Alarm
Mahfi

Alarm

Reklam

Yaşamlarımızı hep erteliyoruz. Tıpkı sabahları bizi yaşama uyandırmak için çalan alarmı ertelediğimiz gibi. Uğruna koşacağımız, susayacağımız, yorulacağımız, bir ömür harcayacağımız hedeflerimiz yok artık. Çamurlu ayaklarımızla yaşam yolunda yürümeye ve günü kurtarmaya çalışıyoruz.

Yaşam yolunda tehlike alarmları çaldığı zamanda biçare çocuk gibi ağlamaya başlıyoruz. Sığınabileceğimiz hayallerimiz, anılarımız yok artık. Sonsuz acılarımızla, mutsuzluğumuzla baş başayız. Umursamadığımız yaşamlarımıza herkes aşina. Dünle bugünümüz arasında hiçbir fark yoktur.

Sorgusuz sualsiz yaşadığımız hayatların hesabını soruyor yaşam bizden. Belki de bu yüzden bu kadar derinden acıtıyor yaşam canımızı. Belki de bu yüzden bedenimiz dünyada cehennemi yaşarken, ruhumuzu cennetlere taşımak istiyoruz.

Oysa dünyaya geldiğim zaman cennet bahçelerinin kokusunu yayıyordu bedenim etrafa. Gökyüzündeki mavi ile denizlerdeki mavi, ormanların yeşili ile muson yağmurlarının saf damlaları birleşmişti varlığımda. Adım umuttu. Adım hayaldi. Yüzlerdeki tebessümdüm. Gönüllerdeki acının dermanıydım.

Şimdi büyüdüm. Etrafımı korkular sarmış. Kızgınlıklar, öfkeler, kıskançlıklar sarmış. Bedenim büyüdükçe ruhum küçülmüş, yalnızlaşmış. Yaşamın kuraklığına dayanamamış gönül pınarlarımda kurumuş. Acılarım uzaklaştırmış beni kendimden de nefes alamaz olmuşum.

Ve beklediğimiz yarınlar ne zaman gelecek? Sevenlerin kaybettiği bu dünyada yarınları, tıpkı sabah alarmını hep ertelediğimiz gibi daima erteleyecek miyiz?

O yarınlar belki hiç gelmeyecek. Kışlar, bahara belki hiç dönmeyecek. Ama biz, o yarınlarda yeşerteceğiz ruhumuzu. Sadece yaşamak için yaşayacağız, ama yaşama da hiçbir zaman teslim olmayacağız.

Şimdi ben, içinizde yaşıyorum ama içinizde değilim. Kendimi kaçırdığım uzak bir koydayım. Ne sizlerden, ne yaşamdan, ne korkularımdan kaçtım. Sadece tenimdeki cennet kokusunu yeniden bulmak için kendimden kaçtım. Sizlerin, sadece gönlünün değil, beyninin içinin dahi acıdığını biliyorum. Ve kısmet olur da bir gün kapınızı yeniden çalarsam, o zaman bir avuç umut getirmiş olacağım sizlere. Beyninizi dahi acıtan gönlünüzdeki yaralara derman olması için.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Mehmet Ali Erbil'in Kızından Sonra Doktoru da Açıkladı! Ünlü Şovmenden Çok Kötü Haber
Mehmet Ali Erbil'in Kızından Sonra Doktoru da Açıkladı! Ünlü Şovmenden Çok Kötü Haber
Müge Anlı ile Tatlı Sert 18 Ekim - Murat Tekin Öldü Mü, Murat Tekin'in Başına Ne Geldi?
Müge Anlı ile Tatlı Sert 18 Ekim - Murat Tekin Öldü Mü, Murat Tekin'in Başına Ne Geldi?