Zincir
Mahfi

Zincir

Reklam
Yaşamasını bilmediğimiz için yaşamlarımızın katiliyiz. Devrinde kullanılmayan bir araba gibi yaşantılarımız hararet yapmış. Bu hararetin yol açtığı hayvansı sıcaklık ise yaşantılarımızı kavuruyor. 
 
Yaşamlarımızın efendisi olmak yerine uşağı olmayı tercih etmişiz. Yaşamdaki her küçük şeyin kaybolacağına, büyük şeylerin ise şekillerinin dahi bozulmayacağına inandırıldığımızdan dolayı yaşam felsefemiz yanlış. Yaşam felsefemiz yanlış olduğu içinde iç içe geçmiş yaşamsal değerleri göremediğimizden dolayı yaşam yorgunu olduğumuzdan kendimizi kızağa çekmekle kalmamış, yaşam denizine bir daha açılmamak için kendimizi çok sağlam şekilde zincirlemişiz. 
 
Eskiden kadırgalarda kürek mahkumları vardı. Bu kürek mahkumları özellikle ağır ve azılı suçlulardan seçilirdi. Kadırgaların banklarına zincirlenen bu mahkumlar, bulundukları yerden ayrılamazlardı. Bu öylesine iğrenç, öylesine pis bir azaptı ki insana yaşadığı her gün için lanet ettirirdi. Adeta canlı canlı mezara konan bu mahkumlara verilen bu ceza ölümden daha korkunçtu. Azıkları ise su ve ekmekten ibaretti. Acıları her geçen gün katmerlenen bu mahkumlar, zamanla öyle hale gelirler ki hayvan bile onları gördüğünde haline şükreder. 
 
Yaşam, insanın eline bir kez geçen bir fırsattır. İnsan, bu fırsatı iradesini kullanarak en iyi şekilde değerlendirebileceği gibi kendilerini ayrıştırarak kendilerinin dahi lanet edebileceği bir hayat yaşayabilirler. Bu fırsat, iyi değerlendirilemeyip heba edildiği takdirde yaşamın, bu kürek mahkumlarının yaşamından hiçbir farkı kalmaz. Yaşam, içerisinde çırpınılan bir bataklığa dönüşür. O bataklığın içerisinde çırpındıkça çevremizden bize uzanan elleri de o bataklığa çekeriz. Yani acı çektikçe dostlarımıza da acı veririz. 
 
İnsan, korkularının yükünü artık taşıyamıyor. Korkularına karşı savaşarak kendini savunan insan, enerjisini yitirdi. Enerjisini yitiren insan ile iletişime geçmek ise imkansızdır. 
 
İnsanların kendilerini sıkı sıkıya bağladığı en sağlam zincirin adı ise paradır. Bu zincir, en başta ahlakımızı temelinden sarstı. Çünkü ahlakın temeli acımadır. Günümüzde ise kimse kimseye acımıyor. Ahlakın sarsıldığı toplumlarda ise insanlar, toplumla arasına bentler kor. Sırf kendini korumak ve zincirle bağlı olduğu yaşam sahasında kendini güvende hissetmek için. Egoist duygularla örülen bu bentlerin yıkılması ve insanların zincirlerini kırarak kendi sınırlarının dışına çıkması için ruhlarına ne kadar büyük acı verirse versin bu bentleri yıkması gerekir. 
 
Koylar sığ olduğundan dolayı özgürlüğü koylarda arayan insanlar, hiçbir zaman özgür bir ruha sahip olamamışlardır. Özgürlüğün gizemi açık denizlerdedir. Açık denizlere açılmak için ise sağlam bir kişiliğe sahip olmak gerekir. Sağlam bir kişilik için ise öncelikle çelişkilerimizin üstesinden gelmeliyiz.        
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Tayland'da Sivrisinekten Virüs Kapan Leyla Bilginel İstanbul'a Getirildi
Tayland'da Sivrisinekten Virüs Kapan Leyla Bilginel İstanbul'a Getirildi
Sakarya’da İmam Cinayete Kurban Gitti
Sakarya’da İmam Cinayete Kurban Gitti