Asi Bir Rüzgar

Asi Bir Rüzgar

Anadolu bozkırlarının yiğit kızı. Yüreği kıpır kıpır. Yaşamın ahenge dönüştüğü, insanların yüreğine dokunulduğu zaman gerçekten yaşanılacağına inanan, samimi bir dünyası vardı. Ona göre yaşamak sadece nefes almak değildi. Daha fazlasıydı. Hatta daha daha fazlası...

İnsanın, duygularını ifade etmesi için birçok yol olduğunu düşünüyordu. Bu kadar yol içerisinde duygularını ifade edemiyorsa bir insan ancak zavallı olabilirdi. Konuşarak ifade edemiyorsa davranışlarıyla, davranışlarıyla ifade edemiyorsa yazıyla, müzikle, şiirle...

Hayatında en fazla şaşırdığı şey ise yaşamın insanları istediği şekilde eğip bükmesiydi. Oysa yaşam karşısında güçlü olan insandı. İnsan, yaşamı istediği şekilde eğip bükmeli, yaşamına yön verebilmeliydi.

Yaşamında farkında olduğu en acı şey ise insanı, yaşam karşısında zayıf düşürenin sevgisizlik olduğuydu. İnsan, yaşamını sevgiyle harmanlayamadıktan sonra yaşamın bileğini bükemezdi. Yaşam ve sevgi arasındaki güçlü bağdan ilham alan insanın, yaşamın kulağına güzel şeyler fısıldayabileceğine inanıyordu. Anadolunun yiğit kızını yaşam karşısında güçlü kılanda sevgiden başka bir şey değildi.

Onun hayat felsefesinde ‘Bir insanın yaşamı ne kadar kaliteli olursa olsun, diğer insanlara etki etmiyorsa kalitesizdir.’ anlayışı hakimdi. İnsan, kalitesini sözleriyle, davranışlarıyla ya da yazılarıyla konuşturarak insanlığa etki etmeliydi. Kaliteli olduğuna olan yüksek inancından dolayı kendisini toplumdan soyutlayan insanın, onun gözünde beş para dahi değeri yoktu.

Bir insanı gerçek manada tanımak için onun iç dünyasına inmek gerekirdi. Büyüklerinden bu sözü çok duymuştu. Bir insanın sadece dış dünyasıyla değerlendirilmesi telafisi olmayan hatalara yol açabilirdi. Bu yüzden bir insanın yaşadığı hayatın havasını soluyabilmesine çok önem verirdi. Günümüzde ağırlıklı olarak maddi alana göre yaşayan insanlığın tükenmesi ise ona göre tesadüf değildi.

Ona göre günümüz dünyasında katledilen insanlıktı. Lüks yaşama özendirilen insanlar, adeta insanlığını yitiriyordu. İnsanlığı yalnızlaştıran ise geçmiş ile olan zincirlerin koparılmasıydı. İnsanlığın yaşamına eşya hakim olmaya başladığından beri asi bir rüzgar insanlığa dair ne varsa süpürdü.

Anadolu bozkırlarının yiğit kızının en büyük korkusu ise o asi rüzgarın günün birinde evlere girerek ailevi değerleri savurmasıydı. O, bu kabusu yaşamaktansa ölmeyi tercih ederdi.   

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Müge Anlı 14 Mayıs 2019 Canlı Yayında Çileden Çıktı: Sen Bunu Dayının Karısına Nasıl Yaparsın Oğlum!
Müge Anlı 14 Mayıs 2019 Canlı Yayında Çileden Çıktı: Sen Bunu Dayının Karısına Nasıl Yaparsın Oğlum!
Dilber Ay’ın Yaşadığı Mahalleye Ölüm Haberinin Ardından Hüzün Çöktü
Dilber Ay’ın Yaşadığı Mahalleye Ölüm Haberinin Ardından Hüzün Çöktü