Tesadüfe İtaat

Tesadüfe İtaat

İnsanların gözlerine şöyle bir bakın. Yaşama alakasız baktıklarını fark edeceksiniz. Sanki yaşama tesadüfen gelmişler de bu tesadüfe itaat ederek vakitlerini doldurup gitme peşindeler.

İnsanlar, yaşamlarının içlerini doldurmaya çalışmıyorlar. Tek hedefleri en hızlı şekilde birilerinin gözlerine girerek kendisini ispatlamaktır. Böylelikle kafalarında tasarladıkları makam, mevkii ya da her ne ise ona çabucak ulaşabilecekler. Yani hem fazla iddialılar, hem de çok aceleciler. Bu ise insanın mizacına aykırıdır. Çünkü insanlar, kendi gözlerinde yaşamayı değil, başkalarının gözlerinde değerli olmayı tercih ediyorlar.

Bu tür insanlara acımak gerekir. Çünkü yaşamın sokaklarında bir avare gibi dolaşarak iş görebilecek bir insanın, kendilerine tesadüf etmesinin beklentisi içerisindedirler. Tesadüfe itaatin hastalık haline geldiği bu türden insanları anlamaya çalışmak yerine içerlemek gerekir. Hatta mümkünse ne kadar gülünç olduklarını kendilerine göstermek.

Kırık bir tuğla düşünün. Bu tuğlanın ilk halindeki gibi işlev görebilmesi için yeniden toz haline getirilip üretilmesi gerekir. Yani kırık tuğlayı onarmaya çalışmak çözüm olmadığı gibi vakit kaybıdır. Tesadüfe itaat eden insanlarda bu kırık tuğla gibidir. Onların, bu ruhsal hastalığını tedaviye kalkışmak çözüm değildir. Her ne kadar acı olsa da onlara, kendi gerçeklerini göstererek un ufak etmeli ve kendilerini yeniden inşa etmelerini sağlamalıyız.

Yaşamlarını tesadüfe itaat ederek yaşayan insanlar, kitap arasında solmuş gitmiş çiçek gibidirler. Yani yaşamlarıyla insanlığa hiçbir şey katmazlar. Tam aksine kendi menfaatleri için sürekli insanlıktan bir şeyler çalma derdindedirler. Bu tür insanların, çevresindekiler tarafından anlaşılma gibi bir dertleri olmaz. Onların yaşam tarlası çorak ve kupkurudur. Kendileri ise bu çorak ve kupkuru tarlada bir ineğin dahi yemeğe tenezzül etmeyeceği kuru otturlar. Yani hiçbir kıymetleri yoktur.

Bizlere düşen ise tesadüfe itaat etmiş insanların yaşamlarına tesir ederek yaşam tarlalarını yeşertmek ve kuru bir otu başak haline getirmektir. Bu kolay bir iş olmasa da imkansız değildir. Unutmayalım ki az emekle büyük başarılar elde edilmez.   

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Müge Anlı 14 Mayıs 2019 Canlı Yayında Çileden Çıktı: Sen Bunu Dayının Karısına Nasıl Yaparsın Oğlum!
Müge Anlı 14 Mayıs 2019 Canlı Yayında Çileden Çıktı: Sen Bunu Dayının Karısına Nasıl Yaparsın Oğlum!
Dilber Ay’ın Yaşadığı Mahalleye Ölüm Haberinin Ardından Hüzün Çöktü
Dilber Ay’ın Yaşadığı Mahalleye Ölüm Haberinin Ardından Hüzün Çöktü