☰
✕

10 Kişinin Öldüğü Okul Saldırısında İhmal İddiaları: 4 Eğitimci Hakkında Soruşturma İzni

TAKİP ET

Kahramanmaraş'ta 9 öğrenci ve bir öğretmenin hayatını kaybettiği okul saldırısına ilişkin soruşturmada yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Okul müdürü, müdür yardımcısı ve iki öğretmen hakkında soruşturma izni verildi. İnceleme raporunda, yöneticilerin saldırı sırasında okulu terk ettiği, bir öğretmenin öğrencilerini uyarmadan kaçtığı ve rehber öğretmenin iki ay önceden yapılan uyarılara rağmen önlem almadığı belirtildi.

Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda 15 Nisan'da yaşanan ve Türkiye'yi yasa boğan silahlı saldırıyla ilgili yeni gelişmeler yaşandı. Sekizinci sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli tarafından gerçekleştirilen saldırıda öğretmen Ayla Kara ve 9 öğrenci yaşamını yitirirken, 15 öğrenci de yaralanmıştı.

Olayın ardından Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında okul müdürü C.K., müdür yardımcısı F.B., öğretmen A.T. ve rehber öğretmen E.İ.'nin saldırı öncesindeki ve sırasındaki sorumlulukları incelemeye alındı.

Yapılan değerlendirmeler sonucunda dört eğitim personeli hakkında soruşturma yürütülmesine izin verildi.

Dört Okul Çalışanı Hakkında Soruşturma Yolu Açıldı

Onikişubat Kaymakamlığı, Milli Eğitim Bakanlığı müfettişlerinin hazırladığı raporları, savcılığın yazılarını ve Kahramanmaraş Valiliğince gerçekleştirilen ön incelemenin sonuçlarını değerlendirdi.

4483 sayılı Kanun kapsamında yapılan incelemenin ardından okul müdürü C.K., müdür yardımcısı F.B., öğretmen A.T. ve rehber öğretmen E.İ. hakkında soruşturma izni verilmesi kararlaştırıldı.

Söz konusu personelin eylemlerinin "terk", "suçu bildirmeme" ve "görevi kötüye kullanma" suçları yönünden değerlendirilmesi gündeme geldi.

Okul Yöneticilerinin Saldırıyı Görüp Binadan Ayrıldığı Belirlendi

Kaymakamlığın kararında yer alan bilgilere göre, okul müdürü C.K. ile müdür yardımcısı F.B., silah seslerini duyduktan sonra zemin kattan birinci kattaki koridor girişine yöneldi.

İki yöneticinin, öğrencinin silahlı saldırı gerçekleştirdiğini gördükten sonra okulun dışına çıktığı güvenlik kamerası görüntüleriyle tespit edildi.

Müdür ve müdür yardımcısının verdikleri ifadelerde de binadan ayrıldıklarını doğruladıkları belirtildi.

İnceleme raporunda, okul yönetiminin öğrencilerin güvenliğini sağlamak için gerekli tedbirleri alma sorumluluğuna dikkat çekildi.

Öğrencilerin Tahliyesini Organize Etmedikleri Değerlendirildi

Soruşturma izni kararında, okul yöneticilerinin saldırganla doğrudan mücadele etmelerinin beklenmediği ancak mevcut şartlarda öğrencilerin korunması için gerekli girişimlerde bulunmaları gerektiği vurgulandı.

Özellikle 5/D sınıfındaki öğrenciler başta olmak üzere okulda bulunan çocukların güvenli alanlara yönlendirilmesi, tahliyelerinin sağlanması veya bu sürecin organize edilmesi gerektiği ifade edildi.

Raporda, müdür ve müdür yardımcısının bu adımları atmadan okuldan ayrıldığı belirtildi.

İki yöneticinin binadan çıktıktan sonra 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarda bulundukları da kayıtlara geçti. Ancak bu durumun, öğrencilerin güvenliğini sağlamaya yönelik diğer hukuki yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığı değerlendirmesi yapıldı.

Bir Öğretmenin Sınıftaki Çocukları Uyarmadan Kaçtığı Tespit Edildi

Hakkında soruşturma izni verilen isimlerden biri de Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni A.T. oldu.

İnceleme raporuna göre A.T., saldırı sırasında görev yaptığı 5/G sınıfında silah seslerini duydu. Kapıyı aralayarak koridordaki durumu kontrol eden öğretmen, silahlı saldırı yaşandığını fark etmesinin ardından öğrencilerine herhangi bir uyarıda bulunmadan zemin kata doğru koştu.

Öğretmenin ifadesinde de bu davranışını doğruladığı aktarıldı.

Kararda, sınıftaki öğrencilerin yaşları nedeniyle böylesine tehlikeli bir durumda kendi güvenliklerini sağlamakta yetersiz kalabilecekleri vurgulandı.

Bu nedenle öğretmenin davranışlarının Türk Ceza Kanunu'nun 97. maddesinde düzenlenen "terk" suçu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin adli makamlarca araştırılması gerektiği belirtildi.

Saldırıdan İki Ay Önce Rehber Öğretmene Uyarı Yapılmış

Ön incelemenin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise saldırgan öğrencinin daha önce sergilediği davranışlara ilişkin ortaya çıkan bilgiler oldu.

Rapora göre, İsa Aras Mersinli'nin şiddet eğilimi gösterdiği, sınıf arkadaşları tarafından saldırıdan yaklaşık iki ay önce rehber öğretmen E.İ.'ye bildirildi.

Öğrencilerin bu endişelerini rehber öğretmene kısa bir görüşme sırasında aktardıkları belirlendi.

Emniyette birbirleriyle iletişim kurma imkânı olmadan ifade veren öğrencilerin benzer anlatımlarda bulunmaları, söz konusu uyarının yapıldığını destekleyen bir bulgu olarak değerlendirildi.

Saldırgan Öğrenciye Daha Önce 29 Kez Rehberlik Hizmeti Verilmiş

İnceleme kapsamında saldırıyı gerçekleştiren öğrenciye daha önce 29 kez rehberlik hizmeti sunulduğu bilgisine ulaşıldı.

Rehber öğretmen E.İ.'nin, öğrencinin kendisine zarar verici davranışlarından ve arkadaşlarının saldırı ihtimaline ilişkin kaygılarından haberdar olduğu halde gerekli girişimleri yapmadığı değerlendirmesine yer verildi.

Raporda, bu durumun 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında ele alınması gerektiği ifade edildi.

Rehber öğretmenin, saldırgan öğrencinin anne ve babasının kamu görevlisi olmasından hareketle ailenin yeterli bilinç düzeyine sahip olduğunu varsaydığı belirtildi. Kaymakamlık kararında bu yaklaşım, bildirim yükümlülüğünün ihlali yönünden değerlendirildi.

Öğretmenin ihmali olduğu belirtilen davranışlarıyla saldırıda meydana gelen ölüm ve yaralanmalar arasında hukuki bir nedensellik bağı bulunup bulunmadığının yargı makamlarınca araştırılması gerektiği kaydedildi.

Soruşturma Kararına İtiraz Edilebilecek

Onikişubat Kaymakamlığının dört personel hakkında verdiği soruşturma izni kararına karşı Gaziantep Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilecek.

Karar, okul çalışanlarının saldırı öncesinde ve olay sırasında üstlendikleri sorumlulukların adli makamlar tarafından incelenmesine imkân tanıyor.

Soruşturma izni verilmesi, ilgili personelin suçlu bulunduğu anlamına gelmezken olası cezai sorumlulukların yargı sürecinde değerlendirilmesi bekleniyor.

Hayatını Kaybeden Öğrencilerin Ailelerinden Kapsamlı İnceleme Talebi

Saldırıda yaşamını yitiren ve yaralanan öğrencilerin ailelerini temsil eden avukat Furkan Mehmet Cinkara, verilen soruşturma izni kararının önemli olduğunu ancak incelemenin yalnızca dört okul çalışanıyla sınırlandırılmaması gerektiğini söyledi.

Ailelerin yaşadıkları acının devam ettiğini belirten Cinkara, olayda ihmali veya sorumluluğu bulunan herkesin tespit edilmesini istediklerini ifade etti.

Cinkara, okulun fiziki koşullarının, güvenlik tedbirlerinin ve denetim mekanizmalarının da ayrıntılı şekilde araştırılması gerektiğine dikkat çekti.

Okulun Yangın Merdiveni ve Kaçış Yolları da İncelensin Çağrısı

Avukat Cinkara, okulda bulunan yangın merdivenleri ile acil çıkış ve tahliye yollarının yeterliliğinin araştırılmasını talep etti.

Varsa güvenlik eksikliklerinin neden daha önce belirlenmediğinin ve gerekli önlemlerin niçin alınmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti.

Ayrıca Şanlıurfa'da yaşanan benzer bir olayın ardından bölgedeki eğitim kurumlarında hangi güvenlik tedbirlerinin uygulandığının da incelenmesini istedi.

Cinkara, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İl Emniyet Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen risk değerlendirmelerinin ve denetim çalışmalarının soruşturmada ele alınması gerektiğini vurguladı.

Ailelerin Avukatı: Sorumluluğu Bulunan Herkes Hesap Vermeli

Eğitim kurumlarının çocuklar ve öğretmenler için güvenli ortamlar olması gerektiğini belirten Cinkara, devletin bu konuda önemli yükümlülükleri bulunduğunu ifade etti.

Yargı sürecinin titizlikle sürdürülmesini isteyen Cinkara, olayda en küçük ihmali bulunan kişilerin dahi sorumluluklarının ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi.

Benzer faciaların yeniden yaşanmaması için yalnızca bireysel sorumlulukların değil, kurumsal eksikliklerin de araştırılmasının önemine işaret etti.

Rehber Öğretmenin Tanık Olarak Dinlenmesine Daha Önce İtiraz Edilmişti

Kahramanmaraş'taki okul saldırısına ilişkin davanın ilk duruşması, 4 Eylül'de Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmüştü.

Duruşmada rehber öğretmen E.İ. tanık sıfatıyla dinlenmiş, ailelerin avukatı Furkan Mehmet Cinkara ise bu duruma itiraz etmişti.

Cinkara, olayda cezai sorumluluğu bulunabileceği şüphesi taşıyan bir kişinin tanık olarak dinlenmesinin hukuka uygun olmadığını savunarak rehber öğretmen hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istemişti.

Dört okul çalışanı hakkında verilen soruşturma izniyle birlikte, 10 kişinin yaşamını yitirdiği saldırıda olası ihmallerin ve sorumlulukların daha kapsamlı biçimde araştırılmasının önü açılmış oldu.

Kahramanmaraş Okul Saldırısı