"Aile Hekimliği" Değil "Aile Hakemliği"

"Aile Hekimliği" Değil "Aile Hakemliği", Hakem Kararları, Hakem Hataları, Serdar Çakır-Cüneyt Çakır, Metin Tokat-Serkan Tokat

"Aile Hekimliği" Değil "Aile Hakemliği"
03 Ekim 2015 - 20:58

Spor Toto Süper Lig'de henüz 7. hafta maçları oynanıyor ancak hakemlerin skandal yönetimleri şimdiden sezona damga vurmaya başladı. Görünen o ki, hakemler bu sezon şampiyon ve küme düşen takımları belirleme konusunda aktif bir rol oynayacaklar. Hakemlik konusunun iç dünyasını şahsen ben bilmiyorum ancak bilen eski hakemlerin açıklamaları ses getirecek cinsten ancak ne hikmetse bu açıklamalar gündeme getirilmiyor. Örneğin eski hakemlerden Erman Toroğlu'nun "Hakemlik camiasını Türkiye'de Serdar Çakır ve Cüneyt Çakır idare ediyor. Cüneyt Çakır'ın karşısına çıkması muhtemel hakemler ezilerek ön plana Cüneyt Çakır çıkarıldı" açıklamaları son derece önemliydi. Cüneyt Çakır, şu anda Avrupa'nın en önemli hakemlerinden biri olabilir, hatta dünyanın en iyi hakemleri arasında da gösterilebilir ancak ülkemizde imza attığı yönetimler ortadadır. Ülkemize son dönemlerde gelen "Aile Hekimliği" kavramı ile birlikte her ailenin Sağlık Ocağında bağlı olduğu bir "Aile Hekimi" oldu. Buraya kadar her şey normal ancak hakemlik camiasına döndüğümüzde dilimize yavaş yavaş "Aile Hakemliği" diye bir kavram girecek. Geçmişten günümüze kadar birçok hakem babanın oğlunun da hakemlik yaptığını görmekteyiz. Bu isimlerin bir kaçına göz atalım: Muzaffer Sarvan - Oğuz Sarvan Serdar Çakır - Cüneyt Çakır Talat Tokat - Metin Tokat Galip Bitigen - Abdülkadir Bitigen Sadık Deda - Cem Deda Hasan Ceylan - Hakan Ceylan Ergül Yücedağ - Harun Yücedağ Selami Şimşek - Bahattin Şimşek Yılmaz Önen - Yılnur Önen Mehmet Çayan - Muhsin Çayan Bu isimlerden başka hakem olan baba-oğul isimler de mevcut. Artık günümüzde baba-oğul ile birlikte "Amca Oğlu" ya da "Torunu" gibi hakemler de çıkmaya başlamıştır. Buna en yakın örnek de Metin Tokat'ın amcasının oğlu olan Serkan Tokat'tır. Serkan Tokat, bu akşam Medipol Başakşehir-Galatasaray maçını yönetmiş ve önemli hatalarla maçın sonucuna tesir etmiştir. Elbette ki hakem olan birisinin oğlunu ya da ailesinden diğer üyeleri hakemliğe yönlendirmesi normaldir. Burada anormal olan ise, bu tarz isimlerin kısa sürede üst klasman seviyesine yükselmesidir. Burada diğer hakemlere haksızlık olduğu da gün gibi ortadadır. Okula gittiğimiz dönemlerde Tarih kitaplarında, "Padişahlık babadan oğula geçer" diye klişe bir cümle vardır. Bu cümle günümüzde yavaş yavaş "Hakemlik babadan oğula geçer" olarak adlandırılmaktadır. Nasıl ki her iyi Padişahın çocukları iyi yönetici olamıyorsa, her iyi hakemin çocuğu, yeğeni ya da torunu iyi hakem olacak diye bir kural yoktur. Hakemlik camiasının artık daha şeffaf olması ve yükselişlerin nasıl olduğunu kamuoyuna anlatmasının zamanı gelmiştir diye düşünüyorum. Eğer her iyi hakemin oğlu hakem olacaksa diğer hakem adayı arkadaşlar boşa üst klasman için kendilerini yormasınlar. Ya da bu her meslekte böyle olsun. Örneğin Manchester City forması giyen Sergio Agüero'nun 6 yaşındaki oğlu ile şimdiden kulüpler sözleşme imzalasınlar. Sonuçta çocuğun adı, Leonel Benjamin Agüero Maradona'dır. Yani çocuğun babası Sergio Agüero, dedesi ise gelmiş geçmiş en iyi futbolcu olarak kabul edilen Diego Armando Maradona'dır. Ya da çok iyi yorumcuların çocukları hemen yorumculuk sözleşmesi yapsınlar televizyon kanallarıyla. Ben bir vatandaş olarak ve futbol takipçisi olarak hakemlerin durumundan son derece rahatsızım. Daha fazla hak yenmesini ve alın terine yazık edilmesini istemiyorum. Umarım hakemlik camiası tüm bu söylentilerin önünü kesecek adımlar atar. Hiç tahmin etmiyorum ama bekleyip görelim.

Editor:  Haberra

YORUMLAR

  • 0 Yorum