Çocuklarımızı Gerçekten Anlıyor muyuz?

Çocuklarımızı Gerçekten Anlıyor muyuz?

Çocuklarımıza kızdığımız zamanlarda onlara ilgisiz davranmaya gayret ederiz. Sırf ciddiyetimizi anlasınlar ve şımarmasınlar diye. Onların, yaptıkları hatadan dolayı ilgiyi hak etmediklerini düşündüğümüz gibi bir süre ilgisiz davranarak hatalarını anlamalarını isteriz. Ancak bu çözüm değildir. Çünkü çocuklarımızın, en fazla hata yaptıkları zaman bizim ilgimize ve desteğimize ihtiyacı vardır.

Çocuklarımıza hata yaptıkları zaman göstermediğimiz ilgi, aslında onları cezalandırmaktan öte içimizde beslediğimiz korkulardandır. Bu korkularımızın beslendiği en büyük kaynak ise onlara, böyle zamanlarda nasıl davranacağımızı bilmeyişimizdir. Bir türlü kabullenemesek de bir çoğumuz çocuk yetiştirme hususunda çok acemiyiz. Bu da onlara yönelik kaygılarımızın üstesinden gelmemizi engelliyor.

Dünün çocukları ve bugünün ebeveynleri olarak geçirdiğimiz çocukluk öykülerinin de çocuklarımızı yetiştirmemize etkisi oluyor. Bizim çocukluğumuzda psikolojik ve fiziksel şiddet toplum tarafından yadırganmazdı. Hatta adam olmanın yolu dayaktan geçerdi. Örneğin çocukluğumuzda ‘Patlat iki tokat, bakalım bir daha yapabiliyor mu?’ sözünü duymayanımız yok gibidir. Komşunun oğlu/kızı ne kadar akıllı, kuzenin takdir almış da senin ondan eksik yanın ne ya da sınıf arkadaşın ne kadar efendi gibi kıyaslamalarla yapılan psikolojik şiddete maruz kalmayanımız yok gibidir. Anne ve babalarımız, şüphesiz bu fiziksel ve psikolojik şiddeti bizim kötülüğümüz için yapmamışlardır. Bizim şansızlığımız o dönem ki çocuk yetiştirme de şimdiki kadar bilinç olmamasıdır.

Kendi çocuklarımıza karşı ‘Bizler, çocukluğumuzda ne kötekler yedik. Ne psikolojik işkencelere maruz kaldık. Siz, ne gördünüz ki?’ şeklindeki bir yaklaşımın, onlara yapılabilecek en büyük psikolojik işkence olduğunun bilincinde olarak böyle bir yaklaşım içerisine kesinlikle girmeyelim.

Çocuklarımızı gerçekten anlıyor muyuz?

Çocuklarımıza karşı doğru, sabırlı ve anlayışlı bir yaklaşım sergileyebilmek için bu soruyu kendimize mutlaka sormamız gerekir. Unutmayalım ki onları doğru anlayamadığımız sürece bunların hiç birisini gerçekleştiremeyiz. Çocuklarımızı anlamaya en fazla da çaresiz kaldığımız, sabrımızın tükendiği anlarda ihtiyacımız vardır. Böyle anlarda onları anlarsak, fiziksel ya da psikolojik şiddet gibi istemediğimiz şeyleri yapmak zorunda kalmayız.

Unutmayalım ki bir anne ve babanın, çocuğuna bırakabileceği en büyük miras mutlu bir çocukluktur. Bir insanın yaşamı çocukluktaki anıları üzerine inşa edilir. Bunun için çocuklarımızı gerçekten anlayarak onlardan, şefkatimizi ve sevgimizi esirgemeyelim. Onlara karşı sabırlı ve anlayışlı davranarak onların en iyi arkadaşı biz olalım.  

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Müge Anlı ile Tatlı Sert 4 Kasım 2019 Nilgün Şimşek olayında son durum
Müge Anlı ile Tatlı Sert 4 Kasım 2019 Nilgün Şimşek olayında son durum
Müge Anlı 14 Mayıs 2019 Canlı Yayında Çileden Çıktı: Sen Bunu Dayının Karısına Nasıl Yaparsın Oğlum!
Müge Anlı 14 Mayıs 2019 Canlı Yayında Çileden Çıktı: Sen Bunu Dayının Karısına Nasıl Yaparsın Oğlum!