Ruh Ne İster?
Mahfi

Ruh Ne İster?

Reklam

İnsan olarak rahatımıza düşkünüzdür. Bunun ayıplanacak bir yanı yoktur. Bu tabiatımız gereğidir. Yaradan, bizi böyle yaratmış. Sorgulanmaz.

Ancak Yaradan, insana zoru başarma kabiliyetide vermiştir. Yani yaşamda hep rahat yaşayacağız diye bir şey yoktur. Yeri geldiği zaman zorluklarla yılmadan mücadele etmesini de bileceğiz.

Yaradan, insana düşünme kabiliyetide vermiştir. İnsanoğlu olarak en büyük marifetimiz budur. Ancak bir husus var ki sadece bu marifetle yetinirsek yine olmaz. İnsanoğlu hem düşünecek, hem de düşündüklerini yaşamına uygulayacak. Yani yaşamlarımızı icraat üzerine kurmalıyız. İnsanoğlunun diğer canlılardan en büyük farkı da düşündüklerini uygulaması değil midir?  

Şimdi şöyle bir düşünelim. İnsanız, düşünüyoruz, konuşuyoruz. Buraya kadar her şey normal. Ancak sadece konuşmakla kalıyoruz. Hani lafla peynir gemisi yürütmek derler ya işte o misal yaşıyoruz. Anormallikte bu noktada başlıyor. Pasif yaşıyoruz. Bu yüzdende İslam’a ve insanlığa gereği gibi hizmet edemiyoruz.

Hepimizin canı sıkılır. Aslında sıkılan can değil, ruhtur. Çünkü ruh, maneviyat açısından doyum ister. Ruh, belirli bir hedefe hizmet etmek ister. Ruh, insanlığa yardım elini uzatmak ister. Ruh, yaradılışın derinliğine inmek ister. Ruh, günahlardan arınarak Yaradanın rahmetini ister. Ancak vesveseler, bizleri o kadar aciz hale getirmiş ki ruhumuzun bu isteklerinin hiçbirini karşılayamıyoruz.

Mesela birine yardım elini uzatmaya niyetleniyoruz, şeytan yanı başımızda bitiveriyor. ‘Dünyada bir enayi sen mi kaldın?’ Bu vesvese ile kanımıza giren şeytan, kafamızı karıştırıyor. Sonrada boşver diyip geçiyoruz. Yine bir hastayı ziyaret etmeye niyetleniyoruz, şeytan yine iş başında. ‘Yapacak o kadar çok işin varken hasta ziyareti sana mı kaldı?’ Bizde bu vesveseye kanarak başka zaman giderim deyip erteliyoruz. Ve her hayırlı işe niyetlendiğimizde şeytan tarafından verilen bir sürü vesvese, bizlerin ise bu vesveselere kanmamız.

İnsanoğlunun şöyle bir silkinerek bu vesveselerden kendini kurtarması gerekir. İnsanoğlu yönünü Allah’a çevirirse dünya bir anda onun hizmetçisi oluverir. İnsanın, bu kadar nimet içerisinde ve rahat içerisinde yaşarken şükür olarak ne yapıyorum diye düşünmesi gerekmez mi? Kör olmuş gözlerini düşünerek açması lüzum gelmez mi? Kalp gözü kör olan dünya gözüyle hakikatin sırrına eremez ya o da ayrı mesele.

Kıssadan hisse çıkaracak olursak şeytanın vesveseleri ile şeytanın önderliğinde abes yaşadığımızı kabullenmemiz ve önderimizi derhal değiştirerek Hakk’a yönelmemiz gerekir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Yemekteyiz'de 16 Kasım 2018 Haftanın Birincisi Kim Oldu? Yemekteyiz 16 Kasım 2018 Puanlama
Yemekteyiz'de 16 Kasım 2018 Haftanın Birincisi Kim Oldu? Yemekteyiz 16 Kasım 2018 Puanlama
Gelinim Mutfakta 16 Kasım 2018 Haftanın Birincisi Kim Oldu? 16 Kasım Gelinim Mutfakta Kim Elendi?
Gelinim Mutfakta 16 Kasım 2018 Haftanın Birincisi Kim Oldu? 16 Kasım Gelinim Mutfakta Kim Elendi?