MİNİK KALPLERDEKİ DEV ACI

İnsandan göremeyeceğin sevgiyi vefayı sadakati görebileceğin, dünyayı masumlaştıran tek canlıdır hayvanlar.. Onların her nefesi bir can her can bir emanettir bizlere..

MİNİK KALPLERDEKİ DEV ACI
MİNİK KALPLERDEKİ DEV ACI
İnsandan göremeyeceğin sevgiyi, vefayı, sadakati görebileceğin, dünyayı masumlaştıran tek canlıdır hayvanlar.. Onların her nefesi bir can her can bir emanettir bizlere.. Sadakatin sembolü olan bu hayvanlara yapılabilecek en büyük kötülük ise onları terketmektir..! Terk edenler, terk edilmenin ne kadar zor , zorlayıcı,  yaralayıcı insanın kalbini tornavidalarla burkan bir acı olduğunu bilselerdi yinede terk ederler miydi acaba? O değil de bizler kendi kedimizin köpeğimizin öleceğini düşündüğümüzde bile ciğerlerimize kadar sızlıyoruz. Sizler nasıl oluyor da ölümüne terkedebiliyorsunuz? Sevgi ve sadakat kavramını yitirmiş insanoğluna, sokağa terkedilmiş bir kedinin yada köpeğin daha ne olduğunu bile anlayamadan şaşırmış, korkmuş bir halde ordan oraya koştururken, ilk kez tanıştığı sokaklarda nasıl yaşayacağını bilemeden o kaldırımdan bu kaldırıma savrulurken, karanlık soğuk sokaklarda o birkaç günlük sıcak evlerini araya araya öldüklerini size nasıl anlatalım? Yada bir umut sahibim geri gelir beni alır umuduyla bekleye bekleye, içleri yana yana, sahiplerine kavuşmak için terkedildikleri yerlerden patileri kanayıncaya kadar kilometrelerce koşa koşa can çekiştiklerini… İsyan ettiğimiz olay şu ki; sizlerin hayvanları birer saksı çiçeği gibi görmeniz, alınıp satılabilen, kullanılıp atılabilen bir eşya, bir büfe süsü gibi görmeniz. Hayvanların aile kavramından sahiplenme, alışma, bağlanma, güvenme, inanma gibi hislerden haberdar duyguları olduğunu yok saymanız. Bir köpeğin ortalama ömründen yada ihtiyaçlarından zerre haberi olmadan onları eve alıp alıştırıp sıkılınca sokağa atanlar bunu yapmamalısınız.. Bu bir çeşit yavaş işkencedir. Ha evine aldıysan o senin artık ailen gibidir canın gibidir, evin bir ferdidir, kardeşindir, kızındır, oğlundur. Bir hayvanı sevmek sahiplenmek 15-20 yıl sürecek bir aşkın başlangıcıdır. Hayatınızı değiştirseniz de onlardan kopamayacağınız uzun soluklu koşulsuz bir sevgidir bu.. Evet kabul ediyoruz kediler köpekler güzellikleriyle başdöndüren varlıklardır. Özellikle yavru oldukları zamanlarda. Yumoş yumoş yüzleri pırıl pırıl tüyleri sevimlilikleriyle baş döndüren içinizden onları sevmek ve sahip olmak için müthiş istekler geçirmenize sebep olan türden hemde..Sonunda bu müthiş isteğe karşı duramıyor ve bir hevesle bir yumurcağın sahibi oluveriyorsunuz.. Hikayeniz burada başlıyor…işten eve koşa koşa uça uça gelme nedeniniz oluyor bir anda..her biri kapılarda karşılıyorlar sizi..sevinçten üzerlerinize atlıyorlar..ne kadar da tatlılar öyle değilmi?Sizde bu sevgiye kayıtsız kalamıyor, sevmek için sıraya giriyor, kucaktan kucağa, elden ele öpüp koklamak için yarışıyorsunuz..Kendi kendine sokakta yaşamaya alışmış bir cana sıcak bir yuvası yeri yurdu ailesi olduğuna inandırıyorsunuz.. Sonra ne oluyorsa oluyor mutlu mesut yaşarken şirinliklerine gülüp geçtiğiniz evcil hayvanınız büyüp serpilince eskisi kadar gözünüze güzel gelmemeye başlıyor ve paketlenip hazırlanmış bahanelerinizi de peşinden getiriyor.. ya aileden birinin alerjisi çıkıyor, ya aniden havlama sesleri komşuları rahatsız ediyor, ya en sevdiğiniz örtünüzü tırmalıyor, ya  koltuğu kemiriyor, yok evi dağıttı, bahçeyi kazdı, halıya tüğ döktü derken tek saniyelik bir kararla gözünüzü kırpmadan sokaklara terkediyorsunuz ve o sevgi kelebeğinin son durağı sokaklar olup çıkıyor… Çünkü zaten taa başında alırken ‘’ay ben bir tadına bakayım olmadı sokağa salarız. Zaten sokaklarda yüzlerce köpek var, bir tane daha eklense ne çıkar , alışır gider’’ gibi hastalıklı bir düşünceye sahip oluyorsunuz.Size göre altı üstü bir hayvan nede olsa her zaman yenisini alabilirsiniz değil mi? Terkedilen hayvanınız için terkedilmenin ne anlamana geldiğini bilmeden evlerinizde rahat rahat uykulara dalıp gidiyorsunuz. Ya terkedilen bu can? Hiç mi aklınıza gelmiyor?Tüylerinin halıya dökülmesini içiniz kaldırmazken sokaklarda evsiz barksız kalmalarını içiniz nasıl kaldırıyor? Bunalıma girip kendisini terkeden ailesi için hiç durmadan soğuk duvar diplerinde ağlarken; çoğu onu alıp eve ilk getirdiğiniz anı hayal ediyor; Kimbilir nasıl mutluydu..sıcacık bir evi yuvası çok sevileceği ailesi, şefkatli kollarda hayat bulacağı bir sahibi olmuştu. Size dar gelen eviniz onun için koca bir dünya oluvermişti belkide…sizi ailesi bilmiş öyle davranmış size inanmıştı..O bilmiyor ki sizin onu terkedeceğinizi. Sizden bunu beklemiyor bile .Onun ruhsal psikolojisi bu acıya göre dizayn edilmemiş ki nerden bilsin onu bırakıp gideceğinizi, o size bağlanıyor kendisini güvende hissettiği yuvasında sanıyor.. Belki bir karne hediyesiydi belki dövüştürülmek için alınmıştı belki yavruyken sevimlilikleri çok cazip gelmişti..sevildiği için alınmıştı diyemiyorum çünkü hiç kimse sevip sahiplendiği evcil hayvanına bu acıyı reva görmez. Çektiği acıların şiddetini size tarif bile edemem. Evleri haricinde başka yer bilmeyen hayvanınız yaşadığı acıdan ve travmadan şoka giriyor. İçine girdiği duygusal çöküntü nedeniyle arabanın altında kalma yada yiyecek arama faktörüne gerek kalmadan ölüp gidiyor. Çoğu yaşamaktan ümidini kesiyor. Şanslı olanların ise bizlerden biriyle karşılaşma ihtimalleri yüksek tabi. Ama yalnızlığın acısını öyle bir çekiyorlar ki  önlerine koyduğunuz yiyeceği bile yerinden kalkıp yemiyorlar kafalarını çevirip redediyorlar. Çünkü böyle acı çekmektense ölüm istiyorlar.. ölüyorlar da….. Hala yaşamayı başarmış olanlar ise sokaktaki köpek popülasyonun artmasından şikayetçi olan bir komşu yüzünden belediye ekiplerince toplanarak barınaklara götürülüyor..İşte bu yüzdendir ki yer-gök ve barınaklar ağzına kadar  safkan ,cins, ırk, kırma köpeklerle doludur.. Veee daha acısı barınağa düşmüşse artık iş bitmiş demektir. Binlerce hayvan sefalet içinde yaşam savaşı verirken paslanmış tellerin arkasından yalvaran gözlerle, sesleri kısılıncaya kadar kendilerini farkettirmek, o karanlık hücrelerden kurtulmak için çabalıyorlar.. Umutları kesilince bir köşede titreyerek etrafı seyrederek yalnızlık çekerek yemek yemeyi redederek ölüme yatıyorlar.. Öyle bir vazgeçişliktir bu…Yaşarken ölmek..!!! Yaşamak zorunda bırakıldıkları bu acı sizin eseriniz insanoğlu o çok gurur duyduğunuz insanlığınızla övünebilirsiniz…!!!! Ölen köpeklerinize ne olduğunu hala merak edenler içinde hemen söyleyelim.. köpeklerinizin kemikleri sanayi sektörüne tutkal, kedilerinizin bağırsakları ameliyat ipliği, derileri çanta cüzdan ve kalanları da mama olarak sizlere geri dönüyor… Bu vicdansızlıktır.. insafsızlıktır.. dünyanın en duygusal canlılarına yapılan zulümdür bu..!! İnsansınız siz, düşünebiliyorsunuz…hani vicdanınız vardı? Halbuki bir köpek sizi asla yarı yolda bırakmazdı. Ola ki, bakamayacağınızı anladığınız noktada sokağa terketmek yerine vaktini zamanını ayıracak güvendiğiniz birine verin.Hiç olmazsa bu kadarını yapın.Onların ömürlerine talip değilseniz bakamaycağınız canı almayın alıyorsanız atmayın..Bizler soğuk taşlardan sıcak evlere birer şansları olur mu diye uğraşırken  sizlerin evdeki sıcak kucaktan soğuk betondaki kuru ekmeğe muhtaç etmeniz kabul edilebilir bir şey değildir. Bu işi ciddiye almayan insanlar yüzünden, kendi hayatlarını renklendirmeye çalışırken bir başka canlının hayatı kararıp gidiveriyor. Bir canlının sorumluluğunu almaya hazır değilseniz bu masum canlıların hayatlarıyla oynamayın n’olur. Parası neyse verelimde gidin kendinize çok ucuza bulacağınız pelüş oyuncaklar alın.Mesela bu oyuncaklar alerji yapmazlar,havlamaz miyavlamazlar, çamaşır makinasında gönül rahatlıyla yıkanabilirler, tuvalet sorunları yoktur çiş yapmazlar, full itaat eğitimlidir tahsil terbiye görmüşlerdir.Hiç kımıldamazlar çantanızda arabınızda gezdirebilirsiniz.Deterjan masrafından başka masrafları da olmaz.Böylece hayvanların başına bela olmaz, bir yaşamla oynamamış olursunuz..bakın bu uygundur bunu yapın lütfen.! Acı çekmenin insanı hayvanı olmaz..Hayvanların içlerinde acıyan bir yer var ama ‘’bak işte tam burası’’ diyemediklerinden mecburiyetten sizin sahip çıkamadıklarınıza sahip çıkıyoruz. O yüzden terketmenin acısını yarasını bilip ona göre davranın ki güzel yarınlara hep birlikte uyanalım.. Hayat bir kediyi, köpeği, kuşu sevince güzeldir…Zamanınızı terketmeye değil sevmeye ayırın.Gözleri ağlatan değil yüzleri güldüren olun.. >^.^<    
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Tayland'da Sivrisinekten Virüs Kapan Leyla Bilginel İstanbul'a Getirildi
Tayland'da Sivrisinekten Virüs Kapan Leyla Bilginel İstanbul'a Getirildi
Sakarya’da İmam Cinayete Kurban Gitti
Sakarya’da İmam Cinayete Kurban Gitti