Karar çıkması beklenen kritik duruşmada savcı, Altaylı’nın 5 yıldan az olmamak kaydıyla hapisle cezalandırılmasını talep ederken, Altaylı'nın savunması duruşmaya damga vurdu.
Duruşma Salonunda Ünlüler Geçidi
İstanbul'da görülen dava, sadece hukuk dünyasının değil, akademi ve spor camiasının da yakın takibindeydi. Fatih Altaylı’ya destek vermek amacıyla tarihçi Murat Bardakçı, Prof. Dr. İlber Ortaylı, Prof. Dr. Celal Şengör ve Galatasaray’ın efsanevi başkanı Faruk Süren duruşma salonundaki yerlerini aldı. Ayrıca çok sayıda milletvekili ve Galatasaray Lisesi mezunu da duruşmayı izleyenler arasındaydı.
Savcı Hapis ve Tutukluluğun Devamını İstedi
Duruşma savcısı, esas hakkındaki mütalaasını açıklayarak Altaylı’nın "Cumhurbaşkanına tehdit" suçlamasıyla cezalandırılmasını talep etti. Savcılık makamı, gazetecinin 5 yıldan az olmamak üzere hapis cezasına çarptırılmasını ve tutukluluk halinin devamını istedi.
"Cumhurbaşkanı Korkan Biri Değildir, Haksızlık Ediliyor"
Hakkındaki suçlamalara karşı savunma yapan Fatih Altaylı, iddianameyi ve suçlamaları mantık dışı bulduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kişiliğine atıfta bulunarak savunma yapan Altaylı, şunları söyledi:
"Cumhurbaşkanı neden benden korksun? Ben bir örgüt üyesi değilim, şiddete başvurmuşluğum yok. Cumhurbaşkanını tanıdığınız zaman İsrail’le kavga etmiş, Mossad’dan çekinmemiş bir lider görürsünüz. Cumhurbaşkanı öyle korkan biri değildir. Bu dava ile hem bana hem de Cumhurbaşkanına haksızlık ediliyor."
"Programında Aksamalar Oldu mu Diye Sordum"
Sözlerinin bir tehdit unsuru oluşturamayacağını vurgulayan Altaylı, savunmasına şöyle devam etti:"Cumhurbaşkanlığı Koruma Dairesi'nde binlerce polis görev yapıyor. Gazeteci arkadaşlarıma sordum; benim yayınımdan sonra Cumhurbaşkanı'nın programında bir değişiklik ya da aksama olmuş mu? Böyle bir durum yok. Böyle bir suçlama ile karşınızda olmak bana çok anlamsız geliyor. Beraatimi talep ediyorum."Altaylı ayrıca, benzer suçlamalarla yargılanan kişilerin daha önce beraat ettiğini hatırlatarak, FETÖ darbe girişimi davalarından örnekler verdi ve kendi durumunun tehdit kapsamına girmediğini yineledi.








