Yedi Düveli Dize Getiren Ana Kuzuları
Mahfi

Yedi Düveli Dize Getiren Ana Kuzuları

Vatan topraklarına düşman ayağı basmaması, analarımızın, bacılarımızın namusunun düşman tarafından çiğnenmemesi için bir an dahi tereddüt etmeden canlarını ortaya koyarak yedi düvele meydan okuyan, sadece meydan okumakla kalmayıp yedi düveli dize getiren ana kuzuları Çanakkale ruhunun özüdür.

Onlar, Anadolu’nun aslanlarıydı. Ama aynı zamanda analarının kuzularıydı. Analar, kuzularını, Allah’ın aslanı Hz. Hamza’ya komşu olsun diye gözleri yaşlı cepheye gönderiyordu.

‘İslam’ın kalesi Anadolu toprakları düşman ayağı altında çiğnendikten sonra evladın ne değeri vardı ki?’

İşte Anadolu’nun yüce ruhlu anaları, Ayşe’leri, Fatmala’ları, Nene Hatunları ve daha niceleri böyle düşünüyordu. ‘Benim ak sütüm sana nasıl helalse, kanında toprağa öyle helaldir.’ diyorlardı evlatlarına. Daha 12’sinde, 15’indeki kuzularını, Çanakkale’yi yedi düvele mezar yapması için cepheye gönderiyorlardı.

Düşmanın, ‘İşte bu kadar!’ dediği anda Mehmetçik şahlanıyordu. Artık düşman için Çanakkale bir cehennemdi. Mehmetçik için ise cennete açılan kapı. Çanakkale’de toprağı yağan yağmur değil de Mehmetçiğin kanı suluyordu da Mehmetçik, namerde geçit vermiyordu. Kanıyla yazıyordu tarihe ‘Çanakkale Geçilmez!’ yazısını.

Yedi düvelin topu, tüfeği korkutmuyordu Mehmetçiğin gözünü. O, kanını son damlasına kadar bu topraklara akıtmaya gelmişti. Ayaklanmıştı Anadolu bir kere. Ayaklanmıştı koca bir millet! Yedi düvel durabilir miydi önünde? Bir Seyit yetmişti düşmanın zırhlılarını batırmaya. Daha nice nice nice Seyit’ler var iken Çanakkale’de, nasıl geçilirdi ki Çanakkale?      

Kıyameti yaşıyordu düşman Çanakkale’de! Düşmanın, ‘Öldü!’ dediği bir millet, ‘Bitti!’ dediği Mehmetçik şahlanmış, Çanakkale Boğazı’nı düşmana dar ediyordu. Tarihe şan veriyordu vatan için, İslam için toprağa düşen ana kuzuları, şehitlerimiz.

Her dilden, her renkten, her kıtadan ne kadar İslam düşmanı, Türk düşmanı varsa, yedi düvel bir olup gelmişti Çanakkale’ye. Sözde hesap kitap yapmış, vatanımızı bölüşmüşler, beş çayını İstanbul’da keyifle içeceklerdi. Ama nasıl bir gafletin içerisinde olduklarını tarihin unutulmayacak destanını yazan Mehmetçiği karşılarında görünce anladılar.

Dualarla şehadete yürüdü Mehmetçik! Şehit düştüklerinde yüzlerinde tebessüm vardı. Nasıl tebessüm etmesinler ki? Ahitleri iman, mekanları cennet, Allah’ın nazarında şehittiler.

Göğüslerindeki iman ile düşmanın yüreğine korku salan, hiç tereddüt etmeden şehadet şerbetini içen, bizlere bu toprakları bir kez daha vatan kılan tüm şehitlerimizden Allah razı olsun. Mekanları cennet olsun.     

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Müge Anlı 14 Mayıs 2019 Canlı Yayında Çileden Çıktı: Sen Bunu Dayının Karısına Nasıl Yaparsın Oğlum!
Müge Anlı 14 Mayıs 2019 Canlı Yayında Çileden Çıktı: Sen Bunu Dayının Karısına Nasıl Yaparsın Oğlum!
Dilber Ay’ın Yaşadığı Mahalleye Ölüm Haberinin Ardından Hüzün Çöktü
Dilber Ay’ın Yaşadığı Mahalleye Ölüm Haberinin Ardından Hüzün Çöktü