Trump Duyurdu: İran En Üst Düzey Nükleer Denetimleri Kabul Etti
ABD Başkanı Donald Trump, İsviçre'de gerçekleştirilen ve 18 saat süren ilk tur müzakerelerin ardından küresel gündeme oturan açıklamalarda bulundu. İran'ın uzun vadeli ve yüksek seviyeli nükleer denetimleri onayladığını duyuran Trump, bu taahhüt verilmeseydi masada kalmayacaklarının altını çizdi. Mutabakat kapsamında ayrıca Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş güvenliği ve yaptırım muafiyetlerinden elde edilecek fonların ABD denetimindeki hesaplarda bloke edilmesi gibi stratejik maddeler yer alıyor.
Kritik gelişmeyi kendine ait sosyal medya platformu Truth Social üzerinden paylaşan Trump, İran’ın geleceğe yönelik ucu açık ve kapsamlı denetim şartını kabul ettiğini belirtti. ABD Başkanı, "İran, gelecekte süresiz şekilde en üst düzey nükleer denetimleri tamamen kabul etti. Bu, nükleer dürüstlüğü garanti altına alacak. Eğer bunu kabul etmeselerdi, başka hiçbir müzakere olmayacaktı" değerlendirmesinde bulundu.
İsviçre’de son haftalarda yürütülen yoğun diplomasi trafiğinin ardından gelen bu açıklama, Washington kanadında büyük bir hamle olarak görülüyor. Beyaz Saray, İran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) müfettişlerine kapılarını yeniden açmasını, diplomatik sürecin en hayati kazanımı olarak nitelendiriyor.
Hürmüz Boğazı'nda Enerji Sevkiyatına Güvence
Müzakerelerin küresel piyasaları en çok ilgilendiren ayağını ise Hürmüz Boğazı oluşturdu. Dünyanın en kritik enerji koridorlarından biri olan bölgeye değinen Trump, varılan uzlaşı doğrultusunda boğazın açık kalacağını ve yeni bir deniz ablukasının şu an için gündemde olmadığını ifade etti. Ancak ABD askeri unsurlarının bölgedeki teyakkuz halinin süreceğini hatırlatan Trump, risk durumunda ablukanın yeniden devreye alınabileceği sinyalini verdi. Uzmanlar, boğazın uluslararası ticaret ve sevkiyata açık tutulmasının taraflar arasındaki mutabakatın en somut çıktılarından biri olduğunu belirtiyor.
Serbest Kalacak Fonlara "Amerikan Çiftçisi" Şartı
Ekonomik yaptırımlar ve finansal düzenlemeler konusunda da ezber bozan bir formül masaya konuldu. Trump, ABD Hazine Bakanlığı tarafından serbest bırakılacak olan fonların doğrudan Tahran'ın kasasına girmeyeceğini açıkladı.
Buna göre söz konusu kaynaklar, kontrolü tamamen ABD'de olan emanet hesaplarında toplanacak. Fonların harcanabileceği alanlar ise strictly (kesin bir şekilde) insani yardımla sınırlandırıldı:
Sadece gıda ve tıbbi malzeme tedarikinde kullanılabilecek.
Alımlarda öncelik ABD'li üreticilere verilecek; fonlar özellikle Amerikalı çiftçilerden mısır, buğday ve soya fasulyesi ithal etmek için harcanacak.
Tahran Yönetimi Temkinli: "Süreç Parlamentoya Bağlı"
Washington’dan yükselen iyimser mesajlara karşılık, İran tarafı sürece daha mesafeli yaklaşıyor. İran Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, nükleer tesislere yönelik denetim kurallarının ülkenin ulusal güvenlik prosedürlerine ve parlamento onayına tabi olduğu vurgulandı. Ayrıca geçmiş saldırılarda hasar gören bazı tesislerin statüsünün ve buraların denetime açılıp açılmayacağının henüz netleşmediği ifade edildi.
Analistler, iki ülkenin nükleer denetimler konusunda prensipte el sıkışmış gibi görünse de, işin pratik uygulama ve teknik detaylarında ciddi pazarlıkların devam ettiğine dikkat çekiyor.
Katar ve Pakistan Arabuluculuğunda 60 Günlük Dönem
Katar ve Pakistan’ın arabuluculuk rolleriyle hız kazanan diplomatik temaslar, Orta Doğu’da tırmanan askeri ve siyasi gerilimi düşürme potansiyeline sahip. Nükleer program, ekonomik yaptırımlar ve Hürmüz Boğazı’nın statüsü gibi en çetrefilli konularda sağlanan bu ön ilerlemenin ardından, tarafların önümüzdeki 60 gün boyunca daha kapsamlı ve nihai bir anlaşma metni üzerinde teknik görüşmelere devam etmesi bekleniyor.