Sorunun Kaynağı: "Yarım Sigorta"
Staj ve çıraklık mağdurlarının emekli olamamasının temel nedeni 3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu ve 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'ndaki teknik bir ayrıntıda gizli.
Kısa Vadeli Sigorta: Stajyer ve çıraklar için o dönemde sadece "iş kazası ve meslek hastalığı" ile "hastalık" primleri yatırıldı.
Uzun Vadeli Sigorta: emeklilik için şart olan "malullük, yaşlılık ve ölüm" primleri ise ödenmedi. Bu nedenle devlet, elinizde o tarihe ait bir sigorta kartı olsa bile, o günü "emeklilik başlangıcı" olarak kabul etmiyor.
"Biz Öğrenci Değil, İşçiydik"
Mağdurların en büyük isyanı ise "emek" vurgusu üzerine. Çırak ve stajyerler, sadece okul sıralarında oturmadı; fabrikada, sanayide, atölyede veya ofiste tıpkı bir işçi gibi mesai harcadı, üretim sürecine fiilen katıldı. SGK verilerine göre 2025 sonu itibarıyla Türkiye'de bu durumda olan 1 milyon 900 binden fazla kişi bulunuyor. Bu kişiler, "Fiilen çalıştık, kartımız verildi, numaramız var ama emeklilikte yok sayılıyor" diyerek hak arayışını sürdürüyor.
Çözüm İçin "Askerlik" Modeli Öneriliyor
Peki bu düğüm nasıl çözülür? Uzmanlar ve mağdurlar tek bir formül üzerinde birleşiyor: Borçlanma Hakkı. Tıpkı erkeklerin askerlik süresini, kadınların ise doğum sürelerini borçlanarak (parasını ödeyerek) sigorta günlerine ekletmesi gibi, stajyer ve çıraklara da bu hakkın tanınması isteniyor.
Eğer Meclis'te beklenen yasal düzenleme yapılırsa:
Staj ve çıraklık başlangıç tarihi, "uzun vadeli sigorta başlangıcı" sayılacak.
Kişiler geriye dönük prim borçlarını ödeyerek, sigorta girişlerini öne çekebilecek.
Böylece EYT kapsamına giremeyen yüz binlerce kişi emeklilik hakkı kazanacak.
Mesleki Eğitim İçin De Hayati Önem Taşıyor
Bu sorunun çözülmesi sadece bir emeklilik meselesi değil, aynı zamanda Türkiye'nin "ara eleman" ihtiyacı için de kritik. Gençleri meslek liselerine ve çıraklık okullarına teşvik etmek için, staj döneminin sigortadan sayılması, mesleki eğitimi çok daha cazip hale getirecektir.
Gazeteci Notu: Vatandaşın eline "sigorta girişiniz yapıldı" diye kart verip, yıllar sonra "o kart emeklilikte geçmez" demek, devlet ciddiyetiyle bağdaşmayan bir güven sorunu yaratıyor. Üretimin yükünü omuzlayan çırakların hakkının teslim edilmesi, sosyal devletin bir gereğidir.






