"İntihar" Dediler, "Şaka" Çıktı, Ormana Bırakmışlar!
Duruşmada olayın geçmişi bir kez daha hatırlandı. Sanık Hüseyin Arda Şark, ilk ifadesinde Hiranur’un intihar ettiğini iddia etmiş, ancak polis çapraz sorgusunda gerçeği itiraf etmek zorunda kalmıştı. Şark, ifadesini değiştirerek; "Şakalaşmak amacıyla silahı başına dayadım, boş sanıyordum, patladı" demişti. Korkunç olan detay ise şuydu: Genç kızı vurduktan sonra hemen hastaneye götürmek yerine, paniğe kapılıp önce ağaçlık bir alana bıraktıkları, ardından tekrar alıp hastaneye götürdükleri ortaya çıkmıştı.
Arkadaşından Kritik İtiraf: "Kucağında Silah Fotoğrafı Attı"
Mahkemede tanık olarak dinlenen Hiranur’un yakın arkadaşı M.E., olayın kaza olmayabileceğine dair önemli ipuçları verdi. M.E., mahkemedeki ifadesinde şunları söyledi: "Olay günü Hiranur bana mesaj attı. Hüseyin onu asker eğlencesine çağırmış ama gitmek istemiyordu. Hiranur'u ikna etmek için 'eski sevgilin de burada' yalanını söylemişler. Bana o gün kucağında silah olan bir fotoğraf attı. Silahın kendisine emanet edildiğini ama çok korktuğunu yazdı."
Annenin Feryadı Salonu Buz Kesti
Duruşmanın en can alıcı anı ise Hiranur’un annesi Gülten Tan’ın söz aldığı dakikalardı. Kızının basit bir kaza kurşununa kurban gitmediğini savunan acılı anne, iddialarını bir adım ileri taşıdı. Gözyaşları içinde konuşan anne Tan; "Benim kızım cinayete kurban gitti. Kızım bir uyuşturucu çetesinin eline düştü. Onlar sadece Hiranur'u öldürmedi; beni, abisini, kardeşini, hepimizi öldürdüler. Şikayetçiyim, en ağır cezayı almalarını istiyorum" diyerek isyan etti.
Mahkeme HTS Kayıtlarını İstedi
Sanıklar suçlamaları reddedip tahliye talep ederken, mahkeme heyeti bu talebi reddetti. Olay günü sanıkların kimlerle görüştüğünün tespiti için HTS (telefon trafiği) kayıtlarındaki kişilerin dinlenmesine karar verildi. Duruşma, eksiklerin giderilmesi için ileri bir tarihe ertelendi.
Gazeteci Notu: 16 yaşında bir kız çocuğunun yeri okul sırasıdır, bir otomobilin arka koltuğunda, kucağında emanet silahla gezmek değil. "Şakalaşıyorduk" savunması, gencecik bir hayatın solup gitmesini hafifletemez. Uyuşturucu ve bireysel silahlanma bataklığına saplanan gençlerimiz için bu dava, bir uyarı niteliği taşıyor. Sürecin takipçisi olacağız.







