Kara Köpek

Kara Köpek

Sahilde güneşin batışını izlerken göğsüme bir ağırlık çöktü. Kıyıya vuran dalga sesleri bu sefer psikolojimi rahatlatmıyordu. Sanki gönlümün bir yerlerinde saklanmış olan bir sır, kendisini açığa vurmak için çırpınıyordu. Bugüne kadar gözüme renkli görünen dünya artık cazibesini kaybediyordu. Dünyadaki tahtımın sallandığını hissediyordum. Meğerse beni nereye sürüklediğini bilmediğim bir girdabın içerisinde kaybolmuşum. Kendimi bir daha bulur muyum, bulsamda tanır mıyım bilmem ama yaşadığım sürece göğsüme atılmış ilmikler, her nefes alışımda çok kötü canımı yakıyordu.

Kendime kurduğum küçük dünyada kendi kendimin kurdu olmuş ve tıpkı sahilde batan şu güneş gibi sönmüştüm. Küçük dünyamda kurduğum büyük hayaller ve bu hayallere ulaşmak için verdiğim bilinçsizce mücadele inandığım bütün değerleri nefis denilen girdabın içerisinde silip süpürmüştü. Şu an önümden geçen kara köpek gibi simsiyahtı dünyam.

  Nefis, dünyaya gece yarısı çöken zifiri karanlıktan farksızdı. Hatta az evvel önümden geçen kara köpekten de bir farkı yoktu. Rabbim, bu kara köpeğin tasmasını bizim elimize vermişti ama biz, o kara köpeği kontrol etmeyi başaramadık. Tam aksine kara köpek, bizi hırslarımızın peşinden sürükledikçe sürükledi. Hırslarımız adeta gözlerimizi oydu da bu kara köpeğin, bizi bataklığa sürüklediğinin farkına varamadık. Kendimizi aldata aldata yalan dünyanın sahtekar insanları olduk. Şu batan güneş, denizin içerisinde kaybolup giderken bana duygularımın dahi sahte olduğunu söylüyor. Batan güneş ile birlikte karanlık denizden gelen dalga sesleri, su şırıltıları kulağıma kendi kendimi aldatan bir sahtekar olduğumu fısıldıyordu.  

Düşmanı dost belledik. Düştük bir kara köpeğin peşine dostun ahını aldık. Ondan sonra halden anlayan kalmadı diyerek yaşadığımız zamandan şikayet ediyoruz. Biz, kendi halimizden anladık mı ki dostta, halimizden anlasın diye hiç düşünmüyoruz. Kara köpeğin yani nefsimizin peşinde zamanın darağacına yolculuk yaparken, kendimizi bilmeden attığımız adımlar omurgamızı kırdı.

Yaşamın karşısında dimdik durmak istiyorsak ilk evvel omurgamızı tedavi etmeliyiz. Bunun içinde Hakk’a yönelmeli ve Hakk’tan medet ummalıyız.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Müge Anlı ile Tatlı Sert 4 Kasım 2019 Nilgün Şimşek olayında son durum
Müge Anlı ile Tatlı Sert 4 Kasım 2019 Nilgün Şimşek olayında son durum
Müge Anlı 14 Mayıs 2019 Canlı Yayında Çileden Çıktı: Sen Bunu Dayının Karısına Nasıl Yaparsın Oğlum!
Müge Anlı 14 Mayıs 2019 Canlı Yayında Çileden Çıktı: Sen Bunu Dayının Karısına Nasıl Yaparsın Oğlum!