İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Kadıköy'deki bir rezidansta faaliyet gösterdiği öne sürülen
Dolandırıcılık şebekesine ilişkin dikkat çeken ayrıntılara ulaşıldı. Banka personeli olduklarını söyleyerek vatandaşların hesaplarına erişim sağlamaya çalıştıkları belirlenen şüphelilerin, telefon görüşmeleri ve sahte mesajlarla mağdurları yönlendirdiği tespit edildi.Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne ulaşan ihbarlar üzerine başlatılan soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, şüphelilerin çalışma düzeninden para transferlerine kadar birçok ayrıntıya yer verildi.
Vatandaşları Hesapları Boşaltılacak Diyerek Korkuttular
Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre şüpheliler, telefonla aradıkları kişilere banka görevlisi olduklarını söyleyerek hesaplarında olağan dışı işlemler gerçekleştiği izlenimi oluşturdu.Görüşmeler sırasında vatandaşlara hesaplarından para transferi yapıldığı veya başka bir cihaz üzerinden mobil bankacılık hesaplarına giriş gerçekleştirildiği yönünde bilgiler verildi.Paniğe kapılan mağdurlardan, hesaplarını güvence altına alma bahanesiyle telefonlarına gönderilen doğrulama kodlarını paylaşmaları istendi. Şüphelilerin bu kodları kullanarak banka hesaplarındaki paralara eriştiği ve tutarları farklı hesaplara aktardığı belirlendi.
Rezidans Dairesinden 2,5 Milyon Liralık Dolandırıcılık İddiası
Emniyet ekiplerinin yaptığı araştırmalar, telefonla dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılan adresin
Kadıköy Dumlupınar Mahallesi'ndeki bir rezidans olduğunu ortaya çıkardı.Belirlenen daireye düzenlenen baskında, açık halde bulunan dizüstü bilgisayarlar ve bu cihazlara bağlı mikrofonlu kulaklıklar tespit edildi. Bilgisayar ekranlarında çeşitli kişilere ait kimlik ve banka bilgilerinin yer aldığı görüldü.Aramalarda, telefon görüşmeleri ve mesajlaşmalar için kullanıldığı değerlendirilen elektronik cihazlar ile farklı iletişim ekipmanlarına el konuldu.Hazırlanan iddianameye göre, şüphelilerin uyguladığı yöntemle 14 kişinin dolandırıldığı ve mağdurların toplam zararının yaklaşık 2,5 milyon liraya ulaştığı kaydedildi.
Şüphelinin İfadeleri Organizasyonun İç Yüzünü Ortaya Koydu
Dosyada yer alan en önemli ayrıntılardan biri, şüphelilerden Alinda Su A.'nın soruşturma sırasında verdiği ifadeler oldu.Pişman olduğunu söyleyen Alinda Su A., rezidansta yürütülen faaliyetlere ilişkin bildiklerini anlatarak diğer şüphelilerin görevlerini açıkladı.İfadesinde yüzlerce kişinin telefonla arandığını bildiğini belirten şüpheli, Baran A.'nın daireyi kiraladığını ve görüşmelerin ardından mağdurların banka hesaplarından paraların çekilmesiyle ilgilendiğini ileri sürdü.Gökay Ü.'nün ise eve yeni kişileri getirdiğini, çevreyi kontrol ettiğini ve elde edilen paraları organizasyondaki diğer kişilere dağıttığını iddia etti.
Sahte Banka Mesajlarıyla Şifreleri Ele Geçirmişler
İddianamede, dolandırıcılık faaliyetlerinin farklı görevleri bulunan kişiler tarafından yürütüldüğüne ilişkin ifadelere de yer verildi.Alinda Su A.'nın anlatımına göre Ali Emir E. ve Ömer Ç., vatandaşları arayarak hesapları ve borç durumları hakkında bilgi edinmeye çalıştı.Ulaş Berk B.'nin ise ana bilgisayarı kontrol ettiği, Telegram üzerinden gönderilen HGS kayıtlarını ve diğer bilgileri kullanılan bilgisayarlara aktardığı öne sürüldü.Mine O.'nun bankalardan gönderilmiş gibi görünen sahte kısa mesajlar hazırladığı ve mağdurların şifrelerinin ele geçirilmesi sürecinde rol oynadığı iddia edildi.Şüphelinin açıklamaları, çağrı merkezinde telefon görüşmelerinden teknik işlemlere kadar farklı görevlerin paylaştırıldığına yönelik iddiaları güçlendirdi.
Paraların İzini Kaybettirmek İçin Soğuk Cüzdan Kullanıldığı İddiası
Soruşturma kapsamında, mağdurların hesaplarından alınan paraların hangi yollarla aktarıldığına ilişkin bilgiler de dosyaya girdi.Alinda Su A., dolandırıcılıkla elde edildiğini öne sürdüğü paraların öncelikle farklı kişilere ait banka hesaplarına gönderildiğini anlattı.Şüpheli, bu tutarların daha sonra kripto varlıkların saklandığı soğuk cüzdanlara aktarıldığını, para hareketlerinin takibinin zorlaşmasının ardından Kapalıçarşı'daki kuyumculara yönlendirildiğini ileri sürdü.Savcılık, şüphelinin ifadelerini banka hesap hareketleri ve soruşturma kapsamında elde edilen diğer delillerle birlikte değerlendirdi.
Daha Önce de Aynı Numaralarla Dolandırıcılık Yapıldığı Belirlendi
İddianameye dahil edilen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün 16 Mart tarihli araştırma tutanağında da önemli tespitler yer aldı.Tutanakta, şüphelilerin başka bir soruşturma kapsamında da benzer dolandırıcılık yöntemleriyle ilişkilendirildiği ve vatandaşları aramak için aynı telefon numaralarının kullanıldığının belirlendiği aktarıldı.Savcılık, mağdurların anlatımları, banka kayıtları, emniyetin araştırma raporu ve Alinda Su A.'nın beyanlarını bir arada inceleyerek şüphelilerin banka çalışanı kimliğiyle vatandaşları yanılttıkları ve hesaplarındaki paraları ele geçirdikleri değerlendirmesinde bulundu.
8 Şüpheli Hakkında İddianame: 210 Yıla Kadar Hapis İstemi
Soruşturmayı tamamlayan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, 8 şüpheli hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlamasıyla iddianame düzenledi.Etkinliklere ilişkin ayrıntılı ifadeler verdiği belirtilen Alinda Su A.'nın, kendisini banka veya finans kuruluşu çalışanı olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılık suçundan 5 ayrı kez cezalandırılması talep edildi. Bu şüpheli için toplam 30 yıldan 60 yıla kadar hapis cezası istendi.Diğer şüpheliler Baran A., Gökay Ü., Ali Emir E., Ömer Ç., Ulaş Berk B., Mine O. ve Berat Batuhan K. hakkında ise aynı suç kapsamında 14'er kez cezalandırma talebinde bulunuldu.Savcılık, söz konusu 7 şüphelinin her biri için 84 yıldan 210 yıla kadar hapis cezası talep etti.Hazırlanan iddianamede yer alan suçlamalar ve şüphelilerin eylemlerdeki sorumlulukları, yargılama aşamasında mahkeme tarafından değerlendirilecek.