Toz Pembe Hayaller Yalan Oldu
Mahfi

Toz Pembe Hayaller Yalan Oldu

Reklam

Hepimiz, yaşam yolculuğumuza toz pembe hayallerle başladık. Toz pembe gördüğümüz dünyanın toz pembe hayalleri. Ancak dünya, toz pembe gördüğümüz dünya değildi. Onun gerçekleriyle toz pembe hayallerimiz birbirinden çok farklıydı. Yaşamın kendine ait o acımasız gerçeklerini hissettikçe toz pembe hayallerimizle yollarımız ayrıldı. Toz pembe hayallerimizin elinden yeniden tutmak istesek de yollarımız bir kez ayrılmıştı. Toz pembe hayallerimizin gittiği yolun önü açıkken, bizim gittiğimiz yolun sonu çıkmazdı. Ve şimdilerde o çıkmaz yolun sonunda çaresizce yaşıyoruz.  

Yaşamlarımızda işimiz zor değil, imkansız. Belki de bu imkansızlığın farkında olduğumuz için yaşamla mücadele etmiyoruz. Hani boşa kürek çekmemek için. Her şeyi akışına bırakmışız da polyannacılık yaparak kendimizi avutuyoruz.

Gençliğimizde yaşamımıza heyecan katan toz pembe hayallerimiz, tıpkı gençliğimiz gibi avucumuzun içerisinden kayıp gittiler. Olmak istediğimiz insanın peşinden gidemediğimiz, itiraf etmek gerekirse gitmekten korktuğumuz için bugünkü mutsuz ve huzursuz yaşantımızı hak ettik. Hem de fazlasıyla.

Şöyle bir geçmişe doğru yolculuk yaptığımız zaman bizlere öğretilen en önemli şey korkmaktı. Olmak istediğimiz insanın peşine düşersek toplumdan dışlanmakla, gelecekte işsiz ve güçsüz berdoş biri olmakla korkutulduk. Bu korkuyu bir türlü yenemediğimiz için olmak istediğimiz insanın peşine düşemedik. Pembe hayallerimizle yollarımızı ayırdık. Şimdilerde belki karnımız tok, sırtımız pek ama ruhumuz berdoş.

Bir de evlatlarımız var. Canımızdan çok sevdiğimiz, gözümüzden sakındığımız evlatlarımız. Zamanında yüreğimize salınan korkuyu bizler de onların yüreğine salıyoruz. Onların toz pembe hayalleri ile olan yollarını ayırmak için elimizden geleni yapıyoruz. Hem de sırf kendi bencilliğimiz yüzünden kendileri olmalarına izin vermiyoruz.

‘Toplum ne der?’

Bu sorunun yüreğimize saldığı korku ile içimizdeki insanı bir türlü özgür bırakamadık. İçimizdeki insan, yüreğimize örülen ve ördüğümüz korku duvarları arasında mahpus iken gözlerimizden dökülen kederli yaşlar, hiçbir derdimize derman olmayacaktır.

Gönlümüz ne kadar dertli, ne kadar kırık olsa da yaşama el uzatmalıyız. İçimizdeki korku duvarlarını yıkmalı, kendimize güvenmeli ve birazda ‘Su akar, yolunu bulur’ bilinci içerisinde yaşamalıyız.      

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Yemekteyiz'de 16 Kasım 2018 Haftanın Birincisi Kim Oldu? Yemekteyiz 16 Kasım 2018 Puanlama
Yemekteyiz'de 16 Kasım 2018 Haftanın Birincisi Kim Oldu? Yemekteyiz 16 Kasım 2018 Puanlama
Gelinim Mutfakta 16 Kasım 2018 Haftanın Birincisi Kim Oldu? 16 Kasım Gelinim Mutfakta Kim Elendi?
Gelinim Mutfakta 16 Kasım 2018 Haftanın Birincisi Kim Oldu? 16 Kasım Gelinim Mutfakta Kim Elendi?