Kanaatsizlik ve Yaşam Pahalılığı

Kanaatsizlik ve Yaşam Pahalılığı

Günlük sohbetlerimizde yaşam pahalılığından çok sık bahsederiz de kanaatsizliğimizi hep görmezden geliriz. Bu kanaatsizliğimize bir de israfı ekleyecek olursak yaşamı pahalılaştıranın esasta kendimiz olduğunu anlarız.

Mesela bir ay boyunca çöpe attığınız ekmeklerin, yemeklerin ve salataların bir çetelesini tutun. Hatta çöpe atmadan önce fotoğrafını çekin ve öyle atın. Bir ayın sonunda çeteleye ya da fotoğraflara bakarken çöpe giden ekmek, yemek ve salatalarla ayın kaç gününde doyabileceğinizi düşünün. En az bir hafta doyabileceğinizi sizlere garanti ederim.

Örneğin evde üç tane gömleğiniz varken gidip de dördüncüsünü almanızdaki mantığın ne olduğunu düşünün? Aynı şey ayakkabı, elbise, çanta vb. özel eşyalarınız içinde geçerli. Ucuz buldum da aldım gibisinden bir bahaneye sığınacak olursanız, şunu çok iyi bilin ki ihtiyacınız olmadan aldığınız her şey israftır. Anlatmaya çalıştığım mevzu tam da bu zaten.

Bir baba, oğlunu evlendirmek istiyor. Ömürde bir kere olacak böyle bir şey için hiçbir masraftan kaçınmaya gerek yok. Bütçe ise önemli değil. Altın, kıyafet, eve alınacak en son modelinden eşyalar, nişan elbisesi, kına elbisesi, gelinlik, alyans, yüz görümlüğü ve daha nice masraflar. Babanın bir bütçesi elbette var ama bütçe ile masraflar birbirine denk gelmeyince baba, kara kara düşünmeye başlıyor. Hani bir yerlerden kıssamda bütçeyi denk getirsem diye. Ama nereden kısacak. Aslında kısacağı çok yer var da kendisini anlayabilecek insan yok. Bir de elalem var tabii. Ne derler? İşte bu elalem ne der korkusu ve yakınların ömürde bir kez oluyor düşüncesi gözleri kör ediyor. Aşılan bütçe ile birlikte gözler fal taşı gibi açılınca imzalar, nikah masasından önce bankadaki kredi evraklarına atılıyor. Yani nasılsa ödenir zihniyeti devreye giriyor. En gıcık olduğumda insanların, bankaya borçlandıktan sonra çok mutlu bir şekilde bankadan ayrılması. Gören de banka, babasının hayrına o parayı verdiğini sanır. Oysa bütçe dahilinde hareket edilse bankaya falan gerek kalmadan sıkıntısız ve borçsuz bir şekilde her şey hallolabilir.  

Biz insanoğlu garip varlıklarız. Yaşamı pahalılaştırmak için elimizden geleni yapıyoruz, ondan sonrada yaşam pahalılığından yakınıp duruyoruz. İhtiyacımıza göre harcasak, israf etmesek, isteklerimiz ile gelirlerimiz arasında bir denge kurabilsek ve atalarımız gibi kanaatkar olabilsek yaşam ucuz.   

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500