Sosyal Adaletteki Sancılar
Mahfi

Sosyal Adaletteki Sancılar

Reklam

Günümüz dünya sisteminde sosyal adalet yasalarla sağlanmaya çalışılsa da sosyal adaleti yasalarla sağlamak imkansızdır. Sosyal adaleti sağlamanın olmazsa olmaz koşullarından birisi toplumu oluşturan fertlerin, kendisini yetiştirmiş olgun bireyler olmasıdır. Diğer önemli bir koşul ise manevi açıdan doygunluğa ulaşmaktır ki bu uğurda bir ömür tüketmek gerekir.

Günümüzde sosyal adalet ile ekonomi arasında çok sıkı bir ilişki olduğuna yönelik görüşlere sıkça yer verilmektedir. Bu kapitalist sistemin aldatmacasıdır. Çünkü sosyal adaletin temeli ekonomi değil, paylaşmaktır. Kapitalist sistemin bencillikle zenginleştirdiği bireyler ise paylaşımı asla sevmez. Hatta nefret eder.

Sosyal adalette asli unsurlardan birisi çalışmaktır. İnsan, çalışacak ve üretecek. Ürettikçe de doğal olarak zenginleşecek. İşte insan için esas sınavda bu zenginleşme noktasında başlıyor. Çünkü zenginleşen insan, şahsi ve nefsi isteklerinin kölesi olmaya meyillidir. Bu noktada nefsi terbiye ederek elimizdekileri olmayanlarla paylaşabiliyorsak bu zor sınavı başarıyla veririz. Ama 'Ben çalıştım ve kazandım' zihniyetiyle nefsimizin kölesi olursak bu, hem bu dünyamız hem de ahretimiz için felaket demektir.

İnsanların bitip tükenmek bilmeyen istekleri içlerindeki sevgiyi köreltti. Bu ise sosyal adaleti baltalamaktadır. Toplumda sosyal adaleti sağlamak için sınırsız ihtiyaçlarımızı mümkün olduğunca sınırlandırarak gönlümüzde sevgiye ve insani duygulara daha fazla yer açmamız gerekir. Şunu da belirtmekte fayda var ki sınırsız ihtiyaçlarının peşinde koşmaktan yorulan insan, ilim ve irfanın peşinden gidecek enerjiyi kendisinde bulamamaktadır.

Ruhsal yaşantımız aydınlık olduğu sürece toplumda sosyal adalet her zaman için var olacaktır. Ancak günümüzde tüketimin körüklenmesiyle israf aşamasına varan tüketim ruhsal yaşantıyı kararttığından sosyal adalette büyük sancılar yaşanmaktadır. İnsanlar, ihtiyaç ekonomisi ile tüketimlerini kontrol altına almadıkları sürece de bu sancı hiçbir zaman dinmeyecek, aksine artacaktır.

İnsanlar niçin yaşadıklarını bilirlerse yaşadıklarının farkında olacağından hedeflerinin peşinde koşacak ve elindeki imkanlara kanaat edeceklerdir. Sosyal adalet için kendimize bir istiyorsak, kardeşlerimize, akrabalarımıza, komşularımıza, dostlarımıza bin istemeliyiz. Allah'tan gelene rıza göstermeli ve bizleri, Allah'tan gafil bırakacak dünya malına tenezzül etmemeliyiz.

İşin özü kendi servetimize güvendiğimiz ve Allah'a sığınmadığımız, nefsimize karşı ciddi bir tavır almadığımız sürece hiçbir yasanın sosyal adaleti sağlamaya gücü yetmez. Tarih, böyle yaşayarak bedbaht olan insan topluluklarıyla doludur.   

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Survivor 19 Mart 2019 Kim Elendi? Survivor’da Atakan mı, Bora mı, Hakan mı Elendi?
Survivor 19 Mart 2019 Kim Elendi? Survivor’da Atakan mı, Bora mı, Hakan mı Elendi?
Papağana Yaptıkları ile Türkiye’yi Ayağa Kaldıran Murat Özdemir Ortaya Çıktı
Papağana Yaptıkları ile Türkiye’yi Ayağa Kaldıran Murat Özdemir Ortaya Çıktı