Toprak
Mahfi

Toprak

Reklam

Elime bir avuç toprak aldıktan sonra “İnsanın özü neden topraktır?” diye düşünmeye başladım.

Aklıma ilk gelen toprağın cömertliği oldu. Hepimiz toprak kadar cömert olabilseydik hiçbirimiz de kibirden eser olmazdı.

Daha sonra toprağın zarifliği geldi aklıma. Toprak, insanoğlunun bütün hatalarını, kusurlarını, kötülüklerini, gururunun yol açtığı rezilliği, yüzüne taktığı ve herkesten gizlemeye çalıştığı maskeleri yani iki yüzlülüğü, riyakarlığı örtecek kadar zarifti. Hangimiz, toprak kadar zarif olabiliriz ki? Bu nefis bizdeyken istesek de olamayız.

Toprağın olgunluğuna değinmeden geçmek elbette olmaz. İnsanlar, eskiden kazma kürekle, günümüzde ise bin bir teknolojik aletle toprağın üzerinde adeta tepindiği halde toprak, insana hoşgörü ile muamele etmekte. Örneğin biz, toprağın üzerine bok atarız, toprak onu gübre olarak kullanır ve bize daha lezzetli ve vitaminli besinler verir. Oysa birisi, bize çamur atsın hemen kıyameti koparıveririz. Karşımızdaki kişiye olgun yaklaşarak, hoşgörü ile muamele ederek hatasını anlatmaya çalışmak hiç aklımıza gelmez. Bu yüzden bir başkadır toprak gibi olgun ve hoşgörülü olmak.

İnsanoğlu için toprakta gizli olan en önemli örneklerden birisi de toprağın adaletidir. Toprak hakkettiği kadar verir insanoğluna. Kimse, toprağa ektiğinden daha fazlasını alamaz. Ne kadar ektiysen o kadarını verir toprak sana. Yani padişah da olsa kimseye torpil geçmez. Biz insanoğlu, toprak kadar adaletli olabilseydik eğer dünya bugün kan değil, gül kokardı. İnsanların yüreğinde nefret değil, sevgi hakim olurdu.

İnsanlar bize değer versin diye her gün bin bir şaklabanlık yaparız ya topraktan ibret alsaydık bu şaklabanlıkların hiçbirisine gerek kalmazdı. Çünkü toprağa ne kadar değer verirsen, toprak da sana o kadar değer verir. Yani karşımızdaki insanın bize değer vermesi için ona değer vermemiz yeterlidir. Sonuçta insanları ayakta karşılayan ayakta karşılanır.

Hepimiz, ailemizden, amirlerimizden, arkadaşlarımızdan övgü, takdir, iltifat bekleriz. Bir iş başardığımız zaman önemli ya da önemsiz olsun alkışlanmak isteriz. Oysa toprak. Toprağın ne övgüye, ne takdire, ne alkışlanmaya, ne de iltifata ihtiyacı vardır. Tabiri caizse işini yapar geçer. Yaptığı işi de insanların başına kakarak kendini yüceltmek, insanları aşağılamak gibi derdi de yoktur. O zengine de verir, fakire de verir. Yeter ki insanoğlu eksin, biçsin ve ilgilensin.

Bir de toprağın sadeliği üzerine fikir beyan etmek gerekir. Toprak o kadar sadedir ki doğallığından hiçbir şey kaybetmemiştir. Oysa bizler, ne kadar da gösterişliyiz. Boğazımızdan taviz veririz de gösterişimizden vermeyiz. İşte nefsimizin esiri olduğumuzun delaletlerinden biri. Şöyle bir kendimize baktığımızda doğallığımızdan, sadeliğimizden eser kalmamış. Tamamen yapmacık olmuşuz. Özümüzü yitirmişiz.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
MasterChef Türkiye'den Diskalifiye Edilen Murat Özdemir'den Açıklama: Şu Geldiğim Hale Bak
MasterChef Türkiye'den Diskalifiye Edilen Murat Özdemir'den Açıklama: Şu Geldiğim Hale Bak
Mehmet Ali Erbil'den Kötü Haber! Yeniden Cihaza Bağlandı
Mehmet Ali Erbil'den Kötü Haber! Yeniden Cihaza Bağlandı