Çınar Ağacı
Mahfi

Çınar Ağacı

Reklam

Bedenim mi yorgun yoksa ruhum mu?

Bir türlü karar veremiyorum. Bildiğim tek şey yorgun olduğum. Sanki göremediğim bir şeyler ahtapot gibi sarmış etrafımı da elim kolum bağlı kıpırdayamıyorum. Yaşamımda olan biten her şeyin farkındayım da düzeltmeye gücüm yoktur.

Dün aynada gözlerimin derinliklerine inmeye çalıştım. Birden ürperdim. Korktum. Bir daha açılmamak üzere kapanmak istiyorlardı. Gözlerim yorgun olanın ruhum olduğunu söylüyordu. Yaşam, ruhumu öyle bir hırpalamış, ordan oraya acımasızca savurmuştu ki bir kıyameti daha kaldıracak takat yoktu.

İçimizle dışımız bir değil maalesef. Dışımız süslü, püslü, zarafette sınır tanımıyoruz ama içimiz kof. Kafamızın dışının kel kalmaması ve şeklimizin bozulmaması için dünya para harcıyoruz da boş olan kafamızın içini bilgiyle donatmak için kitaplara kuruş para harcamıyoruz. Dışımız yemyeşil bir baharı andırırken içimiz bozkırı andırıyor.

Kendimizi yetiştirerek içimizdeki bozkırı yeşertmek için hiçbir çaba sarf etmiyoruz. Baharın coşkusunu, güneşin sıcaklığını ruhumuzda hissedemiyoruz. Her anımız kaygı ve endişe içerisinde geçiyor. Bencilliğimizin bizi sürüklediği felaket içerisinde hep çile çekiyoruz. El ele verip geleceğimize yönelik neler yapabiliriz diye düşünmüyoruz. Ruhumuzu kemiren fesatlık, kıskançlık bizleri, birbirimize düşman kılmış.

Nefes alıyoruz ama aslında alamıyoruz. Gözlerimiz görüyor ama aslında körüz. İnsanların, kendilerini hakikate kapattığı bir dünyada çiçeklerin boynu bükük, tomurcuklar açmamak için direniyor. İnsanların, kendilerini hakikate kapattığı bir dünyada güzellikler anlamını yitiriyor.

Bu düşünceler içerisinde yürürken gözüme bir çınar ağacı çarptı. Yıllara meydan okumuş, dimdik ve dipdiri ayakta duruyordu. Sanki yıllar, ondan hiçbir şey çalamamıştı.

Çınar ağacının karşısına dikildim ve ona şu soruyu sordum:

Bu işin sırrı ne?

Çınar, ‘Hangi işin sırrı?’ dedi.

‘Yıllara karşı böyle nasıl direnebildin? Nasıl dimdik ayakta durabiliyorsun?’ dedim.

Çok duygulandı çınar ağacı. Ağlamamak için kendisini zor tuttu ve anlatmaya başladı:

“Sen bakma böyle dimdik ayakta durduğuma. Çınar ağacı olduğumdan dolayı birçok insan, gölgeme sığınmak için beni ziyaret eder. Ama insanların aciz ve mutsuz hallerini gördükçe gövdem parçalanacakmış gibi oluyor. İnsanlar, içlerindeki doğa sevgisini yitirmişler. Çiçeklerin, ağaçların, yeşilliğin kıymetini bilmiyorlar. Her tarafı betonlaştırıyorlar. Çöplerini etrafa saçıyorlar. Etraflarını ayrık otları sarmış insanların, benizleri solmuş ve sararmış. Gençler, yeni trend diyerek kendi bildiklerini okuyorlar. Yaşamda görmüş, geçirmiş büyüklerinin sözlerini dinlemiyorlar. İnsanlar, aslında kaybettiklerini arıyorlar ama yanlış adreste arıyorlar. Güzellikler içerisinde yaşıyorlar ama o güzelliklerin hiçbirisinin farkında değiller. Varmak istedikleri bir hedefleri yoktur. Kuş gibi özgür olmak istiyorlar ama yükseklik korkuları var.”

Çınar ağacının anlattıklarına daha fazla dayanamadım ve sadece sus dedim. Çınar ağacı sustu da içimdeki sesi nasıl susturacaktım?   

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Yemekteyiz'de 16 Kasım 2018 Haftanın Birincisi Kim Oldu? Yemekteyiz 16 Kasım 2018 Puanlama
Yemekteyiz'de 16 Kasım 2018 Haftanın Birincisi Kim Oldu? Yemekteyiz 16 Kasım 2018 Puanlama
Gelinim Mutfakta 16 Kasım 2018 Haftanın Birincisi Kim Oldu? 16 Kasım Gelinim Mutfakta Kim Elendi?
Gelinim Mutfakta 16 Kasım 2018 Haftanın Birincisi Kim Oldu? 16 Kasım Gelinim Mutfakta Kim Elendi?