escort izmir

kaçak iddaa kaçak bahis güvenilir bahis siteleri iddaa siteleri en iyi bahis siteleri illegal bahis en iyi canlı bahis siteleri casino siteleri canlı bahis siteleri ensobet üyelik bonus veren siteler

Acıları Eğitmek
Mahfi

Acıları Eğitmek

Yaşadıkça tecrübe kazanacağını, tecrübe kazandıkça acılarıyla başa çıkabileceğini düşünüyordu. Zaman, insana çok şey öğretiyordu ama acılarını nasıl eğiteceğini asla öğretmiyordu. Bu zamanın acımasızlığından, vefasızlığından ya da insanoğluna olan düşmanlığından değildi. Böyle bir ilmin olmamasının faturasını zamanı kesmek ise çok acımasız olurdu.

O da her insan gibi yaşadıkça zamanın insanı tükettiğini düşünüyordu. Ancak insanı tüketenin zaman değil, cahillik olduğunu tecrübe kazandıkça öğrenecekti. Yaşamın kendisine öğreteceği bir diğer şey ise acılarının kendisini eğiteceğiydi. Kendisinin acılarını değil.

Yaşadığı ortamdan çekip gitmek istiyordu. Çünkü kendisine asıl acı verenin kendisini anlamak istemeyen ya da anlayamayan insanların içerisinde yaşamak olduğunun farkındaydı. Farkında olmadığı şey ise hangi ortamın içerisine girerse girsin insanların yine kendisini anlamayacağıydı.

Yalnızlığın çaresinin olmadığı bir dünyada yalnızlık insanın kaderiydi. Bu kaderi ne kendisi, ne de bir başkası değiştirebilirdi. Kendisini yaşamdan bıktıran ise bilinmezliklerdi. Yalnızlığının bir adım dahi olsa önüne geçememek, hissettiklerini yaşayamamak, kendisini yenileyememek, kendisinden uzak kalmak... Bunlar, kendisini yaşamda kolay lokma yapıyordu. Ama her şeye rağmen insanın, yaşamdan umudunu yitirmemesi gerektiğinin farkındaydı.

Ona göre bir insan, esas sustuğu zaman ölürdü. İnsan, sustuğu zaman anlatamadıklarının içerisinde kaybolup giderdi. Bu nedenle susmayı hiçbir zaman tercih etmezdi. Dikkat ettiği bir şey daha vardı ki o da kurduğu cümlelerin içerisinde kaybolup gitmemekti. Bir insan, kurduğu cümlelerin arasında tükenip giderse gözleride anlamsızlaşıyordu. O ise bunu asla istemezdi. Çünkü insan sadece diliyle değil, gözleriyle de çok şey anlatan bir varlıktı.

Teknoloji ile arası pek yoktu. Teknolojinin muhabbeti öldürdüğünü düşünüyordu. İnsanlığın bugünkü perişan halinin baş musebbibinin teknoloji olduğunun farkındaydı. Öyle ki insanlara dertleşmeyi dahi unutturmuştu. Teknoloji, insanlığı öyle bir savurmuştu ki insanlar, kendilerine dahi güvenemez hale gelmişti. O ise insanlığın bu haline hiç şaşırmıyordu.

İnsanlığın geldiği noktada insan, artık kendisine ait değildi. Nereye ait olduğunu kendiside bilmiyordu. Zihnindeki kalabalığın içerisinde yitip gitmişti adeta. Kendisini zihnindeki kalabalıktan çekip çıkaracak bir rehbere ihtiyacı vardı. Bu rehber bir şiir, bir roman, bir yazı ya da bir insan olabilirdi. Ama kesinlikle teknoloji değildi.

Böyle düşünürken kendisininde zihninden gönlüne giden yolların kapalı olduğunu anladı. İnsanın sadece zihninin bir ürünü olamayacağının, insanı insan yapanın gönlünün olduğunun farkındaydı. Zihninden gönlüne giden yollar kapalı olduğundan acılarını eğitebileceğini düşünüyordu. Oysa o yollar açık olsaydı acılarının kendisini eğitebileceğini bilecek ve yaşamı daha farklı olacaktı.  

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Müge Anlı 14 Mayıs 2019 Canlı Yayında Çileden Çıktı: Sen Bunu Dayının Karısına Nasıl Yaparsın Oğlum!
Müge Anlı 14 Mayıs 2019 Canlı Yayında Çileden Çıktı: Sen Bunu Dayının Karısına Nasıl Yaparsın Oğlum!
Dilber Ay’ın Yaşadığı Mahalleye Ölüm Haberinin Ardından Hüzün Çöktü
Dilber Ay’ın Yaşadığı Mahalleye Ölüm Haberinin Ardından Hüzün Çöktü