Baba ve Oğul

Baba ve Oğul

Baba ve oğul muhabbet ederken oğul, babasına çocukluğunda ve gençliğinde nasıl yaşadığını sorar. Baba, oğlunun bu soruyu hangi amaçla sorduğunu öğrenmek için hayırdır kereta der. Bu da nerden çıktı şimdi?

Oğul başlar döktürmeye;

Günümüzde bilgisayar var, internetle dünya ayağının altında, uçak sayesinde en uzak mesafe bile çok kısa sayılır, teknolojinin sunduğu imkanlar saymakla bitmez, istediğin gösteriyi izleyebiliyor, televizyonda keyifli vakit geçirebiliyor, klima ile yazın serinleyebiliyor, kışın ısınabiliyorsun, arabanla keyifli ve ekonomik seyahat edebiliyorsun, cep telefonu ile istediğin zaman istediğin kişi ile iletişim kurabiliyor ve daha birçok imkandan istifade edebiliyorsun.

Senin çocukluğunda ve gençliğinde ise bu imkanların hiçbirisi yoktu. Sahi siz, çocukluğunuzda ve geçliğinizde nasıl vakit geçiriyordunuz?

Baba hafif bir tebessüm ederek sen, günümüzde yani senin zamanında olan imkanları saydın. Şimdi de ben sana bizim zamanımızda olan imkanları sayayım.

Bizim zamanımızda utanmak denen bir şey vardı. İnsanlar, birbirlerine karşı saygılıydı. Kitap okuyan insanların yaşama karşı bir duruşu vardı. Rabbine el açarak dua eden insanların yüreklerinde şefkat vardı. Söz ağızdan bir kez çıkardı. Alçakgönüllü insanlar, birbirlerinin dar günlerinde birbirlerine sırt dönmezlerdi. İnsanlar, hayatı planlayarak yaşarlardı.

Oğul, büyük bir şaşkınlık içerisinde ya çocukluğun der. Çocukluğunda ne yapardın?

Vaktimizi televizyon karşısında öldürmezdik. Okul dağıldı mı soluğu sokakta alır ve akşama kadar arkadaşlarla oynardık. Arkadaşlarımız, sizin arkadaşlarınız gibi sanal değildi. Mahalle arkadaşlıkları, kankilikler vardı. Hazır su yerine ağzımızı musluğa dayayarak kana kana su içerdik. Arkadaşlarla aynı tastan ve bardaktan yer içerdik. Çıplak ayakla gezer, pilavla beslenirdik de sizin gibi ek gıdalar ve vitaminler almazdık. Öyle kolayda hastalanmazdık. Sizin gibi oyuncakçıdan oyuncak alınmazdı bize. Kendi oyuncağımızı kendimiz yapardık. Ailelerimizin bizlere bırakacak mirasları olmasa da verdikleri sevgi en büyük mirastı bizim için. Arkadaşlarımızın evine davetsiz gidip gelebilirdik. Akrabalık bağlarımız o kadar kuvvetliydi ki bir bütündük. Birimizin canı yandığı zaman el birliğiyle yaramızı sarardık. Siyah beyaz fotoğrafların içerisine renkli anılar sığdırırdık.

Bak oğul, yaşamın temel taşları onur, kişilik ve karakterdir. Sizler, teknolojiyi bir hazine olarak görseniz de sizler için asıl hazine bizleriz. Öğrenecekseniz bizlerden öğrenin. En önemlisi de gerçek sevgiyi, anlayışı, gerçek dostluğu, kankalığı öğrenin. Öğrenin ki düştüğünüzde elinizden tutup kaldıracak birileri olsun etrafınızda.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Müge Anlı ile Tatlı Sert 4 Kasım 2019 Nilgün Şimşek olayında son durum
Müge Anlı ile Tatlı Sert 4 Kasım 2019 Nilgün Şimşek olayında son durum
Müge Anlı 14 Mayıs 2019 Canlı Yayında Çileden Çıktı: Sen Bunu Dayının Karısına Nasıl Yaparsın Oğlum!
Müge Anlı 14 Mayıs 2019 Canlı Yayında Çileden Çıktı: Sen Bunu Dayının Karısına Nasıl Yaparsın Oğlum!