Uzaktaki Hayatlar
Mahfi

Uzaktaki Hayatlar

Reklam

Karakterimizi incelikli şekilde işleyerek yaşamlarımızı somutlaştıramıyoruz. Kendimizle yüzleşme anlarımız olmadığı için yaşamış olduğumuz hayatların çok uzağındayız. Bunun için olacak ki kendimizi dahi anlamaktan dahi aciziz.

Her insanın, yaşamının derinliklerinden gelen duyguları vardır. Biz farkında olmasak da yaşam dinamiklerimizi bu derindeki duygularımız belirler. Hepimizin, bazen oturup derin derin düşündüğümüz ve en sonunda ne kadar çırpınsak da olmuyor dediğimiz anlar vardır.

Peki, ‘Olmayan ne?’ ya da ‘Neden olmuyor?’

Bir kere nasıl yaşamamız gerektiğini gerçekten bilmiyoruz. Adeta bütün hücrelerimiz uyuşmuş gibi bilinçsizce yaşıyoruz. Zaman bir an evvel geçsin modunda yaşadıkça en önemli engelimizi hiçbir zaman aşamayacağız.

Yaşamdaki en büyük engelimiz ne?

Birçoğumuz yaşamdaki en büyük engelimizin maddi imkansızlıklar olduğunu düşünüyoruz. Çok büyük maddi imkanlara sahip olsak da yaşayacağımız hayat, bugünkünden farklı olmayacak. Çünkü kendimizi tanımıyoruz. İşte bütün hücrelerimizi uyuşturan narkoz. Kendimize karşı kör olduğumuz sürece Karun kadar zengin olsak da mutluluğun ve huzurun elinden tutamayacağız.

İnsanların, bugün yüzde kaçı kendisine bakmaya cesaret edebiliyor?

Bu oran o kadar küçük ki bunu söylemek dahi utanç verici geliyor. Bu cesareti kendimizde bulamamamızın nedeni ise sevgilerimize karışan korkularımızdır. Korkularımızla sevgilerimizi harmanlayamadığımız için diğer insanların yaşadığı felaketler, bizim için zafer oluyor. Böylesine adi bir zafer ise insanı, kendinden dahi utandırıyor.

İçimizdeki öfke ile insanlara saldırdıkça hiçbir zaman, hiçbir şey olmayacak. Çünkü içimizdeki öfkeyi ve korkularımızı beslediğimiz sürece yaşam karşısında hep ham kalacağız. Kişiliğimiz gibi iyiliklerimizde sahte olacak. Kendimizden, yaşamdan ve her şeyden kaçacağız. Ancak bu kaçışta bir yere kadar olacak. Çünkü yaşam bizi, bir gün çıkmaz bir sokakta sıkıştıracak. Ve bu sıkıştırma esnasında yaşamın bizi yutmasına engel olamayacağız.

Kendimiz için var olmadığımız ve başkalarıyla bağlantılarımızı güçlü tutmadığımız sürece yaşam karşısında daima zayıf olacağız. Benliğimizde yaşadığımız parçalanmalar, yaşamlarımızı da parçalıyor. Yaşamlarımızı sorgulayarak ruhumuzu, korkularımızın işgalinden kurtararak benliğimizle bütünleşmemiz, kişiliğimizi inşa ederek mutluluğa ve huzura el uzatmamız gerekiyor. En önemlisi de kendimize bir yaşam çizgisi çizmeli ve istikrarlı yaşamalıyız.

Uzaktaki hayatlarımıza bir ‘Merhaba’ demeye ne dersiniz?

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
MasterChef Türkiye'den Diskalifiye Edilen Murat Özdemir'den Açıklama: Şu Geldiğim Hale Bak
MasterChef Türkiye'den Diskalifiye Edilen Murat Özdemir'den Açıklama: Şu Geldiğim Hale Bak
Mehmet Ali Erbil'den Kötü Haber! Yeniden Cihaza Bağlandı
Mehmet Ali Erbil'den Kötü Haber! Yeniden Cihaza Bağlandı