Düşüncenin Gücü

Düşüncenin Gücü

Düşüncenin gücü zayıfladığından beri insanlık bir boğulma hissi yaşıyor. İnsanlığın üzerine çöken ağırlık maddi ve manevi anlamda yaşamların en derin noktalarına dahi tesir etmiş. Yaşadığı devirde olup bitenlere bir açıklık getiremeyen insanlık, geleceğinden kaygılı. Öyle ki yaşadığım her şey bir kabus olsa ve uyandığımda her şey düzelse modunda.

İnsanlığın çok kısa bir zaman içerisinde kat ettiği teknolojik gelişme insanlığın üzerine adeta ölü toprağı serpti. Suların tastan içildiği dönemde üreten, hayatı verimli yaşayan insanlık, teknoloji ile birlikte adeta tükendi. Özellikle manevi açıdan büyük bir buhran yaşayan insanlar, her şeye isyan eder hale geldiler. Bu isyana, manevi yoksunluğun dışa vurumu desek daha doğru olur.  

Aslında kendi zaaflarının kurbanı olan insanlığa hayat hak ettiği muameleyi yapıyor. Örneğin birlik ve beraberlik içerisinde olamayan insanları, hayat yapayalnız bırakıyordu. İçlerinde kıyamet kopsa da dertlerini anlatacak bir dostları yok. Bu yüzden bir tarafları hep eksik. Paraları ile kendilerini güvene almaya çalışıyorlar. Hal böyle olunca da raflarda tozlanan kitaplar gibi değerleri bilinmeden yitip gidiyorlar.

Düşünce gücünü yitiren insanoğlu çıkmaz sokaklarda buldu kendisini. Yaşama bir yerlerden başlayabilmek için gittiği yolları geri döndü. Ancak düşünce gücünü yitrdiğinin farkında olmadığı için gittiği yolların sonu hep çıkmaz sokak olunca kendi elleriyle kördüğüm ettiği yaşamını korkak adımlarla yaşamaya başladı.

Herkesin iyi bir hayat yaşamak istediği şu dünyada yaşam, herkese aynı fırsatları sunmuyor. Kiminin ayağına gelen fırsatlar, kiminden de adeta kaçıyor. İnsanoğlu, özünde adaletsizlik olan yaşamda adalet ararken yitirdi benliğini. Yüreğini yakıp kavuran acılarına daha fazla dayanamayınca çareyi düşünce gücünü uyutmakta buldu. Ancak düşünce gücü mışıl mışıl uyusa da kendisi yine rahat uyuyamadı. Çünkü vicdanından gelen boğuk bir haykırış kendisini rahatsız ediyordu. Yüreğindeki yangına varil varil benzin döken bu haykırışa karşı kulaklarını bir türlü sağır edemiyordu.  

İnsanoğlu, ne olursa olsun düşünce gücüyle yaşamaktan vazgeçmemeli. Devekuşu gibi başını kuma gömerek yaşamak, yaşamdaki hiçbir soruna çözüm getirmeyecektir. Tam aksine ‘Her başarısızlık, yeni bir başarıya gebedir.’ sözünden hareketle düşünce gücünden istifade edilerek yeni arayışlar içerisinde olunmalıdır. Önemli olan kapitalist sömürü düzeninin bir parçası haline gelmeden, görünenin ardındaki gerçeği görebilmektir. Yani haysiyetsizce şık elbise giyenler değil, haysiyetinden dolayı yamalı pantol giyenler yaşamayı hak ederler.  

           

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Müge Anlı 14 Mayıs 2019 Canlı Yayında Çileden Çıktı: Sen Bunu Dayının Karısına Nasıl Yaparsın Oğlum!
Müge Anlı 14 Mayıs 2019 Canlı Yayında Çileden Çıktı: Sen Bunu Dayının Karısına Nasıl Yaparsın Oğlum!
Dilber Ay’ın Yaşadığı Mahalleye Ölüm Haberinin Ardından Hüzün Çöktü
Dilber Ay’ın Yaşadığı Mahalleye Ölüm Haberinin Ardından Hüzün Çöktü