Mersin'de 6 Kişiyi Katleden Saldırgan Yakalanmadan Önce İntihar Etti
Mersin'in Tarsus ve Çamlıyayla ilçelerinde 6 kişinin hayatını kaybettiği kanlı saldırının faili, güvenlik güçlerinin düzenlediği operasyonla kıskaca alındı. Gün boyu süren takip sonrası saklandığı adres tespit edilen şüpheli, yakalanacağını anlayınca silahla intihar ederek yaşamına son verdi.
Mersin’i yasa boğan ve adeta bir cinnet sarmalına dönen kan dondurucu katliamın faili, jandarmanın çemberi daraltması üzerine saklandığı bağ evinde intihar etti. Tarsus ve Çamlıyayla ilçelerinde eski eşi dahil 6 kişiyi hayattan koparan, 8 kişiyi de yaralayan Metin Öztürk’ün cansız bedenine ulaşıldı.
İşte tüm ülkeyi sarsan dehşet gecesinin ve sonrasındaki operasyonun detayları:
2 İlçede Katliam: 6 Ölü, 8 Yaralı
Gözü dönmüş katil zanlısı Metin Öztürk (37), dün ilk olarak Tarsus’un Kadelli Mahallesi'nde eskiden çalıştığı kasap ve lokantaya gitti. Burada hiçbir şey söylemeden silahını ateşleyen Öztürk, iş yeri sahibi Sabri Pan ile çalışan Ahmet Ercan’ı katletti.
Ardından 01 B 9171 plakalı otomobiliyle kaçışa geçen zanlı, yol boyunca adeta ölüm saçmaya devam etti:
Yeniköy Mahallesi: Bir akaryakıt istasyonunda tır şoförü Gökay Selfioğlu’nu vurarak öldürdü.
Çamlıyayla / Darıpınarı: Yol kenarında yürümekte olan eski eşi Arzu Özden’i hedef alarak hayattan kopardı.
Yeniköy (Tekrar): Önüne çıkan Abdullah Koca’yı motosikletiyle birlikte şarampole yuvarlayarak ölümüne sebep oldu.
Karakütük Mahallesi: Bölgede çobanlık yapan gençlerden Yusuf Oktay’ı silahla vurarak katletti.
Saldırgan, bu vahşet serisi sırasında yol üstündeki 8 vatandaşı da kurşun yağmuruna tutarak yaraladı. Yaralılar, Tarsus Devlet Hastanesi başta olmak üzere bölgedeki hastanelerde tedavi altına alındı.
Yakalanacağını Anlayınca İntihar Etti
Katliam ihbarlarının ardından bölge abluka altına alındı. Jandarma ekipleri, helikopter desteğiyle ormanlık alanda ve kırsalda geniş çaplı bir insan avı başlattı. İlk olarak zanlının kaçtığı otomobil Karakütük Mahallesi kırsalında terk edilmiş halde bulundu.
Arama çalışmalarını sabaha kadar aralıksız sürdüren jandarma, katilin Karakütük Mahallesi'nin Çokak mevkiindeki ıssız bir evde saklandığını tespit etti. Şafağa doğru adrese düzenlenen baskında kaçacak yeri kalmadığını ve teslim olmaktan başka çaresi olmadığını anlayan Metin Öztürk, yanındaki tabancayla canına kıydı.
Bölge Giriş Çıkışlara Kapatıldı
Olayın ardından jandarma kriminal ekipleri intiharın yaşandığı ev ve çevresinde detaylı inceleme başlattı. Güvenlik gerekçesiyle kırsal alana çıkan tüm yollar jandarma tarafından kesilirken, bölgede yoğun güvenlik önlemleri alındı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri ise otopsi için Tarsus Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Valilik Açıklaması: "Madde Bağımlılığı ve Psikiyatrik Tanıları Var"
Mersin Valiliği, kamuoyunu derinden sarsan olayla ilgili resmi bir açıklama yaptı. Açıklamada, intihar eden saldırganın geçmişine yönelik şu bilgilere yer verildi:
"18.05.2026 tarihinde saat 13.52'de gelen ihbarla, Tarsus ilçemiz Kadelli Mahallesinde silahlı saldırı olayı meydana geldiği bilgisi alınmıştır. İhbarın ardından güvenlik ve sağlık birimlerimiz süratle olay yerine sevk edilmiş; yürütülen ilk incelemelerde saldırıyı gerçekleştirdiği değerlendirilen şahsın olay yerinden araçla ayrılarak farklı noktalarda vatandaşlarımıza yönelik silahlı saldırılarda bulunduğu saptanmıştır. Olaylar sonucunda 6 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 8 vatandaşımız yaralanmıştır. Yaralı vatandaşlarımızın tedavileri ilgili sağlık kuruluşlarında sürmektedir. Şüpheli şahsın, yasaklı madde bağımlılığı kaynaklı birçok kez hastane girişlerinin ve çeşitli psikiyatrik tanılarının olduğu tespit edilmiştir. Olayla ilgili çalışmalar güvenlik birimlerimizce titizlikle sürdürülmekte olup, adli ve idari süreç devam etmektedir. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır ve başsağlığı; yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar diliyoruz."
Dehşet Anlarını Anlattı: "Telefon Çıkaracak Sandık, Ateş Etti"
İlk saldırının gerçekleştiği lokantada çalışan ve kalçasından vurularak yaralanan Mehmet Han Topal, o kabus anlarını şu sözlerle aktardı:
"Dükkanda çalışıyorduk, paket servisimiz vardı, onu hazırlıyordum. Metin ağabey geldi, dükkana giriş yaptı. Ben de dedim: 'Hısım, hoş geldin.' Hiç ses, tepki vermedi. Sabri ağabey de işte normal terazinin orada sucuk mu, et mi neyse tartıyordu. Biz de telefon falan çıkaracak sanıyorduk, birden tabancayı çıkardı, çat ağzına verdi. Ben yere eğiliyordum, sıktı bana. Kulağımın buradan geçti zaten. Ondan sonra Sabri ağabeye sıktı, boynuna sıkmış. Sonra geldi, bir tane de tezgahın üstünden bana sıktı. Kalçama geldi. İçeriye gitmiş, Ahmet'e sıkmış çocuğun kafasına. Ondan sonra ben can havliyle dışarıya attım kendimi, arkadaşlara haber verdim. Ondan sonra kaçmış gitmiş."