalova açıklarında kaydedilen depremin niteliği itibarıyla endişe oluşturacak bir durum taşımadığı görüşünü paylaştı.Bu değerlendirme, son depremin tek başına büyük bir sarsıntının öncüsü olarak yorumlanmaması gerektiği yönündeki açıklamalar arasında yer aldı.
Prof. Dr. Okan Tüysüz: Adalar Fayı'ndan Farklı Bir Noktada
Prof. Dr. Okan Tüysüz ise depremin gerçekleştiği konuma dikkat çekerek sarsıntının Çınarcık Çukuru içerisinde meydana geldiğini belirtti.Çınarcık Çukuru'nda çok sayıda fay bulunduğunu hatırlatan Tüysüz, son hareketliliğin 17 Ağustos 1999'da kırılan fayın devamıyla ilişkili olabileceği ihtimalini dile getirdi.Tüysüz, depremi İstanbul açısından önemli görülen Adalar Fayı ile doğrudan ilişkilendirmediğini ifade etti.
Marmara Denizi'nde 2,9 Büyüklüğünde Bir Sarsıntı Daha
Yalova açıklarındaki 3,5 büyüklüğündeki depremin ardından aynı bölgede yeni bir sarsıntı daha kaydedildi.AFAD tarafından açıklanan verilere göre, saat 18.14'te Marmara Denizi'nde 2,9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.Yalova merkezine yakın bir noktada gerçekleşen depremin derinliği 7,16 kilometre olarak ölçüldü.Bölgede kaydedilen iki deprem, Marmara Denizi içerisindeki fayların hareketliliğini yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı.
İstanbul'da Büyük Deprem Riski Devam Ediyor Mu?
Marmara'da meydana gelen küçük depremler, İstanbul'un deprem tehlikesine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirse de uzmanların son sarsıntıya yönelik açıklamaları, bu depremlerin doğrudan büyük bir kırılmaya işaret ettiğini ortaya koymuyor.Bununla birlikte küçük depremlerin yaşanması, fay hatlarında biriken gerilimin tamamen boşaldığı veya büyük deprem tehlikesinin sona erdiği anlamına gelmiyor.Marmara Bölgesi, Kuzey Anadolu Fay Sistemi nedeniyle Türkiye'nin deprem tehlikesi yüksek bölgeleri arasında bulunmayı sürdürüyor.Son sarsıntıları değerlendiren uzmanların açıklamaları kısa vadeli endişeleri azaltabilecek nitelikte olsa da İstanbul ve çevresinde yapı güvenliği, kentsel dönüşüm ve afet hazırlıklarının önemini koruduğu vurgulanıyor.