İran topraklarından ateşlenen ve rotasının Türk hava sahası olduğu tespit edilen balistik füze, savunma sistemlerinin zamanında müdahalesiyle etkisiz hale getirildi. NATO unsurlarının da desteğiyle engellenen füzenin parçaları Hatay'ın Dörtyol ilçesi ile Suriye'nin Kamışlı bölgesine düştü. Olayın ardından Türk diplomasisi hareketlenirken, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İranlı mevkidâşı Abbas Arakçi ile görüşerek Türkiye’nin sert tepkisini doğrudan iletti.
MSB: "Cevap Verme Hakkımız Mahfuzdur"
Milli Savunma Bakanlığı, Hatay’da bulunan mühimmat parçalarının imha operasyonu sırasında kullanılan hava savunma sistemlerine ait olduğunu teyit etti. Bakanlık tarafından yayımlanan resmi bildiride şu ifadelere yer verildi:
"Ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Türkiye; bölgesel istikrar ve huzurdan yana taraf olurken, kimden ve nereden gelirse gelsin topraklarının ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamaya muktedirdir. Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik her türlü adım, kararlılıkla ve tereddütsüz atılacaktır. Ülkemize yönelik her türlü hasmane tutuma karşı cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu hatırlatıyoruz. Tüm taraflara, çatışmaların bölgede daha da yayılmasına neden olacak adımlardan uzak durma uyarısında bulunuyoruz. Bu kapsamda NATO ve diğer müttefiklerimizle istişare içinde olmayı sürdüreceğiz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan "Caydırıcılık" Vurgusu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuya ilişkin değerlendirmesinde Türkiye'nin savunma sanayiindeki kararlılığına dikkat çekerek şu açıklamada bulundu:
"Almanya'da yapılan NATO tatbikatında Silahlı Kuvvetlerimiz, yetenekleriyle hem bizi gururlandırdı hem de müttefiklerimizden büyük takdir topladı. Şayet 'füze testi yapmayın, balıklar ürküyor' diyenlere kulak kabartsaydık, elbette bunların hiçbirini başaramazdık. Hep söylüyorum ama bugün bir kez daha altını çizerek söylüyorum: Millet olarak ebedi yurdumuz olan bu topraklarda huzur ve barış içinde yaşamak istiyorsak, caydırıcılığımızı sürekli artırmak zorundayız. Bölgemizin içinden geçtiği bu sıkıntılı günlerde, hudutlarımızın ve hava sahamızın güvenliği noktasında işi asla şansa bırakmıyoruz. Bu sabahki olayda olduğu gibi NATO müttefiklerimizle yakın istişare içinde her türlü önlemi alıyor ve anında gerekli müdahalelerde bulunuyoruz. Bir daha benzer hadiselerin yaşanmaması için de uyarılarımızı en net biçimde yapıyoruz. Allah'a hamdolsun; ülkemizin ve milletimizin güvenliğini temin hususunda irademiz de kapasitemiz de en üst düzeydedir."
Ankara’da Stratejik Değerlendirme: İran’da Otorite Boşluğu mu Var?
Ankara kulislerinde yapılan değerlendirmelerde, Ali Hamaney’in vefatı sonrası İran’da belirginleşen otorite boşluğuna dikkat çekiliyor. Türk güvenlik birimleri, söz konusu füzenin merkezi yönetimden bağımsız, hiyerarşik boşluktan faydalanan bazı askeri birimlerce ateşlenmiş olma ihtimalini de masada tutuyor. Türkiye için bu durum, yalnızca bir füze parçası meselesi değil; sınır güvenliği ve bölgesel istikrarın korunması çerçevesinde "milli güvenlik tehdidi" olarak kodlanıyor.
Uluslararası Arenada Yoğun Diplomasi Trafiği
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, krizin ardından sadece bölge aktörleriyle değil, müttefik ülkelerle de temas trafiği yürüttü. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yapılan görüşmede, Rubio Türkiye’nin egemenliğine yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu vurgulayarak tam destek sözü verdi. Ayrıca İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares ile de durum değerlendirmesi yapıldı.
NATO’dan Ankara’ya Tam Destek
NATO Kanadı, yaşanan hadiseyi yayımladığı sert bir bildiriyle kınadı. NATO Sözcüsü Allison Hart tarafından yapılan açıklamada, "İran'ın Türkiye'yi hedef alan eylemlerini kınıyoruz. NATO, müttefiki Türkiye’nin yanında kararlı bir şekilde durmaktadır" denilerek ittifakın savunma duruşunun sarsılmaz olduğu hatırlatıldı.







