Yaşama Bir Adım Geriden Bakmak
Mahfi

Yaşama Bir Adım Geriden Bakmak

Reklam

Öylesine mi yaşıyoruz?

Yaşamak için bir nedenimiz var mı?

Hayatımızdaki dertlere, sıkıntılara katlanabilmek ve umudumuzu yitirmemek için yaşama dair ideallerimiz olmalı. İdeal ile ideoloji kavramlarını ise birbirine karıştırmamak gerekir. İdeoloji, belli bir topluluğa ait düşünceyi savunmak, o düşüncenin hayata geçmesi için verilen mücadeleyi ifade eder. İdeal ise insanın, kendi hedefleri uğruna verdiği mücadeleyi ifade eder. İnsanı yaşama bağlayan ise ideolojisi değil, idealleridir.

Yaşamın içerisindeyken kendimizi ve yaşamı sağlıklı olarak analiz edemeyiz. Kendimize ve yaşama dair sağlıklı bir analiz yapmak istiyorsak yaşama bir adım geriden bakmalıyız. Ancak o zaman bizi, her daim rahatsız eden vicdanımızın ve içli içli ağlayışlarımızın sesini duyabiliriz.

Bir gece kendi odamıza çekilelim ve loş bir ışıkta ruhumuzu dinlendirecek hafif bir müzik açarak gözlerimizi kapatalım. Daha sonra yaşamımızı şöyle bir zihnimizden geçirelim.

Kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

Muhtemelen kötüsünüz. Çocukluğunuzdaki hayallerinizle, şimdiki gerçeklerinizin çok farklı olduğunun farkına vardınız. Düşünmeye devam ettikçe ruhunuzu bir korku sarıyor. Tüyleriniz ürperiyor. Bedeninizin titrediğini hissediyorsunuz. Sakin olun ve sakın düşünmekten vazgeçmeyin.

Düşünceleriniz dağıldı ve kafanızı toplayamıyorsunuz. Derin derin nefes alın ve rahatlayın. Kendinize karşı bu kadar kör olduğunuz içinde sakın kendinizi suçlamayın. Siz, sadece şu an canınızı yakan, sizi inciten, aşağılayan, hatta dehşete düşüren olaylardan kaçtınız. Kaçarken de kendinize karşı yabancılaştınız. Sadece bir oyun olan hayatı çok ciddiye aldınız.

Yaşamlarınızda kötü olaylar kadar iyi olaylar da olmuştur. Hoş anılarınız. Mesela çocukluk aşkınız. İsmi, Papatya, Mehtap, Meltem ya da başka birçok isim olabilir. Ama ilkler unutulmaz derler ya ilk aşk olan çocukluk aşkı da unutulmuyor. Çocukluk aşkınız, size keyif verdi. Aynı zamanda derin bir ‘Ahhh!’ çektirdi. Biraz nahoş hissediyorsunuz. Tüm yaşanmışlıkları geride bırakmak ve çocukluk yıllarına geri dönmek.

Hepimiz, yaşamın derinliklerine doğru yol almak istedik ama çok azımız bunu başarabildi. İçimizdeki sığlık, yaşamlarımızın her geçen gün büyüyen çıbanı oldu. Yaşamlarımızın kiri olan suçluluk duygularımızı keseleyip atamadığımız için suçluluk duygularımızın esiri olduk. Bir ömrü, kendi adımıza yaşamak için değil de topulmun bizi fark etmesi için yaşadık. Kendimize vermediğimiz değeri toplumun bize vermesini bekledik.  

Unutmayalım ki insan, bir asırda yaşasa yaşamın acemisidir. Ve yaptığımız hataların hesabını yıllar sonra dahi olsa bizden tek tek soran yaşam, ondan af dileyeceğimiz kadar değerli değildir.   

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Türkiye Ayağa Kalktı! Murat Özdemir Gözaltına Alındı
Türkiye Ayağa Kalktı! Murat Özdemir Gözaltına Alındı
Murat Özdemir'in Vahşeti Sonrası Ünlü İsimlerden Sert Tepki “Bu İnsan Müsveddesini…”
Murat Özdemir'in Vahşeti Sonrası Ünlü İsimlerden Sert Tepki “Bu İnsan Müsveddesini…”