Ağaçlarla Vedalaşan Yapraklar
Mahfi

Ağaçlarla Vedalaşan Yapraklar

Reklam

Mevsimlerden sonbahar ve ben, ağaçlarla vedalaşan yaprakları düşünüyorum. O yapraklar, bana yaşamla vedalaşan insanlar gibi gelmiştir.

İnsanların yaşama sımsıkı tutundukları gibi onlarda şimdilerde vedalaştıkları ağaca sımsıkı tutunmuşlardı. O kadar sıkı tutunmuşlardı ki hani koparmaya kalksanız belli bir kuvvet harcamanız gerekirdi. Ama şimdilerde sararıp solmuşlar ve kendiliğinden o sımsıkı sarıldıkları ağaçlardan kopuyorlar.

Ne yapacaksın?

Mevsim sonbahar, mevsim hazandı.

Vakit saat gelmişti bir kere. Tıpkı insan gibi ne bir nefes fazla ne de bir nefes eksik. Vakit saat geldi mi onlarda insanlar gibi toprağa düşmesini biliyordu.

Sonbaharda sararan yapraklara bakın ve kendi yaşamınızı düşünün. O yapraklar bir ayna olacak ve siz, o yapraklarda kendinizi göreceksiniz. Çocukluk yıllarınızı, yaşamınızın ilkbaharı olan gençliğinizi, yaşamınızın yazı olan yetişkinliğinizi ve yaşamınızın sonbaharı olan ihtiyarlığınızı göreceksiniz.

Kış mevsimi mi?

Kış mevsimi, insanlar için ölüm demek. Tıpkı sonbaharda sararan yapraklar gibi.

İnsanlarla yaprakların ömürleri ne kadar birbirine benziyor değil mi?

Ama bir farkla. İnsanlar, yapraklar gibi ömürlerini içi dolu yaşayamıyorlar. Ölümün terbiye ettiği yaprakların yaşamlarının içi dopdolu. Onlar, ağaca sımsıkı sarıldıkları ilk andan tutunda ağaçla vedalaştıkları ana kadar görevlerini eksiksiz yerine getiriyorlar.

Peki, ölüm insanı niçin terbiye edemiyor?

İnsan, aklıyla değil de nefsinde ki şehvetiyle yaşamaya başlayınca ölüm neylesin! Rabbim, insana hidayet vermedikten sonra.

Rabbim, bir yaprakta insan için ne sırlar gizlemiş. İnsan ise yaprak der geçer. Sonbaharda toprağa düştüğü zaman üzerine basar geçer.

Hiç düşünmez ki bu yaprak, bu toprağa nasıl düştü?

Hiç aklına getirmez ki bende bir gün bu yaprak gibi toprağa düşeceğim.

Nasıl getirsin ki?

Bir kere şehvetinin esiri olup da yelkenleri suya indirdikten sonra.

Unutmayalım ki hayat, kara tahtaya tebeşirle yazılıp da yanlış yazılırsa silinip de düzeltilebilecek bir yazı değildir. Yaşadığımız hayat, beyaz kağıda tükenmez kalemle yazdığımız yazı gibidir. Yanlış yaptık mı silip de düzeltme şansımız yoktur. Ancak üstünü karalarız.

Karalarız da kimi?

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Yemekteyiz Nazmiye Hanım Nereli, Kimdir, Kaç Yaşında?
Yemekteyiz Nazmiye Hanım Nereli, Kimdir, Kaç Yaşında?
Yemekteyiz 7 Aralık Haftanın Birincisi Kim Oldu! Onur Büyüktopçu'dan Tayfun Arslan'a Tepki: Ajitasyon Yapıyorsunuz
Yemekteyiz 7 Aralık Haftanın Birincisi Kim Oldu! Onur Büyüktopçu'dan Tayfun Arslan'a Tepki: Ajitasyon Yapıyorsunuz