Kırık Cam Parçaları

Kırık Cam Parçaları

İnsanız ve kırgınız. Kaç kez kırıldığımız belli değil. Yaralı yüreklerimizden yaşama bir pencere açmak istiyoruz ama yaralarımızdan damlayan kan damlaları, yağmur taneleri gibi penceremizin camına düşüyor.

Gözlerimizle gördüğümüz şeylerin arkasında sanki göremediğimiz bir takım gizemler var. Yaşamın sırlarını içeren ve bize, kim olduğumuzu anlatan gizemler. Kendimiz hakkında düşündüklerimizi dilimiz dile getirse kulaklarımız duymak istemez. Çünkü dünyadaki tek hakikat olarak kendimizi görüyoruz. Oysa hakikat ne kendimiziz, ne de gördüklerimiz. Hakikat bir perdenin arkasında. Ve o perdeyi aralayabilecek şuur, maalesef hiç birimizde yoktur.

Dalmışız bir dünya alemine kendimizi yaşama hazır hissediyoruz. Kalp gözümüzü açabilecek ideallerimiz yoktur. Kendimize çizdiğimiz yaşam sınırı içerisinde mutlu mesut bir ömrü tamamlamanın derdindeyiz. Düşünmek, fikir üretmek, sevdiğini gerçekten sevebilmek, kalp gözüyle yaşama bakabilmek, sahi bunların kıymeti ne insan için?  

Şöyle bir beyin jimnastiği yapalım. Annesini sevmeyen insan, kimi sevebilir? Annesine değer vermeyen insan, kime değer verebilir?

Hepimiz, annemizi çok sevdiğimizi ve değer verdiğimizi düşünürüz. Biraz klasik örnek olacak ama annenizin, eşinize bir iki laf söylediğini ve eşinizin de bu nedenden dolayı size surat yaptığını düşünün. Emin olun ki böyle bir durum karşısında bir çoğumuz, annemize homurdanır ve surat yaparız. Bu mu sevmek ve değer vermek?

Sorun ne biliyor musunuz?

Kendimiz. Kendimizle savaşırken her şeyi değersizleştiriyoruz. Annemizi de, uğruna annemize surat yaptığımız eşimizi de, evlatlarımızı da, kendimizi de, insanları da.

Kırgın olduğumuz için kırıyoruz. Vicdanlarımızı susturmak için elimizdeki tek geçerli akçe bu olsa da kendimizi kandırıyoruz. Kırılabiliriz. Hatta kırılan bir cam parçası gibi darmadağın olabiliriz. Ama kırık cam parçaları gibi başkalarının canını yakıyorsak işte o zaman yaşamlarımızı kirletiriz. Çünkü asıl yapmamaız gereken kırık cam parçaları gibi başkalarının canını yakmak değil, başkalarının canı yanmasın diye yaşamlarımızdaki kırık cam parçalarını bir kenara süpürebilmektir.

Nasıl olsa benim canım yandı, kimin canı yanarsa yansın gibi bir düşünce döner dolaşır en fazla yine bizim canımızı yakar. Şunu da unutmayın ki bir insan için yaşamdaki en büyük işkence yüreğindeki kırık cam parçalarıdır.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Müge Anlı 14 Mayıs 2019 Canlı Yayında Çileden Çıktı: Sen Bunu Dayının Karısına Nasıl Yaparsın Oğlum!
Müge Anlı 14 Mayıs 2019 Canlı Yayında Çileden Çıktı: Sen Bunu Dayının Karısına Nasıl Yaparsın Oğlum!
Dilber Ay’ın Yaşadığı Mahalleye Ölüm Haberinin Ardından Hüzün Çöktü
Dilber Ay’ın Yaşadığı Mahalleye Ölüm Haberinin Ardından Hüzün Çöktü