CHP'de Tahliye Krizi: Özgür Özel'den "Geri Adım Yok" Mesajı
CHP kurultayına yönelik "mutlak butlan" kararının ardından, parti genel merkezinin tahliye süreci resmen başladı. Binayı Kemal Kılıçdaroğlu tarafına devretmek istemeyen Özgür Özel destekçileri direnç gösterirken, polis ekipleri genel merkeze giriş yaptı. Bina içinden bir video mesaj yayınlayan Özgür Özel ise geri adım atmayacaklarını belirterek, "Buradan çıkmayacağız, sonuna kadar direneceğiz. Bizi buradan atarlarsa yürüyüşümüzü meydanlarda sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin CHP kurultay davasına yönelik verdiği "mutlak butlan" kararının ardından, parti genel merkezinin tahliye süreci resmen uygulamaya konuldu. Emniyet güçlerinin binaya giriş yapmasıyla birlikte, taraflar arasındaki gerilim tırmandı. Kemal Kılıçdaroğlu cephesine binayı teslim etmek istemeyen Özgür Özel destekçileri ile polis ekipleri karşı karşıya geldi.
"Buradan Çıkmayacağız"
Genel merkez binası içinden bir video mesaj yayınlayarak kararlılık vurgusu yapan Özgür Özel, tahliyeye direneceklerini açıkladı. Özel, mesajında şu ifadelere yer verdi:
"Buradan çıkmayacağız, sonuna kadar direneceğiz. Bizi buradan atarlarsa yürüyüşümüzü meydanlarda sürdüreceğiz."
Kurultay Davası Parti İçi Kriz Tırmandırdı
Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin nihai kararının ardından polis ekiplerinin tahliye işlemleri için harekete geçmesi, CHP içindeki liderlik ve meşruiyet tartışmalarını yeni bir boyuta taşıdı. Özgür Özel ve ekibinin geri adım atmayacağını ilan etmesiyle birlikte, genel merkez önündeki bekleyiş ve hareketlilik sürüyor.
Özgür Özel konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:
“Atatürk'ün emaneti makamındayız. Bir saldırı altındayız. Suçumuz 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmak. Suçumuz AK Parti'yi yenmek. Suçumuz Cumhuriyet Halk Partisi'nde bir parti içi yarışa girip son seçimlerin kaybından sonra iktidar değişikliğine direnenlere karşı değişim deyip, o değişim iradesiyle gençlerle, kadınlarla ve değişimi isteyen herkesle birlikte partimizi birinci yapmak. İki sonucu hazmedemeyenler, partideki başarımızı hazmedemeyenlerle 31 Mart seçim başarımızı hazmedemeyenlerin ittifakı var. Yani AK Parti'nin yargı kollarıyla butlan ittifakı var.
“Kapıya Dayandılar, Direniş Başladı”
Şimdi o hukuksuz kararı almaları yetmezmiş gibi kapıya dayandılar. Önce sabahın 07:00'sinde hiçbirisi CHP'li olmayan, önde yürüyen birkaç milletvekili dışında arkada yürüyenlerin CHP'li olmadığı ve işi gücü kavga etmek olan bir grupla kapımıza dayandılar. Gençler püskürttü. Tekrar geldiler. Daha kalabalık geldiler. Kapılar kapandı, direniş başladı.
“Buradan Çıkmayacağız”
Şimdi polisle geldiler. Ve binaya girmek, gazla girmek, jopla girmek, polisle birlikte girmek, bu binayı tahrip etmek istiyorlar. Bu binayı ele geçirmek istiyorlar. Buradan çıkmayacağız. Ne kadar dayanabiliriz bilmiyorum. Sonuçta devletin polisine el kaldıracak halimiz yok. Ama delegenin oturttuğu bu koltuklardan, delegeden başkası bizi kaldıramaz dedik. Kaldırabilirler, söküp atabilirler. Sokağa atabilirler. Ama zaten biz bu binada oturarak partiyi birinci parti yapmadık. Bu binada oturmakla seçim kazanılmıyor. Bunu en iyi birileri bilir. Seçim sokakta, meydanda kazanılıyor.
CHP’nin Tarihsel Vurgusu: Savaş Meydanlarından Bugüne
Biz bundan sonra sonuna kadar burada direnip, eğer bizi buradan söküp atarlarsa da iktidar yürüyüşümüzü meydanlarda sürdüreceğiz. Kimse unutmasın: Bu parti kurulduğunda bir genel merkezi yoktu. Önce savaş meydanlarında, çadırlarda kuruldu. Sonra Cumhuriyet Halk Partisi Birinci Meclis'teki bir odayı kendine genel merkez kabul etti.
“Bedenimiz Teslim Alınabilir Ama Mücadelemiz Değil”
Bize bir oda yeter, bize bir çadır yeter, bize milletimiz yeter. Ama bu darbecilerin de milletimize yaptığı yeter. Milletimizi, sevenlerimizi buna tepki göstermeye, sözde tepki göstermeye, sosyal medyadan tepki göstermeye gelebilenlerin gelmesine, dayanışma göstermelerine tüm Türkiye'de il başkanlıklarımıza sahip çıkmalarına, genel merkezimize sahip çıkmalarına davet ediyorum. Biz sonuna kadar mücadele edeceğiz. Sonunda da ne olursa olsun bedenimizi teslim alırlar ama mücadelemizi teslim olamayacak."