Masalsı Bir Yaşam

Masalsı Bir Yaşam

Her insan, kendi yolunu kendisi çizer. Bataklığın içerisinde yetişen bir insan dahi zirveye ulaşabilir. Yeter ki kendine güvensin, ideallerine olan inancını yitirmesin. Kendi sessiz limanında kendisini geliştirsin. Yaşamındaki önceliği kendisini eğitmek olsun.

Paranın olmadığı bir yerde bilginin hiçbir değerinin olmaması insanlığın gelişimini engelleyen yegane sebeptir. Bir insanın ekonomisi ciddi bir şekilde yaralanabilir. Önemli olan ekonomisinin aldığı yara değildir. Çünkü bir insanın esas sermayesi kendisine yaptığı yatırımdır. Ekonomi sadece bir araçtır. Bugün bozulur, yarın eskisinden daha iyi olur. Kendisine yatırım yapmış bir insan, ekonomik ya da başka bir nedenden ötürü yaşamında zor günler geçirse de yaptığı doğru reformlarla yaşamındaki refah seviyesini yeniden yükseltebilir.

Günümüzde her insanın hayalinde masalsı bir yaşam vardır. Böylesine bir yaşama ulaşabilmenin yolunun ise iyi bir ekonomiden geçtiği düşünülür. Bu nedenle olacak ki günümüz insanları, kendilerini sadece ekonomiye kitlemişler. Ancak iyi bir ekonomik durumla elde edilen yüksek refah seviyesi asla mutluluğun teminatı olamaz. Örneğin dünyanın en mutlu ve huzurlu ülkesi olan Finlandiya, aynı zamanda intihar vakalarının en fazla görüldüğü ülkedir. Bu bilgi size fazlasıyla şaşırtıcı gelse de intihar vakalarının altında yatan asıl neden yalnızlık hissidir. Ekonomik refah seviyesi yüksek olan Finlandiya’da zayıf aile bağları hem gençleri, hem de yetişkinleri yalnızlaştırıyor. Yalnızlık psikolojisinin insanı ittiği son nokta ise intihar oluyor. Paranın tek başına saadet getirmeyeceğine bundan daha somut bir örnek bulunamaz.

Masalsı bir yaşamın öncelikli, hatta olmazsa olmaz şartı kuvvetli aile bağlarıdır. Bizler ise kuvvetli aile bağlarını zayıflatarak, ekonomik açıdan kuvvetli olup masalsı yaşama ulaşmanın peşindeyiz. Kapitalist sistemin bu oyununa gelirsek, ekonomik açıdan kuvvetli olsak da sonumuz Finlandiya halkı gibi yalnızlık olur. Öyle ki derdimizi anlatacak bir tek dost dahi bulamayınca çareyi ölümde arayabiliriz.

Günümüzde metropollere sıkışan insanların, masalsı bir yaşama ulaşma şansları neredeyse hiç yoktur. Metropollerin kendine özgü sistemi içerisinde yaşayan insanların ömürleri o kadar gereksiz koşuşturmalar içerisinde geçiyor ki kendileri bile yaşadıkları hayata bir anlam veremiyorlar. Ömürlerinin önemli bir kısmı kendilerinden kaçmakla geçiyor. Vicdanlarının rahatsız olmaması için içlerindeki haykırışlara karşı sağır olmuşlar. Hal böyle olunca da masalsı bir yaşam, onlar için bir ütopya oluyor.    

Metropoller dışında durum farklı mı?

Önceleri durum çok farklıydı. Ancak teknolojinin gelişimiyle birlikte fazlada bir farklılık kaldığı söylenemez. Omuz omuza dayanışma içerisinde olanların parmakla gösterildiği bir toplum haline geldiysek evlatlarımıza bırakacağımız dünyanın acımasızlığını varın siz düşünün.   

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Müge Anlı 14 Mayıs 2019 Canlı Yayında Çileden Çıktı: Sen Bunu Dayının Karısına Nasıl Yaparsın Oğlum!
Müge Anlı 14 Mayıs 2019 Canlı Yayında Çileden Çıktı: Sen Bunu Dayının Karısına Nasıl Yaparsın Oğlum!
Dilber Ay’ın Yaşadığı Mahalleye Ölüm Haberinin Ardından Hüzün Çöktü
Dilber Ay’ın Yaşadığı Mahalleye Ölüm Haberinin Ardından Hüzün Çöktü